Toksinler de kilo aldırır

Toksinler, hormonlar gibi davranarak vücudumuzu kandırıyor ve iştah artıyor. Bununla savaşmamızı sağlayacak besinler tüketmiyorsak kilo almaya başlıyoruz. Diyetisyen Dr. Yonca Sevim, başlıca toksin kaynaklarını anlattı

Toksinler de kilo aldırır
01 Temmuz 2015 Çarşamba 11:27

Özlem Konur Usta
[email protected]

Basit tanımıyla toksin, vücutta rahatsız edici ve zararlı etki yapan herhangi bir madde anlamına geliyor. Yiyeceklerle alınan ya da çevresel toksinler de kilo artışına neden oluyor. Diyetisyen Dr. Yonca Sevim’le, dizimizin son bölümünde vücudumuza beslenme ve diğer yollarla giren kanserojen maddeleri konuştuk.

Toksinler, bizi nasıl etkiliyor?
İki yolla... Hormonlar gibi davranarak vücuda yanlış mesajlar gönderiyorlar. Bir de doğal hormonların üretimine ve salınımına zarar veriyorlar. Hormonlar insanların bazı yiyeceklere karşı iştahını artırır. Hormon sistemi bozulan insanlar daha çok şekerli, daha çok karbonhidratlı, yağlı ve tuzlu yiyeceklere eğilimli olur. Bunları tükettikçe daha çok tüketme isteği gelir. Vücut toksinlerle ilk önce savaşır.

TARIM İLAÇLARINA DİKKAT
Organa fosfatlar, bilinen en tehlikeli toksinlerdir. Kilo dengesini çok kolay bozarlar. Diğer toksin grubu karbamatlardır. Bunlar pek çok mahsulde pestisit ve fungusit olarak kullanılır. Bunlar zirai ilaçlardır. Hormon dengesini bozarlar ve kilo artışına neden olurlar. Bu ilaçları içeren mahsulleri tüketen hayvanların kolay semirdiği görülmüş. Bu hayvanlara karbamatlar veriliyor ve etler şişiyor. Bunları yiyoruz ve biz de şişiyoruz. Öyleyse güvenilir yerden alışveriş yapacağız. Sağlıklı olanı memleketten bulup getireceğiz. Üç tarafımız denizlerle çevrili ama balık tüketmiyoruz. Haftada üç kez balık tüketmeliyiz. Burada da dip balıkları almamaya ve mevsiminde tüketmeye dikkat etmek gerekiyor.
Sebze ve meyveler iyi yıkanarak tüketilmeli. Mevsiminde ve doğalı tüketilmeli. Kendimiz yetiştirebiliriz. Suları plastik içinde güneş altında beklettiğimizde de suya toksin geçişi oluyor. Su havzalarına yakın fabrikaların olması, tükettiğimiz sulardaki toksik maddeyi artırıyor. Damacanalarda yer alan BPA maddesi de zararlı. Bunu engellemek için damacanaların temiz olmasına ve eski olmamasına dikkat etmek gerekiyor. Çocuk obezitesinde ufak erkek çocuklardaki meme büyümelerinde BPA’ların rolü olduğu biliniyor. İşin açığı paramızla toksin alıyoruz. Daha kitlesel ses çıkarmamız ve doğamızı korumamız gerek.

PAMUKLU GİYİSİLER GİYİN
Giysilerimiz de toksin kaynağı olabilir. Tekstil boyaları iyi değilse ve kumaş kötüyse cildimizin hava almasını engeller. Keten, pamuklu giysiler tercih etmeliyiz. Ayakkabıdan kullandığımız eşyalara kadar her şeyde toksinler olabilir. Tüketim arttıkça risk de artıyor çünkü ucuz ve sağlığa zararlı maddeler kullanılabiliyor. Bedenimizin antitoksin sistemleri var ama yeterince çalışıyor mu? Eğer kişi her gün 5 porsiyon meyve ve sebzesini yerse, rengarenk gıdalarını tüketirse, her sofrada yeşil yapraklı sebzeleri kullanırsa o zaman toksinlere karşı savaşacak vitamin ve mineralleri de alıyor demektir.

Hazır gıdalardaki katkı maddeleri bizim için ne kadar tehlikeli?
Topak önleyici, tutucu, bağlayıcılar olduğu gibi şeker, tuz ve yağ da gıda katkı maddeleri arasında yer alır. E kodlu gıda katkı maddeleri var. Bu Avrupa Birliği’nin EC kodudur. Çeşitli çalışmalardan sonra güvenli bir doz bulunur. Bu güvenli doz bile binde bir oranında seyreltilir ve ondan sonra E kodlu gıdalar listesine konulur. Eğer bir gıda katkı maddesinin başında E kodu varsa onunla ilgili çalışma yapılmış ve insanda herhangi bir toksik etkiye sebep olmadığı bulunmuştur. Ama ben eğer her gün hazır gıdayla beslenirsem sağlıklı, doğal gıdalardan uzaklaşıyorum. Benim karaciğerimde toksinleri yok edici enzimlerim var. Ama ben bu enzimlerin doğru çalışmasını sağlayacak gıdayı en başından aldım mı? Ben her gün artmış miktarda gıda katkı maddesini neden alayım. Konuşulması gereken bu. Sağlıklı beslenen kişi arada bir tane hazır gıda tüketmiş, bu dünyanın sonu değil.

Toksinleri nasıl atacağız?
Fiziksel aktivite yapacağız. Terle atacağız. Her gün en az 2 litre su almalıyım. Ama kişi çok kötü besleniyor toksine de işi gereği maruz kalıyor o zaman bir uzmandan yardım almalı. Herkesin detoks programına ihtiyacı yok. “İlla detoks yapması gerekiyor mu?” diye sorulmalı. Doğruluğu ve faydası ispatlanmış detoks yöntemleri nelerdir? Henüz böyle bir bilim dalı yok. Her şeyden önce doğal yollarla toksinlerden uzaklaşmanın yolu bulunmalı.
Detoks özellikle tansiyon, böbrek hastalarının ya da hamilelerin yapacağı bir iş değil. Kişi sağlıklı besleniyor ve temiz gıdaya ulaşabiliyorsa, fiziksel olarak aktifse, kendine vakit ayırıp dinlenip stresten uzak durabiliyorsa detoksa ihtiyacı yok. Toksinleri atmanın bir diğer yolu da hamamdır. Ölü derimizden kurtulacağız, böylece bedenimiz daha kolay terleyecek. Ruhumuzu da toksinlerden arındırmamız gerek. Kişi bunun için en önce kendisine vakit ayırmalı.

YAĞLAR TOKSİNLERİ KENDİNE ÇEKER
Yağlar bütün toksik maddeyi mıknatıs gibi kendine çeker. O yüzden obezlerde kanser olma olasılığı daha yüksek. Vücuttaki bütün toksik maddeler yağ dokusunda depolanıyor. Zayıf olalım diye değil, sağlıklı olalım diye yağları yakmaya çalışıyoruz.

DOĞRU KIZARTMA YÖNTEMLERİ
Kızartma için ısıya dayanıklı olan ayçicek ve mısırözü yağı seçilmelidir. Derin yağda kızartma yöntemi kullanılmalıdır. Yağlara ısıl işlem sırasında metal kaşık vb aletlerle temas etmemelidir. Yağda kızartma işlemi yapıldıktan plastik içinde bekletildiğinde o plastiğin bütün kanserojeni yağa geçiyor. sonra yağ bir süzgeçten geçirilmeli ve cam bir kavanoz içinde ağzı kapalı olarak buzdolabında saklanmalıdır. Bu kurala uyulduğunda aynı yağ en fazla 3 kez kullanılabilir. Yağın içinde yanmış besin kalıntısı kalmamalıdır. Kızartma işlemi sırasında unlu yiyecekler ve/veya et grubu pişirildiyse o yağ bir kez daha kullanılmamalıdır. Yanlış yöntemlerle yağlar bozulduğunda bedenimize toksin alıyoruz. Kızartmaya bu yüzden karşıyım.

PLASTİKTE DOĞRU SEÇİM
Doğru plastik kullanmazsak plastik önemli bir toksin kaynağı olabilir. Gıda için kullanımı uygun olan plastiklerin bir yüzünde, arkasında kadeh ve çatal işareti vardır. Bu gıda için uygun plastik anlamına gelir ve kullanımında sakınca yoktur. Ama malzeme darbe aldığında, asitli bir şeyle temas ettiğinde bozulabileceği de unutulmamalıdır.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.