‘Kadın egemen’ Rio kafilesi

2016 Olimpiyat Oyunları, Rio’da Cuma günü başlıyor. Biz de, pozitif ayrımcılığa dayanan, bir olimpiyat söyleşisi sunalım istedik

‘Kadın egemen’ Rio kafilesi
31 Temmuz 2016 Pazar 11:35

Çetin Susan

Kalburüstü sporcuların ürettiği performansların, kendi ülkelerinin sınırına hapsedilemeyecek denli evrensel değer taşıdığı, seyir keyfi, estetik ve beceri içerdiği fikrinde herhalde birçoğumuz birleşir. Yani, bir Jamaikalının ENKA Kulübü adına koşması veya bir Estonyalının ODTÜ Kulübü adına kürek çekmesi yahut Arda’nın Barcelona formasıyla döktürmesi doğal, hatta sporseverler açısından sevinilesi bir olaydır.
Ancak milli takımlara gelince iş değişir, daha doğrusu değişmeli... Ülkelerin, başka diyarlardan parayı bastırıp getirdiği, üzerinde hiçbir emeği olmayan üst düzey sporculara(nam-ı diğer: devşirme) milli formalarını giydirip, sonra da kazanılan başarılarla ulusal(!) gurur duyması, son yıllarda tüm dünyada sık rastlanan ucuz operasyon ve ikiyüzlülük örneklerinden...
Okuduğunuz yazıya değer katan noktalardan birisi de, bu çirkin gerçeği yadsıması. 5 Ağustos’ta başlayacak olan 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye, eskrimde, yıllar sonra 2 kişilik bir kafileyle temsil edilecek. Yalnız bu küçük kafile, kontenjanla ya da özel davetle değil, bileklerinin hakkıyla orada olmayı başaran, bu toprakların yetiştirdiği spor insanlarından oluşuyor.
Dahası, kadınına verdiği değer tartışmalı olan bir milleti temsil edecek olanlar, iki genç kadın. Kadın cinsine yaşam hakkını bile çok gören “diğer cinse ait” baskın kalabalıkların, onların olası başarılarıyla coşacak olması da işin ironik yanı.
Rio’da temsilcimiz olacak 2 hanımefendiyi, uluslararası hakemimiz Ilgın Güçlüer Sürekcigil ve flöre sporcumuz İrem Karamete’yi sizlerle buluşturmak için yaptığımız röportajlara geçmeden, kısa bir vefa turuyla hafıza tazeleyelim.
Eskrim ve kadın sözcükleri yan yana geldiğinde; bilimsel ve kültürel çalışmalara adanmış yaşamını, sayısız eserde iz bırakarak noktalayan değerli arkeoloğumuz Halet Çambel ile Beşiktaş’ın kurucularından ve başkanlarından Ahmet Fetgeri’nin kızı Suat Fetgeri Aşeni’yi anmamak olmaz. Onlar, sadece 1936 Berlin Olimpiyat Oyunları’ndaki eskrimcilerimiz olmakla kalmadılar; spor tarihimizin olimpiyatlarda mücadele eden “ilk kadın sporcuları” ve oyunlar tarihinin “ilk Müslüman kadın sporcuları” ünvanlarını da elde ettiler.
Başlangıcı Osmanlı’ya dayanan, bir asrı aşkın zamana yayılmış olimpiyat maceramızda, Halet ve Suat hanımların dışında, bugüne dek oyunlarda yer alan tek kadın eskrimcimiz, 1972’de Münih’te flöre branşında yarışan Özden Ezinler oldu.
Öte yandan, son kez 1984’de Haluk Yamaç’la olimpiyat gören eskrimimiz, tarihinde ilk kez elemeleri geçerek gelen bir sporcusuyla boy gösterecek.

O, OLİMPİYATTAKİ 3 KADIN HAKEMDEN BİRİSİ...
| Ilgın Hanım, sporculuğunuz erken sonlanmış sanki?

Eskrim için erken denebilecek bir yaşta sporculuğu bıraktım. Çünkü işe başlamıştım ve antrenman, müsabaka, iş üçgenini aynı anda götürmek imkânsızdı.

| Hakemlik, hedeflediğiniz kariyer miydi? Motivasyon kaynağınız neydi?
Sporculuğu bıraktıktan sonra, hayatımda eskrim olmadan yaşamak istemediğimi gördüm. Küçüklüğümden beri hakemlere çok özeniyor, onlar hakemlik yaparken yanlarında süre ve skoru tutmak, maçları daha yakından seyretmek hoşuma gidiyordu. Bu yüzden hakemliğe yöneldim. Uluslararası hakemlik sınavını geçip lisansımı aldıktan sonra da en büyük hedefim Olimpiyatlara gitmek oldu.

| Eskrim hakemliği, hangi özellikleri taşımayı gerektirir? Zor yanları nedir?
Eskrim hakemliği büyük bir konsantrasyon gerektiriyor. Sabah başlayıp akşama kadar süren müsabakalarda birçok maç yönetmeniz gerekiyor. Hareketler çok hızlı olduğu için kısa sürede karar verme ve analiz yapma yeteneğinizin yüksek olması lazım.

| Olimpiyata kaç hakem çağrılıyor? Kriter nedir, kıta kontenjanı vb. var mı?
Olimpiyata 3 branştan (epe, flöre, kılıç) toplam 26 hakem çağrıldı. Benim flöre ve kılıç olmak üzere 2 lisansım var ancak kılıç branşından çağrılan 10 hakemden biriyim. Her branştan 1 adet olmak üzere toplam 3 bayan hakem bulunuyor. Herhangi bir kıta kontenjanı yok. 4 yıl boyunca çağrıldığınız Dünya Kupası ve Dünya Şampiyonaları’nda göstermiş olduğunuz performans ve aldığınız puanlar üzerinden değerlendirilerek FIE’nin hakem komisyonu tarafından seçiliyorsunuz.

| Daha önce olimpiyatta görev yapan hakemimiz oldu mu?
En son 1992 Barcelona Oyunları’nda Halim Şener görev almıştı. Ancak o zaman ülkeler kendi kontenjanından hakem gönderiyordu. Daha sonra FIE tarafından seçilmeye başlandı. Bundan sonra giden hakemimiz olmadı. Seçilerek giden ilk hakem ben olacağım.

ILGIN GÜÇLÜER SÜREKCİGİL KİMDİR?
1982 Ankara doğumlu, Ankara’da yaşıyor. Hacettepe Üniversitesi Matematik Bölümü’nden lisans, Başkent Üniversitesi Bilgi Teknolojileri ve Sistem Yönetimi Bölümü’nden yüksek lisanslı. İngilizce ve Fransızca biliyor. Elektronik ve yazılım sektöründe çalışıyor. Eskrime 1993’te başladı. 1996’da ilk kez milli oldu. 1999’da Fransız La Riposte kulübüne transfer olup, o yıl takımının Paris Şampiyonu olmasında pay sahibi oldu. 2008’de Paris’te, flöre ve kılıç dallarında uluslararası hakem olmaya hak kazandı.

ANA-BABANIN KIZI...
| İrem Hanım, başlangıçta kimler önayak oldu, kimlerin emeği var üzerinizde?

Eskrime ailemin desteği ile başladım. Annem de eskrim sporunu yaptı. Kendisi de olimpik. Babam da, annemin antrenörlüğünü yaptı. En büyük destekçilerim başta ailem. Onlar olmasa buralara gelmem imkânsızdı. Antrenörüm Damir Sayfuttdinov. Kendisi Rus, 9 senedir birlikte çalışıyoruz. Bugünlerim onun sayesinde. Türkiye Eskrim Federasyonu, psikoloğum Didem Ege, masörüm Barış Bahadır, okulum Özyeğin Üniversitesi, kulübüm İstanbul Marmara Eskrim başarılarımdaki en büyük destekçilerim.

| Eskrimin “maliyetli bir hobi” olduğunu düşünenler var, getirisi-götürüsü nedir?
Ben profesyonel olarak yapıp belli başarılar gördüğüm için, federasyonumuz ve devletimizden destek alıyorum.

| Rio’da hangi branşta yarışacaksınız? Hedefiniz ne?
Rio’da 10 Ağustos’ta Bayanlar Flöre branşında yarışacağım. Toplam 35 sporcu olacağız. Benim şu anki sıralamam 26. Dünya 6.sı Tunuslu veya Dünya 7.si Amerikalı ile karşılaşacağım. Müsabakadan 1-2 gün önce belli olacak. Her sporcunun en büyük hedefi olimpiyatlara katılmaktır. Bunu başardım, bundan sonraki en büyük hedefim olimpiyat madalyası kazanmak.

| Olimpiyat kotasına hak kazanmanız, eskrim camiamıza sürpriz oldu mu?
Çok uzun bir süredir olimpiyatlara katılmak için mücadele ediyordum. Bunu herkes biliyordu. Herkesin uzun süredir beklediği bir başarıydı.

| Ülkemiz açısından, olimpiyata katılmanız ne düzeyde bir başarı?
Olimpiyat, bir sporcunun gidebileceği en üst nokta. Ben bunu başardım. Artık herkes bunun başarılabileceğini gördü. Türkiye en son 1984 yılında davet usulüyle olimpiyatlara katılmış. Kota uygulaması geldikten sonra hiç bir sporcu bugüne kadar gidememiş. Tam 32 yıl... 8 Olimpiyat... Bu gerçekten çok uzun bir süre. Bunu başardığım için çok mutluyum.

İREM KARAMETE KİMDİR
1993 İstanbul doğumlu, İstanbul’da yaşıyor. Özyeğin Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 4.sınıf öğrencisi.
Eskrime 10 yaşında başladı. İstanbul Marmara Eskrim Spor Kulübü adına yarışıyor. Haftanın 6 günü, her gün çift antrenman yapıyor. Her antrenmanı 2-2,5 saat sürüyor.
2013 Akdeniz Oyunları’nda bronz, 2015 Balkan Şampiyonası’nda gümüş madalyanın sahibi oldu. 2016 Nisan’ında, Prag’daki Avrupa elemelerinde Rio Olimpiyat kotası hakkını kazandı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.