Sıra Zarrab dosyasında

Almanya soykırım iddiası ile ilgili kararı parlamentodan geçirirken, ABD de Zarrab dosyasını Erdoğan'ın çevresine doğru genişletiyor. ABD ve AB dosyalarla iktidarı 'açılıma' ve 'PYD kantonlarını kabule' zorluyor

Sıra Zarrab dosyasında
06 Haziran 2016 Pazartesi 11:55

Aydınlık / Ankara
Reza Zarrab’ın FBI ile anlaşarak ABD’ye gitmesi ve geniş bir ifade vermesi ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarı üzerine baskılar arttı. Türkiye AB tarafından soykırım iddiaları ile sıkıştırılmaya çalışılırken, ABD de “Zarrab dosyası” ile Erdoğan ve iktidar üzerindeki baskılarını arttırmaya çalışıyor. New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara tarafından yürütülen soruşturmada “Zarrab dosyası”na sürekli yeni eklemeler yapıyor. İddianameye 17-25 Aralık belgelerinin de delil olarak konulması “Zarrab dosyası”nın Erdoğan ve iktidar üzerinde “sopa” olarak kullanılacağının işaretlerini verirken, gelişmeleri yakından izleyen siyasi gözlemciler, “ABD, Suriye ve Irak’ta IŞİD bahanesiyle tarafları hizaya getirmeye çalışıyor.
IŞİD’i tarafların üzerine salarak istediği sonucu almaya çalışıyor. Öyle görünüyor ki Türkiye’de de benzer yöntem uygulayacak. Zarrab dosyasını kullanarak Erdoğan ve AKP iktidarına istediğini yaptırmaya çalışacak” dediler.

ABD VE AB’NİN ÜÇ İSTEĞİ
ABD ve AB’nin Erdoğan ve AKP iktidarından esas olarak üç isteği bulunuyor. Washington ve Brüksel’den yapılan açıklamalarda da gündeme gelen üç istek şöyle:
- “Açılım” sürecine geri dön, PKK ile yeniden masaya otur.
- PYD’yi ve kantonlarını tanı, Türkiye sınırlarını PYD için aç.
- TSK ile değil ABD ve AB ile çalış.

ABD DOSYAYI GENİŞLETECEK
ABD ile yakın ilişkileri bulunan ve ABD Ankara Büyükelçiliği’ndeki yemeklerin müdavimlerinden eski bir siyasetçi Aydınlık’a yaptığı değerlendirmede “Zarrab dosyası”nın çok genişleyebileceğini kaydederek, “Bizim edindiğimiz bilgilere göre Zarrab çok önemli bilgiler vermiş. Yazılıp çizilenlerin çok ötesinde bilgiler. Rakamlar da çok büyük. ABD eline çok önemli bir koz geçirmiş bulunuyor. Elinde Reza Zarrab gibi biri olan ABD bu kozunu istediklerini almak için elbette kullanılacaktır.
Dosyanın genişleyip daralması tamamen buna bağlı” dedi.

YENİ DELİLLER EKLENECEK
ABD’de büyükelçilik yapmış emekli diplomatlar da ABD’nin geçmişteki uygulamalarına dikkat çekerek Zarrab’ın ABD’ye götürülmesinin asıl amacının Ortadoğu ve Kürt politikasına Türkiye’yi ikna etmek olduğunu vurguladılar. Zarrab’ın Türkiye’nin güvenlik sorunu haline gelmesinden endişe ettiklerini bildirdiler.
Dosyaya delil olarak eklenen 17-25 Aralık soruşturması ile ilgili olarak Yargıç Richard Berman karar vermedi. Yargıç “Belgeleri inceleyeceğim" dedi, davayı 7 Haziran'a erteledi. Hâkim kararını tam olarak hangi gün açıklayacağını söylemedi. Bu arada savcının gelişmelere bağlı olarak dosyaya yeni deliller ekleyerek dosyayı genişleteceğine kesin gözüyle bakılıyor. Soruşturmayı yürüten savcının yeni hazırlıklar içinde olduğu ifade ediliyor.

İSİM SAYISI ARTIYOR
Zarrab’ın verdiği ifadeler ve dosyaya konan deliller ışığında haklarında suçlama yapılan kişi sayısı da giderek artıyor.
Şu anda Zarrab’ın suç ortağı olarak gösterilen Türk sayısı 90’ı aşarken, bu sayının önümüzdeki günlerde daha da artacağı, ABD’nin Türkiye’den isteklerinin yerine getirilip getirilmemesine göre Erdoğan’ın yakın çevresine doğru genişleyeceği vurgulanıyor.

SUÇLAMALAR
İddianamede Zarrab’a yöneltilen 4 farklı suçlama var:
- ABD’ye karşı dolandırıcılık
- Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı ihlal
- Bankacılık sistemine karşı dolandırıcılık
- Kara para aklama

İRAN İLE İLİŞKİLERİ MERCEK ALTINDA
20 yıllık sıkı yaptırım döneminin sonra 16 Ocak 2016’da ABD’nin İran’a uyguladığı ambargonun resmen kaldırılmasına rağmen Reza Zarrab’ın ambargoyu delme gerekçesiyle yargılanması, davanın siyasi boyutunu gözler önüne seriyor. İddianameye göre 3 Haziran 2011’de İran Merkez Bankası Genel Müdürü’ne gönderilmiş ve Reza Zarrab’ın imzası için hazırlanmış bir mektupta şöyle yazıyor: “Yaptırımların arttığı bir sır değildi ve İran İslami Devrimi Öncü Lideri, Ekonomik Cihad yılı olarak ilan ettiğinden ötürü, yarım yüz yıllık döviz alım-satımında deneyimi olan ve Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya ve Azerbeycan’da şube açan Zarrab ailesi, anti-yaptırım politikalarına karşı para ve döviz alım-satımında her türlü işbirliğine katılma niyetlerini açıklamasını bizim ulusal ve ahlaki görevimiz olarak addetmekteydi. İslami İran’ın gayretli çocuklarının çabalarının ve işbirliğinin bütün uluslararası ve finansal alanlarda değerli ülkemizin gelişimini yükselen bir artış olarak sonuçlandırmasını ummaktayız.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.