Telafer Türkmenleri kaderine terk edildi

Yardım için valiliğe başvurduklarında ‘Mevzuat size yardım etmemize uygun değil’ yanıtını aldılar. Oysa Suriyelilere ve Uygur Türklerine her türlü kolaylık sağlanıyor. Türkiye’ye sığınan Telafer Türkmenlerinden Zalo aşireti reisi Şuayb Zalo Aydınlık’a konuştu.

Telafer Türkmenleri kaderine terk edildi
01 Şubat 2016 Pazartesi 16:09

Oktay Yıldırım

“Türkmenler bombalanıyor” propagandasıyla Suriye ve Rusya düşmanlığı yapan AKP hükümeti, Türkiye’ye sığınan Türkmenleri kaderine terk etti.
“Suriyelilere bedava verilen ilaçlar anavatanımızda bize parayla satılıyor. Kira, elektrik, su ve yemek masrafları için çalışmak zorundayız ama Suriyelilere çalışma izni verilirken biz iş bile bulamıyoruz.”
Bu sözler Talafer Türkmenlerinden Zalo aşiretinin reisi Şuayb Zalo’ya ait. Zalo yaklaşık iki yıl önce Talafer’den ayrılıp Kayseri’ye gelmiş. Önce Amerika arkasından Barzani, sonra da IŞİD zulmüne uğramış. Çaresiz kalınca vatanını terk edip anavatana gelmiş ama... Aması için Şuayb Zalo kardeşimize kulak verelim...

SADDAM ADİL BİR ADAMDI
Talafer’de yaşayan Türkmenlerin yaklaşık yüzde 30’u Şii, geri kalanı da Sünniymiş ve neredeyse hepsi akraba. “Saddam adil ve düzgün bir adamdı” diyor Şuayb Zalo, “Kimseyi kayırmazdı. Ama vatana ihanet edene, kendi akrabası bile olsa acımazdı. İran-Irak savaşında Şii, Sünni, Kürt, Türkmen hep bir aradaydık. Ben de Kanas’la boynumdan vuruldum. Omuz omuza vatanımızı savunduk. Saddam varken ne mezhep kavgası vardı ne de adaletsizlik. Şii kadın ile Sünni erkek evlenirdi, çocuklarının yarısı Şii yarısı Sünni olurdu. Ne zamanki Amerika geldi, kardeş kardeşe düşman olmaya başladı. Ülkenin altı üstüne geldi. ...”

BUGÜN TOPRAĞIMIZ YARIN NAMUSUMUZ...
“ABD ile birlikte, Talafer’in güneyi Şii, kuzeyi Sünni bölgeleri olarak bölündü. ABD yetkilileri sırayla bütün ileri gelenleri dolaşıp devşirmeye çalıştılar. 2003 yılının, 4. ayının 9’uydu. Basra tarafından ABD yetkilileri bize de geldi. Gelenlerin başında Landary adında bir subay vardı. Yardım istediler. Kabul etmedik. Ben onlara ‘Bugün toprağımıza basan yarın namusumuza basar’ dedim.”
“Benim aşiretimden çok sayıda adam Amerikalılara karşı direnişe katıldı. Ben de savaştım. Ondan sonra fitne çıkarmaya başladılar. Mahallemizde önce ses bombası patlattılar, sonra da baskın yapıp benimle birlikte 50 kişiyi tutukladılar. Bizi buğday silolarına koydular. Sonra sorguladılar. Amerikalılarla işbirliği yapan bir Iraklı subay bana ‘Neden ABD ile savaşıyorsunuz, hapiste mi kalmak istiyorsunuz?’ dedi. Ben de ona ‘Amerikalılar yarın gidecek, sen onları değil bizi destekle’ dedim. Bu kez Amerikalı subaylar geldi. Onlara da ‘Vatan bizim çadırımızdır, çadırıma ihanet etmem’ dedim.”

SADDAM’IN UN TIR’LARI BOMBA TIR’I OLDU
“ABD Şii-Sünni çatışmasını körüklemek için her türlü fitneyi çıkardı. Saddam zamanında devlet her aileye belli miktarlarda ücretsiz un, pirinç, şeker, et ve çeşitli gıda maddeleri dağıtırdı. Süt bedava verilirdi. Biz bu yardımları taşıyan TIR’ların gelişine alışkındık. Ama işgalden sonra bu TIR’larda bomba geldi. 2007 yılının 3. ayında bir ABD TIR’ı Talafer’e geldi. Un yüklü olduğu söylendi. İnandık. Önünde polis arabaları vardı eskortluk yapıyorlardı. TIR’ı getirince ortadan kayboldular. Halk aylık ununu almak için toplandığında TIR’ın içindeki bomba patladı. 140 kişi öldü. Aynı anda cep telefonları ve akşam da elektrikler kesildi. O gece polisle birlikte gelen bazı Şii gruplar 82 kişiyi öldürdüler. Bu olaydan sonra 4 bin Türkmen ailesi Talafer’i terk etti. Bu katliamın sorumluları hakkında hiçbir şey yapılmadı. Bu, ABD tarafından desteklenen büyük bir fitneydi.”
“Aslında Musul’a ilk gelen IŞİD’liler 200 kadardı. 70 bin asker emir almış gibi silahını bırakıp toplu halde kaçtı. IŞİD Talafer’e geldiğinde hapiste yatan 62 Türkmeni hemen öldürdü. Hapisteki Sünnilerin hepsi IŞİD’e katıldı. 2014’e kadar da IŞİD zulmünü ABD ve İngiliz uçaklarının bombardımanı altında yaşadık. Biz de sonunda ana vatana gelmek zorunda kaldık. Ben 24 kişilik ailemle birlikte geldim. Burada daha sonra gelenlerle birlikte yaklaşık 451 Türkmen var.”

ANAVATANDA TÜRKMENE YARDIM NİYE YOK
“Buraya ilk geldiğimizde yardım için yetkililere gittik. Çünkü Suriyeli sığınmacılara alışveriş kartları verilmişti. Vali Yardımcısı bize, ‘21 bin Suriyeli, 300 de Türkmen var, hepinize nasıl yardım edelim’ dedi. Çok şaşırdık. Sonra ‘mevzuat size yardım etmemize uygun değil’ dediler. Daha sonra Vali bizi evine davet etti. Durumumuzu anlattık, o zaman biraz malzeme ve her aileye 250 TL’lik çek verildi. Bir de Melikgazi Belediyesi 28 soba, Kaymakamlık da 38 ton kömür verdi. Bunun dışında bir yardım görmedik. Burada Uygurlar var. Yaklaşık 800 kişiler. Onları lojmanlara koymuşlar, alışveriş çekleri veriyorlar. Elektrik, su bedava ve hepsi bir arada... Ama biz Türkmenlere bu imkânların hiçbiri verilmedi. Çalışmak için iş bile bulamıyoruz.”

SURİYELİLERE BEDAVA BİZE PARAYLA
En büyük zorluğu hastanelerde yaşıyoruz. Muayene olmak, ilaç almak çok zor. Paramız da sigortamız da yok. Sema Bacı (Dr. Sema Karaoğlu) sağ olsun hastalarımıza baktırıyor. Yoğun çabalarımız sonucu Vali’nin emriyle devlet hastanesinde bakmaya başladılar ama ilaç vermiyorlar. Suriyeli Araplara bedava verilen ilaç biz Türkmenlere verilmiyor.”
Şuayb Zalo, kendi imkanlarıyla akademisyenlerden, esnaftan, halktan topladığı yardımları Hatay’daki, Mersin’deki Telafer Türkmenlerine ulaştırıyor. Zalo, bizim bir parçamız. Suriye’de yönetimi yıkmak için her gün Türkmen sömürüsü yapan AKP hükümetinin gerçekten Türkmenlerle bir ilgisi olsaydı Telafer Türkmenlerinin sesine kulak verirdi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.