TSK’daki FETÖ ortaya çıkarılsın

E. Albay Kul savunmasında ‘Yapılan TSK’ya adi bir tecavüzdür. Bu tablo vatana ihanet suçu teşkil edecek bir suçtur. Bizlere yapılan bu kötülükte pay sahibi olanların hâlâ o üniforma içinde olmalarını sindiremiyorum’ diye konuştu

TSK’daki FETÖ ortaya çıkarılsın
17 Şubat 2016 Çarşamba 06:05

Gamze Çınlar
[email protected]
’İzmir Askeri Casusluk’ olarak anılan, çoğunluğu muvazzaf askerlerden oluşan 357 sanıklı ‘gizli bilgi ve belge temin etme’ davasında sanıklar son savunmalarını yaptı. Sanıklar, kendilerine kumpas kuran emniyet ve TSK’daki FETÖ elemanlarının ortaya çıkartılıp yargılanmasını istedi. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, hükmü açıklamak üzere duruşmayı 26 Şubat’a erteledi.
Sanıklardan emekli Albay Coşkun Başbuğ, yargılamanın başladığı birinci gün, 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Atilla Rahman’a “Er ya da geç biz bu davada beraat edeceğiz ve sizler de hesap vereceksiniz” dediğini hatırlattı. Başbuğ, “Dava biraz gecikti ama gecikmenin nedeni heyetiniz değil, giderayak son ihanetini yaparak ikinci iddianame hazırlayıp davayı uzatan mahkemedir. Sanıklar pırıl pırıl, devletin yetiştirdiği subay ve astsubaylardır. Mahkemenin vereceği kararla, bu kişilerin ‘itibarını iade edeceğine’ güvenim tamdır” dedi.

‘TSK’YA ADİ BİR TECAVÜZDÜR’
Emekli Deniz Kurmay Albay Bülent Kul, şöyle konuştu: “Bu iddianame kapsamında yaratılan tablo sadece bizlere değil, TSK’nın itibarına yönelik yaratılmıştır. Yapılan TSK’ya adi bir tecavüzdür. Bu tablo vatana ihanet suçu teşkil edecek bir suçtur. Bizlere yapılan bu kötülükte pay sahibi olanların hâlâ o üniforma içinde olmalarını sindiremiyorum. Suçluların ortaya çıkarılmasını istiyorum.”
Emekli Kurmay Albay Cengiz Naci Kutlu “Bu kumpası kuranlar hakkında işlemler yapılırken TSK içinde bunlara yardım eden kişiler için de tedbir alınmasını istiyoruz. Bu destek olmasa bu kumpas kurulamazdı, bu belgeler çıkarılamazdı” dedi. Muvazzaf asker Erdal Şener “Çocuklarımız için bu örgütle mücadele edecek kararlar verilmesini talep ediyorum” dedi. Deniz Kuvvetleri’nde Plan Şube Müdürlüğü’nde görev yaptığını belirten sanık Ömer Efe, görevi gereği “çok gizli” planlar hazırladığını ve “gizli belge bulundurma” suçlamasıyla yargılandığını belirterek şöyle konuştu: “Ülkeme aşığım, ancak maalesef devletimin kurumlarına güvenim sarsıldı. Mücadele aslında yeni başlıyor. Yargı, TSK, TÜBİTAK’ta bu kumpas için kimler işbirlikçiliği yapmışsa, onlar hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum.”
Sanıklardan İrfan Bulut kurmay albay rütbesindeyken dava nedeniyle ordudan ihraç edildiğini ve şimdi göreve iade edildiğini belirterek, “Şu an Güneydoğu’da çarpışmamız gerekirken, bu sahte dava yüzünden buradayız” dedi.
Sanık Piyade Yarbay Ümit Topaloğlu, bu davada yargılanan 357 sanığın, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sürdürülen FETÖ/PDY soruşturmaları sonrası açılacak davalarda şikayetçi olması gerektiğini vurguladı.

‘DEVLETİN GİZLİ BELGELERİNİ KİM SAÇTI ORTAYA!’
Dönemin Diyarbakır Askeri Hastanesi Baştabibi emekli Albay Ergün Özkan, davanın burada bitmeyeceğini belirterek şöyle konuştu: “Devletin en gizli belgeleri burada ortaya saçıldı. Bunu buradaki 357 kişi yapmadı, kumpası kuranlar yaptı, birileri TSK’nın dışına çıkardı.
Hain birileri var. O hainlerin bulunması gerekiyor. Silahlı Kuvvetler’e sormak istiyorum, hâlâ içinizde o kumpası kuranlara sahip çıkmaya devam mı edeceksiniz? TSK’nın, Milli Savunma Bakanlığı’nın bunu sorması lazım. Bu belgeleri kim çıkarttı, bunun ortaya çıkarılması lazım. Bu hain kumpasın parçası olan, şerefli personeline sahip çıkmayanların cenazesi kaldırılırken ‘hakkımızı helal etmiyoruz’ diyen bizler olacağız. Bunları yaşamış bir insan olarak son söz hakkımda, mahkemenize gösterdiğiniz adil yargılamadan dolayı teşekkür ediyoruz.”

DELİL YERLEŞTİRDİLER AMA YANLIŞ EVE!

İstihbarat Servisi
İstanbul Askeri Casusluk davasında gerekçeli karar açıklandı. Yargılamayı yapan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 559 sayfalık kararında beraatin gerekçeleri anlattı. Kararda, savunma haklarının ciddi bir şekilde kısıtlandığı belirtilerek,“Başka şahıs adına yapılan ihbar ve arama kararlarına rağmen sanıklardan Mehmet Emrah Küçükakça’nın evinde arama yapılmıştır. Elde edilen dijital delillerin uzun bir süre gerek soruşturmada gerekse de kovuşturma aşamasında sanık ve müdafiilerinin erişimine açılmamış olup savunma haklarının ciddi bir şekilde kısıtlanmış oluşu dikkate alındığında ihmalleri bulunan tüm görevliler hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği kanaatine varılmıştır” denildi.
Sanıklardan İbrahim Sezer’in yaptığı telefon görüşmesinde bir cümlenin iddianameye yanlış olarak aktarıldığı ifade edilen kararda, şu satırlara yer verildi: “Bu durumun düzeltilmesine rağmen, iddianamede sanık Sezer’in Vika isimli fuhuş çetesi üyesi ile ilişkili olduğunun iddia edilmesi anlaşılabilir bir durum olarak görülmemiştir.” 
Emniyete yapılan e-ihbarda Emrah Karaca’nın adı geçmesine rağmen evinde yapılan arama sonucunda suça konu dijitallerin ele geçirildiği belirtilen kararda şunlara dikkat çekildi: “Sanığın aramanın yapıldığı tarihte Gölcük’te olmadığı dikkate alındığında, yanlış şahsın evinde yapılan aramada dijital materyallerin bulunması hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur. 
Önceden görevlilerin planlama yaptıkları dijital materyali yanlış kişinin evine önceden yerleştirdikleri, yanlış kişinin evinde, planladıkları doğru kişiye ait delilleri bulduklarına dair mahkememizce ciddi kuşkuların oluşmasına neden olmuştur.” Kararda davaya ilişkin soruşturma tüm tutanak ve inceleme raporlarının eksik hazırlandığı ifade edildi. 




Etiketler; #FETÖ #TSK

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.