Vatandaşlık, etnik temizliğin suç ortağı

Suriyelilerin Türkiye’ye kalıcı olarak yerleşmeleri için baskı uygulanmasının nedeni Kürt koridorunun inşasını demografik açıdan da tamamlamak. Vatandaşlık verilmesi planlanan 3 milyona yakın Suriyelinin büyük çoğunluğu da koridor kurulması planlanan bölgeden geldi

Vatandaşlık, etnik temizliğin suç ortağı
05 Temmuz 2016 Salı 11:43

Yunus Soner / Vatan Partisi Uluslararası İlişkiler Bürosu Bşk. Yrd.
Vatan Partisi heyetleri ile birlikte defalarca Şam’ı ziyaret ettik ve Suriye hükümeti ile yapılan görüşmelere katıldık. Koridoru her görüşmede gündeme getirdik. Suriye hükümet temsilcileri bir noktaya her görüşmede vurgu yaptı: Kürtler, koridor için öngörülen bölgede nüfusun çoğunluğunu oluşturmuyor!
Kantonların Akdeniz’e ulaşması için PYD’nin uyguladığı çözüm, uluslararası basına ve sivil toplum kuruluşu raporlarına yansıdı: Etnik temizlik.
ABD hava desteği ile ilerleyen PYD, ele geçirdiği tüm kasaba ve köylerde yerel Arap ve Türkmen nüfusu göçe zorladı. Diğer yandan ÖSO ve Fetih Ordusu gibi örgütlerin faaliyetleri de yarattığı savaş ortamı ile Kuzey Suriye’de göçe neden oldu.
Vatandaşlığa alınması önerilen, Türkiye’deki 3 milyona yakın Suriyelinin ezici çoğunluğu, koridor için öngörülen bölgeden geliyor.
Kuzey Suriye’den Türkiye’ye yönelik göçü Batılı ülkeler sürekli teşvik etti. Türkiye’nin ısrarla gündeme getirdiği, sınırı kapama ve Suriye içinde mülteciler için güvenli bölge oluşturma önerisi sert bir şekilde reddedildi.
Türkiye’nin AB ile anlaşma sağladığı göçmen mutabakatı, göçün koridor için örgütlendiğini teyit ediyor. Buna göre Türkiye, hava ve deniz yoluyla gelen, diğer bir deyişle Orta ve Güney Suriye’den gelen mültecilere vize uyguluyor. Kuzey Suriye’den kara yoluyla gelenler ise vizeden muaf.
AB ile mutabakat, Suriyeli mültecileri de böldü.

GÜNEY SURİYE’YE VİZE KUZEY’E MUAFİYET
Koridorun inşası, gelen mültecilerin dönüş yolunun kapanmasını gerektiriyordu. Karayoluyla göçü güvence altına alan mutabakat, etnik temizliğin kalıcı olması için de uygulamalar öngördü.
Başta kimlik işlemleri ve çocukların okula gönderilmesi olmak üzere mutabakat çerçevesinde Türkiye, AB’nin talebi doğrultusunda göçmenlere hızla çalışma hakkı tanıdı.
Sözde Kürt kantonları ise aynı anda, Kürt nüfusa kantonu terk etmeyi yasaklayan kararnameler yayınladı.

ABD ELÇİLİĞİ PARA DAĞITIYOR
Son olarak ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, Suriyeli göçmenlerin kalıcı yerleşmesi için program başlattı. Büyükelçiğin internet sayfasından yaptığı duyuruya göre ABD elçiliği, “Suriyelilerin Türkiye toplumuna daha iyi entegrasyonu için hazırlanan projelere”, girişim başına 30 bin dolar civarında destek verecek.
Suriyeli mültecilere vatandaşlık hakkı tanınması, onları kalıcı olarak vatanlarından koparmaktan başka bir anlam taşımıyor. Batı ülkelerinin mültecilerin kalıcı yerleşmesi için uyguladığı baskı, koridor inşasının demografik tamamlayıcısı.
Vatandaşlık hakkı tanımak, emperyalizmin sebep olduğu etnik temizliğe suç ortaklığıdır.
Güney sınırında bir PKK devletçiğinin oluşmasını engellemek isteyen Türkiye, bugün için bir yandan mültecilere en insani yaşam koşullarını sunarken diğer yandan derhal güvenli ve gelecek sahibi olarak Suriye’ye dönebilmeleri için Şam Hükümetiyle görüşmelere başlamalıdır.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.