Son uyarı

Org. Başbuğ, Türkiye’nin dış politikasını değerlendirdi. Sözde Ermeni Soykırımı konusunda Ankara’nın sessizliğini eleştiren Başbuğ, ‘Perinçek’in tavrını desteklememiz lazım’ dedi. Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunarak ÖSO’yu desteklemenin yanlış olduğu söyledi

Son uyarı
01 Haziran 2016 Çarşamba 11:47

Aydınlık / Ankara
Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Almanya parlamentosunda oylanacak soykırım tasarısı ile ilgili olarak yaşanan sessizliği ve Ankara’nın tutumunu sert bir dille eleştirdi. Başbuğ, “Bu konuda bir Türk devlet yetkilisinden bir söz duyduk mu? Birisi çıkıp, bir şey söyledi mi? Akademisyen profesörlerimizden bir şey duydunuz mu? Bu ne sessizlik? Almanya’daki sivil toplum örgütleri, Vatan Partisi, ki bu konuda Doğu Perinçek’in tavrını desteklememiz lazım, bunlardan başka bir hareket oldu mu? Bu sessizlik niye? Bu önemsiz bir konu değil. Geçerse, ertesi gün Büyükelçimizi Ankara’ya çağırarak mı cevap vereceğiz?” ifadelerini kullandı.

SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KORUNMALI
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, “Birlikte Türk Milletiyiz Hareketi”nin davetlisi olarak Türkiye Barolar Birliği’nde, “Dış Politikamız, Ermeni İddiaları ve Gerçekler” konulu bir konferans verdi. Cumhuriyet tarihinin en zor ve en sıkışık dönemini yaşadıklarını belirten Başbuğ, “Ancak olumsuzluklar bizi karamsarlığa sürüklememeli. Bu millet yine üstesinden gelebilir. Tek şart, bütünlüğümüzün sağlanmasıdır. Tüm konuşmalarımız bütünlüğe yönelik olmalı” dedi. Başbuğ konuşmasında geçtiğimiz dönemlerde TSK’ya darbe vurulduğunu, TSK’ya hiçbir ülkede olmadığı kadar büyük bir hainlik yapıldığını vurguladı.

İRAN VE RUSYA İLE ORTAK HAREKET
Konuşmasında dış politikada milli menfaatlerin esas olması gerektiğini kaydeden Başbuğ, “Suriye’nin toprak ve siyasi bütünlüğünün muhafaza edilmesi en önemli noktadır. Çünkü aynı senaryoyu Irak’ta yaşadık. Şu anda Suriye’nin bütünlüğü tehdit altındadır. Maalesef Türkiye ÖSO’nun yanında yer aldı. Bunun yanlışlığını siyasi iktidardaki yetkililer de söylemeye başladı” ifadeleri kullanıldı.
Esad’ın gidip gitmeyeceğinin Türkiye’nin sorunu olmadığını kaydeden Başbuğ, “Buna karar verecek olan Suriye halkıdır. Suriye konusunda İran ve Rusya ile birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Türkiye Suriye’de etkin olmak istiyorsa, Rusya’yla ilişkilerini normalleştirmek zorunda. Merkezi hükümetle de ilişkileri düzeltmek, diplomatik kanalları açmak zorunda” görüşünü savundu.

ALMAN DIŞİŞLERİ’NDEN YETKİ SAVUNMASI
Berlin’de “soykırım” tasarısına karşı düzenlenen yürüyüşün ardından Alman kamuoyunda başlayan “Alman Meclisi yetkili değilsin” tartışmasına Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’de dahil oldu. Steinmeier, bir olayın 100 yıl önce gerçekleşmesinin parlamentonun bu konuyla ilgilenmesi için bir engel taşımadığını savundu.
Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Federal Meclis’te 2 Haziran Perşembe günü oylanacak “soykırım” iddialarını içeren tasarıyla ilgili, “Bunun, asıl gerekli olanlar için ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki diyalogsuzluktan çıkılmasına giden yolu kapatmamasını ümit ediyorum” dedi. Steinmeier, Yabancı Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği toplantıda, bir olayın 100 yıl önce gerçekleşmesinin parlamentonun bu konuyla ilgilenmesi için bir engel taşımadığını savundu. Daha önce de bunun gerekli ve anlaşılabilir olmasının yanında kolay olmadığını ifade ettiğini anımsatan Steinmeier, tarihi karmaşık bir konunun bir kavrama indirgenmesini ise eleştirdi.
“Bunun (tasarının), asıl gerekli olanlar için ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki diyalogsuzluktan çıkılmasına giden yolu kapatmamasını ümit ediyorum” ifadesini kullanan Steinmeier, iki komşu ülkedeki farklı perspektiflerin ele alınmasının gerekli olduğunu belirtti. Steinmeier, her zaman hem Ankara’da hem ve Erivan’da bunun için çaba gösterdiğini kaydetti.
Söz konusu tasarının Federal Meclis’ten geçmesi durumunda Almanya’da yaşayan Türklerin Alman toplumuna ve siyasetine güvenini kaybetme endişesi taşıyıp taşımadığına ilişkin soruya karşılık Steinmeier, “Hayır. Almanya’da yaşayan ve çoğunluğu Alman vatandaşlığına geçmiş Türk kökenli insanların ülkemize karşı olan tutumlarını sadece Federal Meclis’teki bir tartışmaya ve bir karar tasarısıyla şekillendirmelerini yanlış bir algı olduğunu düşünüyorum.” cevabını verdi. Türklerin iki-üç kuşaktır Almanya’da yaşadığını anımsatan Steinmeier, Türklerin nesillerden beri şekillenen tutumlarının 2 Haziran’daki kararla etkilenmeyeceğini savundu.
2 Haziran’da Arjantin’e ziyarette bulunacağından dolayı oylamaya katılamayacağını ifade eden Steinmeier, yaşanan fikir alışverişinden sonra partisi SPD’nin müşterek oy kullanacağını kaydetti.

Vatan Partisi’nden Yeşiller’e ‘1915’ uyarısı

Övgü Alcan / Berlin
Vatan Partisi, Almanya Parlamentosu’nda 2 Haziran Perşembe günü oylanacak 1915 olaylarıyla ilgili tasarının sahiplerinden Yeşiller Partisi’ne Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Alman Meclisi’nin “soykırım kararı konusundaki yetkisizliğini” özetleyen Almanca mektubunu verdi. Vatan Partisi Avrupa Temsilcisi Beyhan Yıldırım, Yeşiller Partisi Genel Başkanı Simone Peter ve beraberindeki heyete yaptığı açıklamada, “Yapmak istediğiniz oylama uluslararası hukuka aykırıdır. Bu yanlıştan dönmezseniz, hukuki mücadele yürüteceğiz” dedi.
Vatan Partisi Avrupa Temsilcisi Beyhan Yıldırım, Berlin’deki Almanya Başbakanlık binası önünde basın açıklaması yapan Yeşiller Partisi Genel Başkanı Simone Peter ve beraberindeki heyeti parlamentoların soykırım kararı alamayacağı konusunda ayrıntılı bilgi verdi. Yılıdırım ve Yeşiller Partisi kurmay heyeti arasında çarpıcı diyaloglar yaşandı. Alman basın mensupları önünde gerçekleşen konuşmada Yıldırım; Peter, Grup Başkanı Anton Hofreiter ve milletvekillerine sözlü uyarılarda bulundu: “Meclisler soykırım kararı alamazlar. 2 Haziran’da yapmak istediğiniz oylama uluslararası hukuka aykırıdır. Soykırım bir suç tanımıdır. Böyle bir hakkınız yoktur. Sizler milletvekilisiniz, yargıç değilsiniz. Alman Meclisi Bundestag, mahkeme değildir. Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi uyarınca, soykırım bir suç tanımıdır ve ancak yetkili mahkemeler soykırım kararı alabilirler. Alman Meclisi’nin böyle bir yetkisi yoktur. Yetkili Mahkeme Uluslararası Ceza Mahkemesi’dir ve Türkiye’nin yerel mahkemeleridir.”
Yıldırım’ın açıklamaları üzerine Simone Peter şu yanıtı verdi: “Bu konuda bizim kendi görüşümüz vardır. Biz farklı düşünüyoruz. Düşünce özgürlüğü kapsamında hareket ediyoruz. Düşünce özgürlüğü kapsamında Parlamento böyle bir karar alabilir. Düşünce özgürlüğü var.” Vatan Partisi Avrupa Sekreter Yardımcısı Engin Baygın ise Simone Peter’e: “Türk düşmanlığı yapanlara oy vermeyeceğiz. Bunu bilin” dedi.

YETKİNİZ YOK
Yıldırım, sözlü uyarılarından sonra Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Alman Meclisi’nin “soykırım kararı konusundaki yetkisizliğini” özetleyen Almanca mektubunu Peter’e takdim etti. Mektubu alan Peter, tartışmaların yapıldığı Başbakanlık binası önünden uzaklaşırken, diğer milletvekilleri Yıldırım’ın yanına gelerek Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı’nın görüşlerini tekrarladılar. Yıldırım bunun üzerine şunları söyledi: “Soykırım bir suç tanımıdır ve her suç gibi cezai bir yaptırımı (Sanktionen) beraberinde getirir. Nasıl diğer suçlara mahkemeler karar veriyorsa, soykırım kararı da ancak mahkemeler tarafından verilebilir. BM Soykırım Sözleşmesi’ne uymalısınız. Politikacılar olarak sizin böyle bir yetkiniz yok. Bu yanlıştan dönmezseniz, mahkemelere başvuracağız ve bu kararların geri alınması için hukuki mücadele yürüteceğiz.”

Bin 373 örgütten ‘boykot’ uyarısı

Aydınlık / Ankara
Aralarında Türkiye Kamu-Sen’in de yer aldığı, bin 373 kitle örgütü, yarın sözde Ermeni soykırımıyla ilgili önergeyi oylamaya hazırlanan Almanya Federal Meclisi’ni uyardı. Kitle örgütleri Alman milletvekillerine gönderdikleri mektupta, önergenin kabul edilmesi halinde Almanya ürünlerinin, Türkiye’deki Alman eğitim kurumlarının ve bilimsel çalışma ve kongrelerinin boykot edileceğini belirtti.
Türkiye Sivil Toplum Birliği üyesi bin 373 kitle örgütü adına gönderilen mektupta önergenin, Ermeni yalanlarına ve Türk düşmanlığına göre hazırlandığı; ırkçı, insanlık dışı, ağır ve keyfi suçlamalar içerdiği kaydedildi.
Tehcirle ilgili geçmişte verilen mahkeme kararlarının ve en son sözde Ermeni soykırımıyla ilgili AİHM’in Perinçek-İsviçre davasında verdiği kararın hatırlatıldığı mektupta, “Bütün bu gerçeklere rağmen Alman Federal Meclisi, siyasi bir kurum olduğunu dikkate almadan önergeyi kabul edecek olursa, hukuka saygısızlık etmiş olur. Böyle bir karar, bizleri bazı tedbirler almaya zorlayacaktır” denildi.
Mektupta şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’nin bütün il ve ilçelerindeki örgütlerimizle, bir kampanya açarak Almanya’nın mal, mamul ve ürünlerine, Türkiye’deki bütün eğitim kurumlarına, bilimsel çalışma ve kongrelerine karşı kamuoyunda hassasiyet yaratacağımızı, T.C. Hükümetini, kamu kuruluşlarını, siyasi partileri göreve davet edeceğimizi üzülerek bildirmek isteriz.” Mektupta,“Türklere kin ve nefreti kimlik yapmaktan kurtulup, emperyalistlerin Ermenileri nasıl sömürdüğüne ve sömürmeye devam ettiklerine baksınlar. Anayasalarındaki, Türkiye Cumhuriyeti’nden toprak talebinden vazgeçip ‘Ağrı Dağı’nı devlet armasından çıkarsınlar. Karabağ ve 7 ili işgalden vazgeçsinler. Azerbaycan’dan Hocalı soykırımı için özür dileyip, işgali kaldırsınlar. Türklerin, ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ politikası güttüğünü hatırlasınlar” denildi.

ADD: Yanlıştan dönün

Aydınlık / Ankara
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından yapılan açıklamada Alman Federal Meclisi’nin sözde Ermeni Soykırımı yasa tasarısını görüşecek olmasına tepki gösterilerek, “Milli parlamentoların, çerçevesi uluslararası anlaşmalarla çizilmiş bir alanda ahkam kesmesi ve kendisini ceza mahkemesi yerine koyup suçlayıcı yaklaşımlarda bulunması kabul edilemez. Federal Almanya Parlamentosu’nu bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz” denildi.
Açıklamada, “2 Haziran 2016 tarihinde görüşülmesi düşünülen önergenin Federal Almanya Parlamentosu’nda gündeme gelmesi Türk halkını olduğu kadar, Federal Almanya’yı kendilerine ikinci vatan olarak gören 3 milyona yakın vatandaşımızı ve Türk kökenli Alman vatandaşlarını da derinden üzmüştür. Milli parlamentoların çerçevesi uluslararası anlaşmalarla çizilmiş bir alanda ahkam kesmesi ve kendisini ceza mahkemesi yerine koyup, suçlayıcı yaklaşımlarda bulunması kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.

Tasarıya karşı kritik ziyaret

Aydınlık / Ankara
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Alman Federal Meclisi’nde 2 Haziran’da görüşülecek sözde Ermeni Soykırımı Tasarısı’na karşı Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Hansjörg Haber ile görüştü.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, 2 Haziran’da Alman Federal Meclisi’nde görüşülecek olan sözde Ermeni Soykırımı Tasarısı’nın engellenmesi için temaslarına devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Alman Barolar Birliği Başkanı’na mektup göndererek endişelerini dile getiren Feyzioğlu, son olarak Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Hansjörg Haber ile görüştü. TBB Başkan Başdanışmanı Av. Prof. Dr. Necdet Basa ile birlikte Büyükelçi Hansjörg Haber’i ziyaret eden Feyzioğlu, hukuki dayanaktan yoksun olan sözde Ermeni Soykırımı Tasarısı’nın Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine zarar vereceğini ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinden biraz daha uzaklaşacağını ifade etti.
Ziyaretle ilgili açıklamada bulunan Feyzioğlu, “Türkiye’nin yönünü Avrupa Birliği’nden başka tarafa çevirmesi, sadece Türkiye’ye değil Avrupa Birliği’ne de zarar verecektir. Ayrıca 1963 Ankara Anlaşması ve 1970 Katma Protokol’e dayanan Türk vatandaşlarına serbest dolaşım ve vize muafiyeti tanınmasından geri adım atılmasının da aynı şekilde olumsuz etkileri olacaktır” diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.