Uluslararası boyut masaya yatırıldı

Milli Güvenlik Kurulu’nun önceki gün yapılan kritik toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) olası Suriye müdahalesinin diplomatik boyutuna ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme yapıldığı ortaya çıktı.

Uluslararası boyut masaya yatırıldı
01 Temmuz 2015 Çarşamba 11:30

Deniz Kahraman
Aydınlık’ın ulaştığı bilgilere göre, Kürt koridorunun önüne geçebilmek için TSK’nın müdahalesi konusunda ayrıntılı “ihtimaliyat planlamaları” yapıldı. Konunun askeri ve stratejik boyutunun yanı sıra, diplomatik boyutunun önemine işaret edildi. Bu noktada, Türkiye’nin yapacağı uluslararası girişimler, uluslararası örgütlerin ve önde gelen başkentlerin bilgilendirilmesinin yanı sıra, olası tepkilerin önüne geçilmesi ve bu tepkilere nasıl yanıt verileceği konuları da değerlendirildi.
Bu noktada, Dışişleri Bakanlığı’nın bir dizi seçenek üzerinde çalıştığı açığa çıkarken, özellikle ABD yönetiminin, bölgede, “devlet altı örgütlenme” olarak adlandırdığı Kürt gruplarla olan ilişkileri bağlamında Türkiye’ye vereceği olası yanıtın etkileri üzerinde duruldu. ABD yönetiminden bu konuda olumlu yanıt alınması olasılığının düşük olduğu vurgulanırken, Washington’dan Türkiye’ye gelebilecek tepkiler ve yerel gruplara destek bağlamında PKK ve PYD’nin meşruiyeti tartışmalarının Türkiye’nin politikasına zarar verebileceği dile getirildi.
Yapılan “ihtimaliyat planlamaları” çerçevesinde, uluslararası destek konusunda, kısa ve orta vadeli bir yansıtım da yapıldı. Esad yönetiminin tepkisi ise ayrı bir başlık olarak ele alındı. Raporda, bu konuda Rusya ile yapılan temasların ayrıntılarına da yer verildi.
ÇAVUŞOĞLU: GEREKİRSE MÜDAHALE YAPILIR
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye sınırındaki gelişmelere ilişkin, ‘’Bize karşı tehditler her gün artıyor. Bir tehdit sınırımızda oluşursa, ona yönelik de tedbir alırız. Gerekirse müdahaleler yapılır’’ ifadelerini kullandı.  A Haber’de konuşan Çavuşoğlu şunları söyledi: “Bize karşı tehditler her gün artıyor. Türkiye’yi hiçbir zaman maceraya atmadık. Çatışmalar sınırımızın hemen öbür tarafında oluyor. Orada yaşayan insanların da yaşamını tehlikeye atıyor, bize karşı da tehditler artıyor. MGK’da da Cumhurbaşkanımızın başkanlığında, Başbakanımızın başkanlığında toplantımızı yaptık.
Gelinen noktada, bunlara yönelik tedbir almak gerekiyor. Tehdidin boyutu değiştikçe, tezkerelerimiz var biliyorsunuz. Tekrar kabul edildi, yetki verildi hükümete ve BM Güvenlik Konseyi kararları var. Bu çerçevede bize yönelik tehdide karşı ne yapabiliriz, her an hazırlıklı olmalıyız.Bir tehdit sınırımızda oluşursa, ona yönelik de tedbir alırız. PKK’ya yönelik nasıl içeri girildi, gerekirse yapılır. Gerekirse müdahaleler yapılır. İçerden bir tehdit geliyorsa, oraya da müdahale yapılır. Şu anda yapılan yığınak, gönderilen askeri birlikler... Gerekli tedbirlerimiz var. Biz tabi risklerin arttığını görüyoruz. Bize yönelik tehdit oluştuğu zaman buna gerekli cevabı vermemiz lazım.
'MİT'İN RAPORLARINA TSK GÜVENMİYOR'
AKP’nin ‘Cerablus’a müdahale’ isteğine karşılık TSK’nın masaya Elektronik Sistemler Komutanlığı’nın Genelkurmay’dan alınıp MİT’e bağlanması konusunu getirdiği belirtilirken, TSK’nın MİT’in bölge ile ilgili istihbarat raporlarına güvenmediğinin de altı çizildi.
Yeniçağ gazetesi Yazarı Ahmet Takan, “Erdoğan’ın önüne GES faturası konuldu” başlıklı dünkü yazısında şunları yazdı: “Hükümetin, TSK’ya  “Cerablus’a girin”  direktifi ile sıcak ve kritik saatler-dakikalar ve hatta saniyeler yaşayan Ankara’da Recep Erdoğan ve AKP’sinin önüne GES faturası da konuldu. Tekrar seçim hesapları yapan Erdoğan’a  TSK’nın bölgede yapması gereken izleme ve teknik istihbarat faaliyetlerinde yetersiz kaldığı açık açık anlatıldı. Tabii, burada altı çizilen en önemli nokta ise MİT Müsteşarı Hakan Fidan güdümündeki MİT’in getirdiği istihbarat raporlarına duyulan güvensizlikti. Çünkü, Genelkurmay karargâhı başta Uludere ve Suriye’nin düşürdüğü savaş uçağımızda bunun en acı tecrübelerini yaşamış ve bunlar belgeler ile sabitti.
Açık ve net ifade edeyim, TSK, MİT’in bölge ile ilgili istihbarat raporlarına güvenmiyor. Şimdi, elinde sağlam istihbarat verileri ve akışı olmayan ordunun Suriye bataklığına nasıl gireceğini tekrar düşünün!.. Açıktan siyasileşmiş, partili olmuş bir istihbarat patronu ile karargâhtaki komutanların sınır ötesi bir operasyona nasıl komuta edebileceğine gelin siz karar verin!..”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.