Ülkemizde antrenörün değeri

Bu yazımda Türk antrenörlerinin sessiz çığlığını, siz okuyuculara ve bu çığlığı görmezden gelen herkese bu sayfalarda duyurmaya antrenörün sesi olmaya çalışacağım.

Ülkemizde antrenörün değeri
30 Mayıs 2016 Pazartesi 11:36

Murat Bölükbaşı

Zor bir ülkede yaşıyoruz; Güçlünün kuralları belirlediği, adaletin tecellisinin erkin iki dudağı arasında şekillendiği mağdur, mutsuz, ümitsiz, geleceğe dair umudunu yitiren çaresiz insanların ülkesi oldu güzel ülkem... Devasa arenaların inşa edildiği, yıllık 500 milyon dolara yakın yayın geliri olan, yaşlı yabancı oyuncuların milyonlarca dolar veya avro ile ballı sözleşmeler yaptığı, hep aynı teknik direktörlerin sistem içinde çalıştığı “Bu ülkede antrenör yetişmiyor mu!” diye serzeniş ve eleştirileri sıkça duyduğumuz futbol sahnesinde, Türkiye profesyonel liglerinin % 80 oranında çalışan teknik direktörleri olan UEFA A Lisanslı antrenörler, 1 Haziran’dan itibaren sadece amatör liglerde teknik sorumlu olarak çalışabilecekler!
Bu yazımda Türk antrenörlerinin sessiz çığlığını, siz okuyuculara ve bu çığlığı görmezden gelen herkese bu sayfalarda duyurmaya antrenörün sesi olmaya çalışacağım.
Evet 1 Haziran’dan itibaren ekmeğini sadece bu işten kazanan, piyasada bilinen, talep gören yüzlerce teknik adam işinden, aşından, meslek onurundan yoksun bırakılacak. Türkiye Futbol Federasyonu’nun, teknik dam çalışma talimatları ve statüsünün 3. maddesi, ‘Bir kulüple yazılı sözleşme yapmış olan, kendisine futbol faaliyetleri kapsamında yaptığı harcamalardan daha fazla miktarda ödeme yapılan ve TFF’den profesyonel takım çalıştırma lisansı almış teknik adamlar profesyonel teknik adamlardır’ hükmü, bir diğer talimatla değerini yitirmiş, çalışan teknik adamlara açılacak kurslarla asalet verilmesi gerekirken, tenzili rütbe uygulaması yapılarak sadece amatör kümelerde teknik sorumlu olabilecekleri hükmü getirilmiştir.
Tam 10 sezondur Türkiye 2. ve 3. Ligi’nde teknik sorumlu olarak on binlerin önünde sevk ve idare hakimiyetini göstermiş, ben ve benim gibi yüzlerce teknik adam, artık bu görevi resmen yapamayacak. Mesleki ve ekonomik mağduriyetlerle birlikte çağı yakalayan, gelişime açık, genç ve yetenekli antrenörlerin önü de kapatılmış olacaktır. Bu uygulamayla Federasyon, lisans kiralama yolunu açmış, antrenörleri lisans kiralayıp (eczacı diploması kiralayıp eczane işleten esnaf gibi) takımı yönetme iradesine resmen olmasa da hülle yoluyla izin vermiştir. Bu şekilde Ertuğrul Sağlam, Mehmet Özdilek, Bülent Uygun, Bülent Korkmaz, Okan Buruk, Sergen Yalçın gibi hocalarımız, takım yönetmiş ancak yönettiği takım hakkında basın önünde söz söylemelerine yasak getirilmiş, teknik direktör kartında da lisans sahibinin ismi yazmış, takım elbise giymelerine bile izin verilmemiştir. Ağlanacak halimize, gülmekteyiz açıkçası...
Yapılması gereken uygulama, Prolisans hak sahiplerine kurs daveti gelene kadar çalışma haklarının, Federasyon’un yeni bir talimat hükmü ile verilmesidir. Kulüpler uygulamayı beğenmediklerini, bu yıl çalıştıkları antrenörlere bakıldığında (%80) UEFA A LİSAN antrenörlerle çalışarak göstermişlerdir. Bununla birlikte, TFF ilgili talimatının, anayasanın çalışma özgürlüğü,fırsat eşitliği ilkesine, ILO’nun (Uluslararası Çalışma Örgütü) çalışma hakkı ve özgürlüğü ilkesine de aykırı olduğu görülmektedir.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun Futbol Direktörü ve Türk antrenörlerinin başantrenörü sayın Fatih Terim’in bu sessiz çığlığa sessiz kalmayacağı ve çalışan antrenörleri ve lisans kiralama mevzuatı ile ekonomik yük altına giren kulüpleri rahatlatacak bir uygulamayı hayata geçireceğine dair ümidi taşımaktayım.
Türk antrenörlerinin sayısı yaklaşık 23 bin kişiyi bulmaktadır ve dernek statüsünde teşkilatlanmıştır. Buradan başkanımız sayın İsmail Dilber’e de, antrenörler adına seslenmek istiyorum. Sayın başkanım, yukarıda anlatmaya çalıştığım mağduriyet başta olmak üzere antrenörleriniz çok zor şartlarda mesleklerini icra etmeye çalışıyorlar. Antrenörlük hala meslek olarak kabul edilmiyor, senede iki çalışma hakkı verilerek haksız bir uygulamayla, çalışma özgürlüklerine kısıtlama getiriliyor. Kulüp, antrenör ilişkilerinde, antrenör mesleği ve onuru ayaklar altına alınıyor. Birçok antrenör, 78 milyonluk futbol sevgisinin birinci sırada olduğu bir ülkede proje üretilmemesi neticesinde istihdam problemi yaşıyor. Bizler 23 bin kişiden oluşan büyük ve üretken bir orduyuz. Başkanımız olarak size saygı duyuyor ve değer veriyoruz ve bu derneğin üyeleri olarak bizlerin de sizin için değerli olduğumuzu gösterecek, eylem ve projelerinizi umutla bekliyoruz.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.