'Terörist' Rektör Kemal Alemdoğlu

'Terörist' Rektör Kemal Alemdoğlu
26 Ocak 2015 Pazartesi 16:04

Hikmet Çiçek
Ortaköy sırtlarında 38 dairelik sitede bir dairenin kapısı sabahın erken saatlerinde çalındığında, tarihler 21 Mart 2008 gününü gösteriyordu. Dairede oturan kişi hekim olduğu için bu saatlerde kapısının çalınmasına alışıktı. Sitede acil bir hasta olabileceğini düşünerek kapıyı açtı. Karşısında mahalle muhtarı, site yöneticisi ve sayıları on civarında tanımadığı sivil şahıslar vardı. Sivillerden biri elindeki fotokopi bir yazı uzattı, evin aranacağını ve sonra Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınacağını söyledi.
44 yıl üniversitede hekim, genel cerrah ve öğretim üyesi olarak görev yapan ve emekli olduktan sonra iki yıldan beri de özel bir sağlık kurumunda (Alman Hastanesi) mesleğini yapmaya devam eden eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun sanığı olduğu Ergenekon süreci böyle başladı.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET!
Prof. Alemdaroğlu, 5 Ocak 1998 günü, Prof. Dr. Bülent Berkarda’dan İstanbul Üniversitesi rektörlük görevini devralırken 59 yaşındaydı. 10 yıl sonra, 21 Mart 2008 günü Ergenekon’un bilmem kaçıncı dalgasında gözaltına alındığında 69 yaşındaydı. 15 yıl sonra ise İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin malum Cemaat’e bağlı heyeti, 5 Ağustos 2013 günü verdikleri kararda Alemdaroğlu’na, “Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek suçunu işlediği sabit olduğundan” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdiklerinde 74 yaşındaydı.
Prof. Alemdaroğlu karar duruşmasına katıldığında valizini de getirmişti. Özel yetkili mahkeme, Alemdaroğlu’nu hemen tutukladı. Silivri 1 No’lu Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Alemdaroğlu ile B-1 koğuşunda Atilla Uğur, Hasan Ataman Yıldırım ve Deniz Yıldırım’la birlikte kaldık. Kemal Hoca’nın tadına doyulmaz sohbetlerini dinleme fırsatını bulduk. Ne yapmıştı da özel yetkili mahkeme tarafından böyle ağır bir cezaya çarptırılmıştı eski rektör? 
Alemdaroğlu bunun cevabını, yeni çıkan kitabı “Terörist Rektör/kumpasçılara neşter” kitabında veriyor. (Kaynak Yayınları)
İşte “Terörist Rektör”den 
bazı bölümler:
‘SEN NE BİLİRSİN!’
“Tekrar nezarethaneye getirdiler. Bir süre sonra bir görevli geldi ve beni  4. veya 5. kata çıkararak bir odaya aldı. Ben odada beklerken  sivil giyimli, uzun boylu ve at kuyruğu saçlı bir erkek içeri girdi  ve benim karşıma oturarak ‘Hocam biraz sohbet edelim’ dedi. Ben de ‘Edelim’ dedim. ‘Ne konuşalım’ diye sorunca da ‘Spor’ dedim. Bunun üzerine Beşiktaş Spor Kulübü taraftarı olduğunu  söyledi. Ben de Süleyman Seba ağabeyimin Beşiktaş Kulübü’ne çok hizmetler yaptığını belirttikten sonra Serdar Bilgili’yi de tanıdığımı, sevgim ve saygım olduğunu söyleyince karşımdaki kişi birden hiddetlenerek, ‘Bana Serdar Bilgili’ den bahsetmeyin’ dedi. Ben hayretler içinde nedenini sorunca da ‘Kulübümüz o adam başkan olduğunda 4 puan önde, birinci durumdayken onun başarısızlıkları nedeniyle şampiyonluğu kaybettik’ dedi. Bunun  üzerine ben ‘Öyle mi’ dedim. Bu defa o kişi tekrar sinirlendi ve bana ‘Hocam ne konuşalım dedim, spor dediniz, ancak anlıyorum ki siz sporu da bilmiyorsunuz, acaba siz ne bilirsiniz’ demez mi ?”
‘SAVCILARIN VAHŞETİ’
Alemdaroğlu’nun sorgu ve savunması 1 Haziran 2009 günü yapıldı. Alemdaroğlu, duruşma savcılarının tutumunu “hukuk vahşeti” olarak değerlendiriyor, “Bu vahşet, savcılar tarafından bilinerek, istenerek ve zevk alınarak işlenmiştir. 
Nitekim duruşmalar sırasında savcıların tutum ve davranışları bize göre bu hukuk vahşetinin çok açık kanıtıdır” diyordu. Duruşmada, savcıların Alemdaroğlu’na yönelttiği sorular bunu açıkça gösteriyordu.
‘PERİNÇEK HAKLIYMIŞ’
Duruşma savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, “Ümit Sayın’ın İstanbul Üniversitesi’nde göreve başlamasında Doğu Perinçek’in herhangi bir katkısı olmuş mudur?” diye soruyordu. Alemdaroğlu ise “Hayır. Biraz önce konuşmamda da belirttim, Sayın Perinçek bana bir kişinin alınmaması yönünde mektup yazdı ama biz onu değerlendirirken farklı değerlendirdik, o kişiyi tayin ettik. Fakat haklıymış Sayın Perinçek, bugün ortaya çıktı” diye yanıt veriyordu.
‘27 MAYIS SORGUSU!’
Diğer savcı Nihat Taşkın ise “1960 asker müdahalesi sizce bir devrim midir? Askeri müdahale midir?” diye soruyor, Alemdaroğlu’nun avukatı Metin Çetinbaş “Ya bu davayla ne ilgisi var 60 devriminin, böyle soru olur mu?” diye itiraz ediyor, Alemdaroğlu da “İsterseniz 1908 Meşrutiyetten başlayalım” diye cevap veriyordu!
MİLLİ DAVAYA 'TERÖR EYLEMİ' DEDİLER
Deniz Bilici
Talat Paşa Komitesi’nin faaliyetlerinin terör örgütü faaliyeti olarak gösterildiği iddianameye Alemdaroğlu şöyle yanıt veriyor: 
“Talat Paşa Komitesi bir sivil toplum hareketidir. Yasal bir harekettir. Amacı; 1915 yılından itibaren, emperyalistlerin Türkiye vatanını bölmek için uydurdukları yalana karşı özellikle Avrupa ülkeleri ve ABD nezdinde çalışma, bilgilendirme yapmaktır. ‘Ermeni Soykırımı yoktur, bu Emperyalistlerin uydurduğu bir yalandır’ sloganıyla İsviçre, Almanya, Fransa ve İngiltere’de etkinlikler gerçekleştiren ve bu nedenle AB yetkililerince T.C Hükümeti’nden derhal ortadan kaldırılması istenen Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başkanlığındaki Talat Paşa Komitesi, savcılar tarafından neden suç örgütü olarak kabul edilmektedir? Savcılar Ermeni soykırımı iddialarını kabul mü etmektedir? Sadece hayali Ergenekon örgütüne delil yaratmak için Talat Paşa Komitesi’nin yasal faaliyetlerini malzeme yapma çabasını anlamak gerçekten mümkün değildir. Bir Türk olarak bu durumdan ayrıca üzüntü duymaktayım. Ben Kemal Alemdaroğlu, Doğu Perinçek, Ferit İlsever ve başta Sayın Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak üzere, birçok siyasi parti genel başkan ve yetkilileri, öğretim üyeleri, basın mensupları ve Türk aydınlarıyla birlikte Vural Savaş, Servet Bora, Yaşar Okuyan, Yaşar Nuri Öztürk, Barlas Doğu, Nur Serter, Zekeriya Beyaz, Mehmet Gül; bu komitenin faaliyeti olarak Lozan, Berlin ve Avrupa’nın önemli merkezlerinde ‘Ermeni soykırımı yoktur, bu emperyalistlerin yalanıdır’ diyerek yürüyüş, miting ve toplantı düzenledik. Talat Paşa Komitesi’nin faaliyetleri asla yasadışı değildir, hayali Ergenekon örgütü ile asla ilgili değildir. Ben böyle bir suçlamayı kabul etmiyorum. Talat Paşa Komitesi Üyesi olmaktan da onur duyuyorum. Bundan sonra da benzer faaliyetleri gururla sürdüreceğim.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.