Karaciğer için savaşıyorlar

Karaciğer yağlanması zamanla enfeksiyona neden olarak kansere zemin hazırlayabilir. Peki bizim için toksinlerle savaşan ve metabolizmamızı dengeleyen karaciğerimize nasıl iyi bakacağız

Karaciğer için savaşıyorlar
05 Nisan 2016 Salı 12:29





Yrd. Doç. Dr. Yonca Sevim
yoncasevim.com

Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması hastalıkları Batı toplumlarının yüzde 20-40’ını etkileyen ve giderek yaygınlaşan önemli bir hastalıktır. Sebepleri arasında yanlış beslenme, hareketsiz yaşam, stres, insulin direnci, diyabet (şeker hastalığı) ve obezite yer almaktadır. Karaciğer yağlanması başlayan hastalarda insülin direnci, obezite ve yüksek tansiyonun beraber görüldüğü “metabolik sendrom” hastalığıyla karşılaşmak çok olasıdır. Yağlanmış karaciğer hücrelerinde zamanla inflamasyon (enfeksiyon) oluşmakta ve bu da karaciğer hücrelerinin yapı ve fonksiyonunu olumsuz etkileyerek fibrosiz ve siroza kadar hatta hepatoselüler kanserlere kadar ilerleyebilmektedir.
Karaciğer toksin, ağır metal ve ilaç kalıntılaırnın vücuttan atılmasını ve detoksifikasyonu sağlarken, vitaminler, karbonhidrat, protein ve yağ-kolesterol metabolizmasını düzenler ve kan düzeylerini dengeler. Eğer beden detoksu istiyorsak önce karaciğerimize iyi bakmalıyız.
Tedavide beslenme ve egzersiz çok önemli bir yer alır. Bu grup için yapılan öneriler:
- Eğer kişi aşırı kiloluysa, sahip olduğu ağırlığın sadece yüzde 10’unu kaydecek şekilde bir yaşam şekli değişikliğine gitmelidir. Yapılan birçok çalışma, kilo kaybının karaciğer yağlanmasını etkin bir şekilde azalttığını göstermiştir.
- Haftalık sadece 0,5-1 kg arasında kilo kaybını sağlayacak diyet kısıtlamalarına gidilmelidir. Aşırı hızlı kilo kayıplarında (çok düşük kalorili diyetlerde) hastaların beden direnci düşmekte ve hastalık seyri ağırlaşmaktadır.
- Diyetteki doymuş yağ kaynakları azaltılmalıdır: Yağlı etler, etlerin yağlı kısımları, yağlı peynirler, kaymak, krema, şarküteri, salata sosları, tereyağ vb...
- Diyetin toplam yağ içeriği de azaltılmalıdır: Yemeklere katılan yağlara dikkat edilmeli, pastane-hamur işleri, kızartmalar nadir yenmeli, aynı öğünde birden fazla yağ ile hazırlanmış yemek olmamalı, hazır gıdalar azaltılmalıdır (yüksek yağ, şeker ve tuz içerir).
- Posa alımı artırılmalıdır. Tam tahıllar, kurubaklagiller, esmer ekmekler (çavdar, ruşeym, tam buğday gibi), meyveler, sebzeler, koyu yeşil yapraklı sebzeler (karaciğeri korur), ceviz fındık gibi yağlı tohumlar diyete eklenmelidir.
- Kilo kaybını destekleyecek ve insulin direncini kırılmasına yardımcı olacak düzenli egzersizler yapılmalıdır. Egzersiz kişiye göre planlanmalıdır, haftada 3-4 kez 30 dakikalık orta yoğunluklu egzersizler önerilir.
- Kişide aynı zamanda diyabet varlığı mevcutsa 3 aylık şeker göstergesi olan Hemoglobin A1C değeri 7’nin altına indirilmelidir.

POSALI VE ANTİOKSİDAN İÇERİĞİ ZENGİN GIDALARI TERCİH EDİN
Karaciğer yağlanmasında temelde insulin direnci ve artmış inflamasyon ile uğraşıldığı unutulmamalıdır. Bu yüzden ara öğünlü, posalı ve sağlıklı yağlar ile antioksidan içeriği zengin gıdalar diyette yer almalıdır:
Limon: C vitamini ve limonoid grubu güçlü bir antioksidandır.
Sarımsak: Di allil sülfil ve selenyum içeriği sayesinde detoks enzimlerinin yapısına katılır.
Koyu yeşil yapraklılar: Ispanak, pazı, roka vb. gıdalar, folik asit sayesinde damar yapıyı korur, kalp-damar hastalıklarını önler.
Yeşil çay: Güçlü bir antioksidandır.
Kükürtlü sebzeler: Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar gibi sebzeler detoks metabolizmasını destekler.
Zerdeçal: Çok güçlü bir antioksidan olan kurkimini içerir ve karaciğer fonksiyonlarının iyileşmesini sağlar. Etkin olabilmesi için zeytinyağı ile alınmalıdır.
Balık yağı EPA ve DHA: Sağlıklı yağlar inflamasyonu geri çevirir, haftada 3 kez kızartılmadan yakılmadan, yağı korunarak pişmiş yağlı balıklar (somon, sardalya, hamsi, barbunya vb) tüketilmelidir. Balık yağı tabletlerinde doğru ürünü ve dozu planlamak çok önemlidir, destek alınmalıdır.
Ceviz: Vücuttaki peroksitleri temizleyen karaciğer enzimlerinini yapısını destekler ve Omega 3 (sağlıklı yağ) içerir. Magnezyum sayesinde kolesterol ve tansiyonu dengeler.
Yumurta: Örnek kalite protein içerdiği için bağışıklık sistemi elemanlarının üretimini destekler, kan kolesterol değerleriniz yüksek bile olsa her gün yenilen 1 adet haşlanmış yumurtanın kan kolesterol düzeylerini olumsuz etkilemediği artık bilinmektedir.
Yulaf: İçerdiği özel posa sayesinde hem insülin direncinde hem de bağışıklık sisteminde önemli rol alır.

ÖRNEK MENÜ
Kahvaltı:

Haşlanmış yumurta
Az yağlı beyaz peynir
Kızarmış çavdar ekmeği
Mevsim yeşillikleri
Şekersiz kuşburnu marmelatı
Ara:
1 fincan yeşil çay
5 adet ceviz
Öğle:
Karışık sebze çorba (zerdeçallı)
Nohutlu bulgur pilavı
Cacık
İkindi:
1 fincan kahve
1 avuç büyüklüğünde taze meyve
Akşam:
Mercimek çorba
Fırında somon yanında yeşillikler
Limonlu ve 1 tatlı kaşığı zeytin yağı içeren haşlanmış brokoli
Tam buğday ekmeği
Gece:
1 bardak kefir
1 avuç büyüklüğünde taze meyve

UYARIYORUM!
Bu hastalarda insülin direnci ve karaciğerdeki bozulmuş yağ metabolizması trigliseritlerin yükselmesine sebep olur. Hazır gıdalarda bulunan “yüksek fruktozlu mısır şurubu” ya da “fruktoz şurubu”ndan kesinlikle uzak durulmalıdır. Yüksek tansiyon varlığı söz konusu olduğu için, aşırı tuzlu gıdalar, turşu, salamura ve yine hazır gıdalardan uzak durulmaldır.
Bağışıklık sistemini desteklemek için bilinçsizce alınan vitaminler veya antioksidan tabletler ölüm riskini artırmaktadır. Yapılan çalışmalarda aşırı E vitamini alan karaciğer yağlanmalı hastaların ölüm oranı daha yüksek bulunmuştur.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.