100 kişiden 1’i çölyak ama farkında değil

Uzmanlara göre çölyak hastalığının tarihi, insanoğlunun yerleşik hayata geçtiği binlerce yıl öncesine kadar uzanıyor. Tarihi eski bu hastalık toplumda bilinmiyor. Sindirim sisteminden iskelet sistemine çok farklı bulgulara neden olan hastalığın tanısında karmaşa yaşanıyor

100 kişiden 1’i çölyak ama farkında değil
13 Mayıs 2016 Cuma 11:53

Çölyak hastalığı özellikle buğday, arpa ve çavdarda bulunan “gluten” maddesine karşı ortaya çıkan, ömür boyu süren, ince bağırsağın allerjisi, duyarlılığı olarak tanımlanıyor. Hastalığın tetikleyicisi olan tahılların tarihi gibi hastalığın tarihçesi de eski. Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hale Akpınar, çölyakın yaklaşın 10 bin yıl öncesine uzanabileceğini söyledi. Akpınar, “Göbeklitepe’de, tarihin en eski zirai başak tanelerine rastlandı. Çölyak hastalığı hastalığı o dönemde insanoğlunun tarıma ve yerleşik hayata geçmesiyle ortaya çıkmış olabilir. Hastalıkla ile ilgili ilk bilgilere ise MS. 2 yüzyılda ülkemizde Kapadokya’da yaşayan Aretaeus ile ulaşılıyor. Bu tarihe rağmen çölyak ile ilgili farkındalık çok geç oluşmuştur” dedi.
Dünyada çölyak hastalığının görülme sıklığı yüzde 1 oranında. Türkiye’de de aynı oranda olduğu düşünülüyor. Ancak çölyak hastalarının çoğu hasta olduğunun farkında bile değil. Prof. Dr. Hale Akpınar, hastalıkla ilgili bilgileri paylaştı:
İnce bağırsağımızdaki ‘mikrovillus’lar denilen parmaksı çıkıntılar sayesinde vücudumuz ve işlevleri için son derece önemli besin maddelerinin emilimi sağlanır. Ancak çölyak hastalığı tanısı konmaz ve kişi gluten içeren gıdaları tüketmeye devam ederse, mikrovilluslar silinir ve artık besin maddeleri emilemez. Bu durum hastada beslenme yetersizliğinden başlayarak çok değişik yakınmaların ortaya çıkmasına neden olur. Temelde küçük çocuklarda kusma, ishal, karın şişliği, iştahsızlık, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıkabileceği gibi daha ileri yaşlarda sadece kansızlık, boy kısalığı, kemik zayıflığı ve nedeni bilinemeyen karaciğer hastalığı gibi çok değişik belirtilerle de kendini gösterir. Yetişkinlerde ise ishal, aşırı gaz, kabızlık, bulantı ve kusma, tekrarlayan karın ağrısı, kramp veya şişkinlik, demir, B12 vitamini veya folik asit eksikliği, kansızlık, yorgunluk, baş ağrısı, kilo kaybı, ağızda yaralar, saç dökülmesi, deri döküntüsü, osteoporoz, depresyon, infertilite, tekrarlayan düşükler, diş mine problemleri, eklem, kemik ağrıları, nörolojik problemler gibi çok farklı bulgularla ortaya çıkar. Tüm sistemlere yönelik bulgulara neden olması, çok ciddi tanı karmaşasına yol açar. Tanıda en önemli faktör bu hastalığın akla getirilmesidir. Nedeni açıklanamayan kansızlıkta, menopoz öncesi kemik erimesinde (osteoporozda) ve kızların adet sorunlarında çölyak hastalığı akla gelmelidir. Tanı koymak için kanda antikor araştırması ve oniki parmak bağırsağına endoskopi yapılarak doku alınması gerekir.

TEDAVİ ÖMÜR BOYU DİYET
Çölyak hastalığının günümüzde bilinen tek tedavisinin ömür boyu glutensiz diyet uygulaması. Gluten içeren ürünlerin başta buğday, arpa, çavdar olmak üzere bu hastalara yasaklanması gerekir. Glutensiz diyeti kararlı bir şekilde uygulayan Çölyak hastalarının 2 hafta gibi kısa bir sürede hastalığa ait yakınmaları gerilemeye başlar. Kan testleri 6 ay içerisinde normale döner. Bağırsaktaki bozuklukların tamamen iyileşmesi ise 1 ila 2 yıl zaman alır. Et, balık, yumurta, meyve ve sebze, süt, çok sayıda süt ürünleri, pirinç, mısır ve patates gibi çok sayıda gıda maddesi gluten içermez. Hastaların hazır gıda alımı sırasında aldıkları ürün içeriğini okumaları büyük önem taşır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.