Erken teşhis katarakt’ta umut

Erken teşhisin katarak hastalığı için de umut olduğu bildirildi. Prof. Dr. Yonca Akova erken teşhisin tedavide etkili olduğunu, tedaviyi kolaylaştırdığını ve daha iyi görmeyi sağladığını belirtti

Erken teşhis katarakt’ta umut
15 Şubat 2016 Pazartesi 12:40

Aydınlık / Ankara
Prof. Dr. Yonca Akova bir göz hastalığı olan kataraktla ilgili olarak yaptığı açıklamada,sıklıkla yaşlılarda rastlanan katarakt hastalığının daha erken yaşlarda hatta bebeklerde bile görülebildiğini bildirdi. Akova kataraktın belirtilerini şöyle anlattı:
“Katarakt yavaş yavaş ilerler. Katarakt olan kişi görmesinin zamanla azaldığını hisseder ve bir süre sonra göz bebeğinde grilik veya beyazlık fark eder. O güne kadar var olan görme alışkanlıklarının değişmesi katarakt olan kişilerin en büyük şikâyeti. Televizyon izleme, okuma mesafelerinin değişmesi sonucunda hastalar hekime başvuruyorlar. Hastaların bir bölümü baktıkları yerlerin bir kısmında gölgeli görme ya da karanlık görme gibi şikâyetler yaşıyor. Ayrıca netlikte bozulma oluyor. Bakılan nesneler ve örneğin bu nesnelerin renkleri net görülemiyor. Çift görme, görmede yavaş yavaş azalma, gece görüşünde bozulma, renklerde soluklaşma veya sararma, gözlük numaralarının sık değişmesi ise diğer belirtiler.”
Zannedilenin aksine hastalığın sadece yaşlılarda görülmediğini, daha erken yaşlarda katarakta rastlandığını kaydeden Akova, belirtiler tespit edilince hemen doktora gidilmesini istedi. Akova, “Diyabet, delici veya delici olmayan göz yaralanmaları, üveit (göz içi iltihabı) steroidli ilaçların uzun süre kullanımı ve ultraviyole ışınlara, radyasyona maruz kalma”nın katarakt oluşumuna neden olabilen durumlar olduğunu vurgulayarak kataraktta erken teşhisin önemine dikkat çekti. Akova şunları söyledi:
“Tanısı gecikmiş, dolayısıyla ilerlemiş bir kataraktta bazı önemli tetkikler gerektiği gibi yapılamıyor. Bunlardan biri glokoma yani göz tansiyonu yüksekliğine bağlı göz dibindeki optik sinir hasarının, diğeri göz dibinde yaşlılığa bağlı sarı leke hastalığı olup olmadığının belirlenmesi.
Diyabeti olan hastalarda da göz dibinde kanama ve ödem görülemeyebiliyor. İleri kataraktı olan bir kişinin aynı zamanda diyabeti, glokomu ya da sarı leke hastalığı varsa görmesindeki azalmanın nedeni aslında bu hastalıkların tümü olabiliyor. Katarakt tedavi edilir ancak arkasında yatan ve ileri katarakttan dolayı tanısı konamayan bu ikincil nedenlerden biri görmenin katarakt ameliyatı sonrasında beklenen ölçüde olmamasına neden oluyor. Katarakt tedavisinin etkili olması ve görme kalitesinin istenilen düzeyde sağlanması için erken teşhis büyük önem taşıyor.”
Kataraktın, ilaçla veya gözlükle tedavi edilebilen bir rahatsızlık olmadığını belirten Akova şu bilgileri verdi:
“Kataraktın ilerlemesini durdurabilecek etkili bir yöntem yok ve oluşmuş bir kataraktın tek tedavisi ameliyat. Katarakt ameliyatı göz numarasının düzeltilmesi ve hatta yakın görmenin kazandırılması fırsatını da içerdiğinden, göz numarasını düzeltici ameliyat (refraktif cerrahi) kategorisinde kabul ediliyor. Katarakt ameliyatının başarısı çok yüksek.”



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.