Robinson Crusoe & Cuma

Gürcan Yurt

Gürcan Yurt



Okunma 04 Eylül 2015, 17:28

Ercan Dalkılıç
[email protected]

Robinson Crusoe & Cuma, karikatür tarihimizin en çok sevilen dizilerinden biriydi. Dizinin yaratıcısı Gürcan Yurt şimdi de bu diziyi beyazperdeye aktardı. Gürcan Yurt’a Robinson Crusoe & Cuma’nın perdedeki serüvenini sorduk...

| Filmle ilgili konuşmadan önce, Robinson Crusoe & Cuma’nın, aslında sizin ilk defa 1996 yılında L-Manyak dergisinde çizmeye başladığınız karikatür dizisinden uyarlandığını belirtelim. Filme uyarlamaya ne zaman karar verdiniz bu diziyi, bu süreç nasıl gelişti biraz anlatabilir misiniz?

Robinson Crusoe & Cuma çizgi serisine dair ilk kitap 1998’de yayınlandı ve özellikle de ilk kitabın ardından filme uyarlamak konusunda pek çok teklif ve öneri geldi. Aralarında tv dizisi yapmak isteyenler de vardı. Ama o dönemde halen yazıp çizmekte olduğum ve yeni başlamış olan yayındaki bir çizgi serinin böyle bir uyarlamasını yapmak istemedim. Son 4 - 5 yıldır bu sinema uyarlaması üzerinde ciddiyetle düşünmeye başladım. Pek çok yapımcıyla buna dair görüşmelerimiz oldu. En son Film Bahçesi’den Cüneyt Ceylan ile masaya oturup el sıkıştık ve bu yola çıktık. 2 yıllık yoğun bir ön hazırlığın ardından da filmimizi nihayet bitirdik.

| Robinson Crusoe & Cuma, ezen-ezilen ilişkisini de çok ironik biçimde yansıtıyordu. Filmde salt komedi mi izleyeceğiz, yoksa yine bir yandan sosyal olarak duyarlı bir komedi mi karşımızdaki?

Bu tür soruların cevabını, o filmi üreten kişilerin vermesi doğru değil diye düşünüyorum. En azından kendi adıma şunu söyleyebilirim; üretilen şeyin içinde ironik sosyal mesajlar varsa, bunu izleyici/okuyucu zaten alır veya almıştır. Alamamışsa da üretende bir sorun vardır anlamına gelir. Filmde elimizden geldiğince çizgi romandaki ruhu aynen yansıtmaya çalıştık. Umarım çok daha geniş bir kitle olan sinema izleyicisi de filmden aynı tadı alır.

| Peki Robinson ve Cuma’nın mizah dergilerini takip edenlerin yakından bildiği ve sevdiği sivri dilini nasıl hallettiniz? Ehlileştirme yoluna gittiniz mi?

Hiç kimsenin bir baskısı olmadı ama sinema filminde ben kendi kendime bir sansür uyguladım açıkçası. Bunun iki sebebi var; birincisi mizah dergisi okurları bizlerin o sokağı olduğu gibi yansıtma durumumuzu beğenen, haliyle karikatür ve öykülerdeki argo kullanımımızdan rahatsız olmayan bir kitledir. Ama sinema filmi yaptığınızda ve yarın öbür gün filmin tv yayını da olduğunda bu çok daha geniş kitlelere ulaşan bir yayına dönüşüyor. Haliyle salonundaki televizyonuna davetsizce misafir olduğunuz herkesi hesaba katmanız gerekiyor. İkincisi de yıllarca mizah yapan insanların üzerine “küfürden ekmek yemek” gibi bir yafta yapıştırılmaya çalışıldı. Bu tür eleştirilere bu film vesilesiyle de maruz kalmamak için, senaryoda özellikle çok az küfür kullanmak istedim.

| Serhat Mustafa Kılıç ve John Nyambi tabir yerindeyse bu rollere “cuk” diye oturmuşlar. Onlarla çalışmaya nasıl karar verdiniz? Özellikle Nyambi’yi nereden buldunuz, tıpkı Cuma!

Özellikle iki ana karakter üzerine kurulu bir seri olduğu için, bu cast çalışması üzerinde titizlikle durduk. Hatta filmin bu kadar gecikmesinin ana sebebi de budur. Evet, Serhat Kılıç çok özel bir oyuncu. Bir çizgi karaktere hayat vermek de kolay bir şey değil. Oyunculuk kariyeri açısından riski de yüksek. Ama Serhat Kılıç hem bu işe dair büyük heyecan duydu ve bu riski de göze aldı. Cuma karakterimizi de John Nyambi canlandırdı. Tesadüfen onu tv’de bir yarışma programında izlemiştim. Türkiye’de öğrenim gören bir öğrenciyken, eğitimini bırakıp Güney Afrika’daki ülkesine, Malavi’ye dönmüştü. Bu proje için onu geri çağırdık. Oyuncu koçu eşliğinde 4 ay süren bir çalışma yaptık. John’un bu role hazırlanmasında ve set aşamasında Serhat Kılıç’ın da ona çok büyük katkıları oldu.

| Son olarak şunu sormak istiyorum; Robinson Crusoe & Cuma’nın devamı gelecek mi? Bir de sizin diğer kült karakteriniz Cabbar Baba 0070’i ne zaman göreceğiz perdede?

Cabbar Baba’ya dair bir projem şimdilik yok. Robinson Crusoe & Cuma’nın bugüne kadar yayınlanmış 8 kitabı ve toplam 102 adet öyküsü var. Yani olası devam filmleri serisi için oldukça fazla malzeme var torbamızda. Biz ekip olarak 3 filmlik bir seri yapmak üzere yola çıkmıştık.
Ama tabi yapımcı açısından öncelikle ilk filmin gişe başarısı kriter olacak gibi görünüyor. Bense filmin yapacağı gişe rakamından ziyade, izleyenlerin beğenisini daha çok önemsiyorum. Belki çoğu yapımcı için bir filmin başarısı gişe rakamına endeksli olabilir, ama ben bir filme kaç kişinin bilet alıp girdiğinin değil, o salondan kaç kişinin memnun ayrıldığının daha önemli olduğunu düşünüyorum. O yüzden serinin devamını yapıp yapmamayı da bu dönüşleri aldıktan sonra düşüneceğim.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.