Beyaz Haziran'a nasıl geldik? - 3: Sağlıkta şiddete ‘dönüşüm’

Binbir propaganda yapılarak sunulan sağlıkta dönüşüm programının bedeli ağır oldu. Sağlık politikaları hekimle hastayı karşı karşıya getirdi. 2014 yılından 2015 Mart’a kadar 3 bin 94 doktor fiziksel şiddet gördü

Beyaz Haziran'a nasıl geldik? - 3: Sağlıkta şiddete ‘dönüşüm’
07 Haziran 2015 Pazar 11:48

Son derece prestijli bir meslek olan doktorluk sağlıkta dönüşüm programıyla sıradan bir meslek haline geldi. Doktora gösterilen saygı, yerini şiddete bıraktı.
İstatistiklere göre, son 3 yılda 31 bin sağlık çalışanı şiddet mağduru oldu. 2012-2015 yılları arasında 31 bin 767 sağlık çalışanı şiddete maruz kaldı. Sağlık Bakanlığı’nın kurduğu Beyaz Kod adı verilen sisteme yapılan başvurulara göre şiddete maruz kalanların 18 bini hekim, 13 bini diğer sağlık çalışanları. Başvurulara göre, saldırıların üçte biri fiziksel olarak gerçekleşti. Sağlık çalışanlarının en çok şiddet gördüğü yıl 2013 olarak belirlendi. 2013 yılında 7 bin 129 sözlü şiddet, 3 bin 552 fiziksel şiddet başvurusu yapıldı. 2014’ün Ocak ayında fiziksel şiddete uğradığını söyleyen sağlık çalışanlarının sayısı bin 575’e kadar düştü.

SON 3 YILDA 7 BİN 208 OLAY
Ancak ardından yeniden artışa geçti. 2014 yılından 2015 Mart’a kadar 3 bin 94 fiziksel şiddet başvurusu yapıldı. Şiddete ilişkin şikayet başvuruları en çok devlet hastanelerinden geldi. İkinci sırada eğitim ve araştırma hasteneleri var. Üçüncü sırada da 112 servislerinden gelen şikayetler yer aldı. Şiddet olaylarının en çok görüldüğü yer poliklinikler. 7 bin 795 olay, hastane polikliniklerinde meydana geldi. Olayların en çok görüldüğü ikinci adres ise acil servisler. Son 3 yılda acil servislerde 7 bin 208 şiddet olayı yaşandı.
Vatandaşların doktora yıllık başvuru sayısı 2’den 10’a çıktı. Hastalar artık acili tercih eder oldu. Üstelik acil servislere başvuranların yüzde 80’i “acil” değil. Hekimlerin yükü acil servise başvurularla daha da arttı.
Sağlık sistemi doktoru o kadar değersiz kıldı ki hasta herşeyi hakkı olarak gördü. Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) şikayet hattı gibi çalışır oldu. 3 yıl önce SABİM’e karşı ayağa kalkan doktorların mücadelesi başarılı oldu.
Piyasalaştırılan sağlık hizmeti içinde hasta adeta “müşteri” konumuna sokuldu. Hastanın hak olarak gördüğü fakat hekimlerin haklı olarak yapamayacağı birçok nedenden dolayı doktor hem hastanın şiddetine maruz kaldı hem de açılan davalarda savunma yapmak zorunda bırakıldı.

ŞİDDETİN PERDE ARKASI
Hekimlere uygulanan şiddetin perde arkasını İTO şöyle gösterdi:
ASM’lerde çalışan hekimlerin gördüğü şiddetin gerekçeleri;
- Hasta yokken yakınının yeşil reçeteli ilaç yazdırma talebinin hekim tarafından reddedilmesi
- Hastanın yapılan muayeneyi beğenmemesi.
- Doktorun muayene sırasında gelen diğer hastayı kabul etmemesi.
Üniversite hastanesinde görev yapan doktorun gördüğü şiddetin gerekçeleri;
- Hastaya müdahale etmekte olan doktorun bir başka hastaya bakmasının istenmesi.
Devlet hastanelerinde çalışan doktorlara uygulanan şiddetin gerekçeleri;
- Doktorun iki grup hasta yakını arasında çıkan sıra kavgasını yatıştırmak istemesi.
Eğitim Araştırma Hastanelerinde şiddet gerekçeleri;
- Asansör kuyruğunda bekleyen doktoru iterek öne geçmeye çalışan hasta yakınının uyarılması.
- Bir gün önce poliklinikten reçete verilen hastanın sistemdeki sorun nedeniyle reçete alamaması.
- Çocuk hastaya yazılan ilaçların alerjik reaksiyon yapması.

‘MAKİNE DEĞİL İNSANIZ’
Doktor Ali Varol şiddet mağdurlarından yalnızca biri. Şiddet olağanlaşmış, Varol, “Her gün her poliklinikte sözlü şiddet, küfür oluyor. Hatta hastaların çeşitli tutanaklarından 5-6 tane daha davam var” diyor. Nasıl bu hale geldiğimizi şu sözlerle açıklıyor, “Hastalar, ‘benim vergimle çalışıyorsun’ diyor. Daha önce saygı vardı. Siyaset bunu etkiledi. Doktor, artık kolay ulaşılabilir. Hastalarla doktor her konuda bire bir muhatap oluyor. Barkot nereden kesiliyor, röntgen nerede çekliyor, tuvalet nerede hepsini doktor bilmeli. Hastalar her şeyi gelip doktora soruyor. Ara eleman yok. Sabim hattına herşeyi şikayet ediyorlar. Hükümetin söylemleri işin bu noktaya gelmesinde çok etkili. Sağlık çalışanları makine değil, herkesin bir ailesi var, yapabileceği iş kapa-sitesi var. ‘Bütün hastaneleri açtık doktorlar emrinizde’ gibi söylemlerden kaçınmak lazım. Bu doktorlara olan saygıyı öldürüyor. Hastanın doktora inanması lazım. İnanarak gelirse tedavinin başarı yüzdesi artar.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.