Teröre desteği kesin PYD’yi konuşalım

Suriye’nin önemli isimlerinden emekli General Heysem Hassun Aydınlık’a konuştu. Hassun, terörle mücadelede Ankara’nın samimi bir görüntü verebilmesi için öncelikle Suriye’de değişik terör gruplarına verdiği desteği kesmesi gerektiğini belirtti

Teröre desteği kesin PYD’yi konuşalım
12 Temmuz 2016 Salı 13:13

Deniz Büstani / Ankara
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Soçi’de yaptıkları görüşmede “terörle ortak mücadele” ve “Suriye’de birlikte çalışma” konularında aldıkları ortak karar, gözleri Ankara’nın Suriye politikalarına çevirdi. Türkiye’nin politika değişikliğine gideceğini gösteren adımları, Ankara ile Moskova arasındaki “Suriye Mutabakatı”nı ve atılması gereken öncelikli adımları Suriyeli yetkililerle konuştuk.

UYGUR TÜRKLERİNİ MİT SURİYE’YE SOKTU
Suriye’nin önemli isimlerinden emekli General Heysem Hassun, terörle mücadelede Ankara’nın samimi bir görüntü verebilmesi için öncelikle Suriye’de değişik terör gruplarına verdiği desteği kesmesi gerektiğini belirtti. Son olarak MİT’in Uygur Türklerinden oluşan Türkistan İslami Partisi militanlarını ülkeye soktuğunu ifade eden Hassun, Türkiye’nin bugün hali hazırda teröristlere silah ve ekipman yardımlarını sürdürdüğünü belirtti. Suriye’de devlete karşı silah kullanan tüm silahlı grupları terörist olarak gördüklerini de vurgulayan general, halkın PYD/YPG’yi IŞİD ve El Nusra’dan farklı görmediğinin altını çizdi.

ANKARA’NIN YAPMASI GEREKENLER
“AKP Hükümeti samimi ise yapacağı bellidir” diyen General Hassun, AKP’nin atması gereken adımları şöyle sıraladı: “MİT terörist gruplarla ilişkilerini tümüyle kesmeli. Türkiye Suriye sınırı terör gruplarına tamamen kapatılmalı. Başta Halep ve Lazkiye olmak üzere teröristlerin beslenme kaynakları kurutulmalı. Terörist grupların eğitim aldığı, Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde kurulan askeri kamplar kapatılmalı. Ankara’daki iktidar İhvancı ve Neoosmanlı karışımı ideolojisi gereği benimsediği Suriye yönetimini düşürme planlarından vazgeçmeli.”

SİLAH TAŞIYAN HERKES TERÖRİST
Hassun “Lavrov, Suriye’deki terör grupları konusunda Türkiye ile görüş ayrılığı olmadığını belirtmişti. Siz hangi grupları “terör örgütü” olarak görüyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Uluslararası camia eskiden beri Nusra Cephesi ile IŞİD örgütlerini terörist saymıştı. Daha sonra bir adım daha atılarak İslam Ordusu örgütü de terörist sayıldı. Lakin Türkiye hükümeti, diğer grupları ‘ılımlı silahlı muhalefet’ olarak tanımlıyor. Uluslararası hukukta hiç böyle bir terim yok. Meşru devlete karşı silah taşıyan her kimse en iyi ihtimalle isyancıdır, en kötü ihtimalde ise teröristtir. Suriye’de devletin inisiyatifi dışında silah taşıyan bütün gruplar teröristtir. Rusya Türkiye’nin ılımlı dediği örgütleri de bu kategoriye dahil etmeyi umuyor. Fakat AKP iktidarı hala bu silahlı grupları destekliyor. Umuyorum ki en kısa zamanda bu tavırlarından vazgeçerler. Henüz somut bir adım göremedik ama umarım Lavrov, Türkiye’yi bu konuda ikna edebilmiştir.”

İKİ DEVLETİN ÖNCELİKLERİ
| Türkiye ile Suriye’nin yakınlaşması durumunda Şam’ın YPG’ye karşı tutumu ne olur? Kantonları birleştirmeye çalışan PYD, geçen aylarda Suriye’nin kuzeyinde federasyon ilan etmişti. Buna Şam’ın tepkisi ne oldu?

“Öncelikleri konuşursak Türkiye ilk önce terörist gruplara silah vermeyi durdurmalı, sonra Kürt örgütleri konuşuruz. Türkiye, Suriye’nin önceliklerine kulak verirse herkes kâr eder. Çünkü o zaman ülkelerin öncelikleri dolayısıyla bölge öncelikleri ön plana çıkar. Olayların başlangıcında Suriye yönetimi o grupları (PYD/YPG), kendi bulunduğu halk kesimlerini terörist saldırılardan korumak hedefiyle desteklemişti. Şu an için ise halk, o grupların IŞİD ve Nusra cephesinden farksız olduğunu düşünmektedir. Nitekim devlete silah kaldıran herkes isyancıdır, teröristtir. Eğer YPG ciddi ciddi devlete karşı baş kaldırırsa Suriye Ordusu’nun buna kayıtsız kalacağı düşünülemez.

MÜNBİÇ’E GİDEN ABD’LİLERİ GÖRMEDİNİZ Mİ?
Öte yandan Türkiye ile ABD arasında çelişki ve görüş ayrılıklarının olduğuna şüpheyle yaklaşıyorum. Türkiye, YPG’nin ana güç oluşturduğu SDG milisleri Suriye-Türkiye sınırının yanından Türkiye yönetiminin gözü önünde, Amerikalılarla birlikte araçlarla Rakka’nın Ayn İsa İlçesi’ne doğru yol almıştı. Operasyon başarısız bir şekilde bittiğinde aynı konvoy yine sınır bölgesinden geçerek Münbiç’e gitmişti. Türkiye yönetimi ABD’nin bu pişkin davranışlarını görmezlikten geldi. ABD ile Türkiye arasında anlaşmazlık varsa da Türkiye bunu kendi faaliyetleriyle bize ispatlamalı.”

SOÇİ MUTABAKATI
Rusya ile 24 Kasım 2015’te yaşanan uçak krizinin ardından iki ülkenin Dışişleri Bakanları iki hafta önce Soçi’de ilk kez bir araya geldiler. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile mevkidaşı Sergey Lavrov arasında gerçekleşen 36 dakikalık görüşmede, Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi ve iki ülkenin Suriye’de ortak hareket etmesi konusunda mutabakat sağlandı.
Sergey Lavrov görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Suriye’de terörist gruplar konusunda iki ülkenin hemen hemen hiçbir görüş ayrılığının bulunmadığını vurgularken, Mevlüt Çavuşoğlu da Suriye’nin sınır bütünlüğü konusunda hemfikir olunduğunu belirtti. Ayrıca toplantıda, 7 aydır dondurulmuş olan terörle mücadelede ortak çalışma grubunun yeniden faaliyete geçirilmesi kararı alındı.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.