USAK'tan sığınmacı raporu

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye ile Avrupa arasında en sıcak gündem maddesi olan sığınmacı sorununa ilişkin dikkat çeken bir rapor yayınladı.

USAK'tan sığınmacı raporu
31 Ekim 2015 Cumartesi 21:28

Aydınlık / Ankara

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Türkiye ile Avrupa arasında en sıcak gündem maddesi olan sığınmacı sorununa ilişkin dikkat çeken bir rapor yayınladı. USAK, Avrupa’nın Türkiye’nin mültecileri bir sınır ülke mantığıyla kendi topraklarında tutması esasına matuf bir plan yerine “sorunun kaynağına” odaklanması gerektiğine dikkat çekti.
USAK’ın, “Mülteci Krizi ve Türkiye-AB İlişkilerinde Eksen Kayması Riski” başlıklı raporunda, Türkiye’nin Suriye krizinin başından bu yana mülteci sorununda en çok öne çıkan aktör konumunda olduğuna işaret edildi. Raporda, “Ancak, Cenevre Sözleşmesi’ne taraf olan ve bu kapsamda sadece Avrupa’dan gelen talepler için uluslararası koruma taahhüt eden Türkiye’de, mevcut hukuki mevzuat nedeniyle Suriyeli göçmenler konusunda hukuki bir boşluk bulunuyor” denildi.
Suriye’deki krizin yoğun göç dalgasına sebep olması ve bu dalganın son dönemde Avrupa’yı derinden etkilemesinin, Türkiye ile iş birliği ihtiyacını ortaya çıkardığı yönünde bir saptamaya yer verilen raporda, “AB-Türkiye ilişkileri, mülteci kriziyle birlikte yeniden hızlanma eğilimine girmiş olsa da AB’nin göç konusunu ele alma mantığı, Türkiye-AB ilişkilerinin aşırı siyasallaşması riskini doğuruyor” değerlendirmesi de yapıldı.

AB ÜLKELERİNİN TAVRI EVRENSEL DEĞERLERLE BAĞDAŞMADI
Raporda özetle şu görüş ve değerlendirmelere yer verildi:
- 2015 yazından itibaren yoğun göçmen dalgasına maruz kalan AB ülkeleri, ortak eylem problemlerini aşamamalarının bir sonucu olarak göçmenlere karşı kapasitelerinin çok altında ve evrensel Avrupa değerleriyle bağdaşmayan bir tavır takındı.
- Türkiye-AB arasında mülteci krizi konusunda iş birliği bir gereklilik olmakla birlikte, bu iş birliğinin hem AB hem Türkiye-AB ilişkileri hem de mülteciler açısından kalıcı faydalar doğurabilmesi için AB üyesi ülkelerin söz konusu krizin Türkiye’nin sorunu olmadığını dikkate alması, Türkiye’nin mültecileri bir sınır ülke mantığıyla kendi topraklarında tutması esasına matuf bir plan yerine ‘sorunun kaynağına’ odaklanması gerekmektedir.
- Uluslararası toplumun tümünün ortak sorumluluğunda olan mülteci krizi, Suriye’deki savaşın bir an önce sona erdirilmesiyle mümkün olabilecektir. Hem AB’nin hem de Türkiye’nin ittifak ilişkilerini bu amaca yönelik olarak kurmaları önemlidir. İkincisi, Türkiye-AB iş birliği “aday ülke” mantığı ve ruhu çerçevesinde ele alınmalıdır. Bu kapsamda, yeni müzakere başlıklarının açılması, mülteci krizinde iş birliğine karşılık olarak değil, mülteci krizi ile daha etkin iş birliğinin bir aracı olarak gündeme gelmelidir. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.