‘PKK’yla mücadeleyi tehlikeye attı’

AKP Hükümeti’nin Irak merkezi hükümetinin iznini almadan Musul’un Başika bölgesine asker ve tank göndermesi Irak’ta PKK’ya karşı konuşlanmış Türk varlığını da tartışma konusu yaptı.

‘PKK’yla mücadeleyi tehlikeye attı’
21 Aralık 2015 Pazartesi 14:29

Aydınlık / Ankara

AKP Hükümeti’nin Irak merkezi hükümetinin iznini almadan Musul’un Başika bölgesine asker ve tank göndermesi Irak’ta PKK’ya karşı konuşlanmış Türk varlığını da tartışma konusu yaptı.
Olayın ortaya çıkması sonrası ABD’den yapılan açıklamada “Bilgimiz dahilinde” ifadesi kullanılmıştı. Irak olaya sert tepki verince ve egemenliğinin ihlali olarak değerlendirip konuyu BM Güvenlik Konseyi’ne taşıyınca ABD devreye girdi. Olaya Rusya’nın da müdahil olmasından çekinen ABD en üst düzeyde olaya müdahil oldu. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Davutoğlu ile görüşmesini takiben Obama Erdoğan’ı arayarak Türk askerinin bölgeden çekilmesini istedi.

İSTİHBARAT ZAFİYETİ YAŞANIR
Obama’nın telefonundan sonra Dışişleri Bakanlığı Başika’daki askerlerin çekilmesinin süreceği açıklaması yaparken, daha önce Saddam Hüseyin döneminde yapılan anlaşma çerçevesinde Bamerni’de bulunan ve PKK’ya karşı ileri karakol görevi üstlenmiş olan Türk askerlerinin durumu da tartışılmaya başlandı. Bazı kaynaklar, ABD’nin PKK’ya karşı Irak’ta görev yapan Türk askeri birliklerinin de Irak’tan çekilmesi için baskı yaptığını söyledi. Böyle bir durum gerçekleşirse bundan PKK’nın yararlanacağını vurgulayan kaynaklar, Saddam döneminde yapılan anlaşma çerçevesinde Irak’ta bulunan Türk askerlerinin geri çekilmesi durumunda PKK’ya karşı mücadelede, özellikle de istihbaratta zafiyet ortaya çıkacağını vurguladılar.
AKP’nin izlediği Irak politikasının Türkiye’nin çıkarlarına değil, bölgede fiilen kurulan 2. İsrail’in çıkarına olduğunu kaydeden güvenlik kaynakları ve Ortadoğu masasında çalışmış emekli diplomatlar, AKP Hükümetinin izlediği politikaların “görünmez” yanlarının bulunduğu ve bazı özel ikili ilişkilere göre hareket edildiğini söylediler. Türkiye’nin milli çıkarlarının zarar gördüğünü belirten güvenlik kaynakları ve emekli diplomatlar derhal ilişkilerin düzeltilmesini istediler.

SADDAM’LA YAPILAN ANLAŞMA
Edinilen bilgilere göre, Saddam’la yapılan anlaşma çerçevesinde Irak’taki Türk askeri varlığı ve konuşlandığı bölgeler şöyle:
- Türkiye sınırına yakın noktadaki Batufa ile Kanimasi’de bine yakın asker ve 20 civarında Alman Leopar- 1 tankı bulunuyor.
- Duhok ve Amediye arasındaki Bamerni’de 10’a yakın tank ve bine yakın asker var. Tankların bir kısmı havaalanında ateş pozisyonunda tutulurken, bir kısmı da arazi ve tepelerde mevzilenmiş durumda.
- Metina bölgesinde bulunan Bamerni’deki tepelerde tankların mevzilere yerleştirildiği gözle görülüyor. TSK; buradan Duhok, Sersing, Gare, Metina bölgelerini kontrol altında tutmayı amaçlıyor.
- Havaalanında Türk askerlerinin lojistik ve intikaller için düzenli olarak kullandıkları bir helikopter pisti de bulunuyor.
- K. Irak’taki Zap bölgesindeki Amediye’de ise şehir merkezinin kuzeyinde kurulan karargahta 3 civarında tank yer alıyor.
- Şeladize ve Deraluk civarında ise, 10’a yakın tank ile 500 üzerinde asker ve çeşitli askeri araçlar bulunuyor.

DIŞİŞLERİ: ÇEKİLME SÜRECEK
Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şöyle denildi: “Türkiye, Irak tarafının hassasiyetini dikkate alarak ve DAEŞ’le mücadelenin gerektirdikleriyle uyumlu olacak şekilde, iletişim kopukluğunun kaynağını teşkil eden koruma kuvvetlerinin Musul’dan intikali için başlayan süreci devam ettirecektir.”

‘SON DAKİKA TELEFONLARI TALİMAT GİBİ’
Nur Ersan / Ankara
ANKA Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Enstitü Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Cahit Arman Dilek, ABD Başkanı Obama’nın son dakika telefonlarının talimat gibi olduğunu söyledi. Dilek, Obama-Erdoğan görüşmesi ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede “Obama’nın bu telefonu bana geçen sene Kobani’ye peşmerge koridoru açılması öncesi yapılan telefonu hatırlattı. Temmuz ayında İncirlik mutabakatı öncesinde yapılan telefon görüşmesini hatırlattı. Bunlar son dakika telefonları ile adeta bir talimat niteliğinde açılan telefonlardı. Açılan bu telefonlarla Kobani’ye peşmerge koridorunu açtık. PYD unsurlarına, PKK’nın Suriye koluna silah yardımının önü açılmış oldu. Daha sonra İncirlik mutabakatı ile Amerikan güçlerinin ve NATO güçlerinin Türkiye’de konuşlandırılmasının ucu açık bir şekilde sınırsız ve koşulsuz bir şekilde varlığının önü açıldı” dedi.
Benzer bir durumun da Başika’ya giden Türk askerleri konusunda yaşandığını vurgulayan Dilek şunları söyledi:
“Son telefondan sonra görünen o ki iş ciddi. Obama’nın muhtemelen son uyarısı Türkiye’nin Musul’daki askerini çekmesi gerektiği yönünde oldu. Çünkü basın açıklamasında diplomatik olarak bunu ima eden ifadeler var. Görünen o ki çekecektir. Endişem şu anda Türkiye’nin PKK ile mücadele kapsamında 90’lı yılların ortasından bu yana Irak’ın kuzeyinde bulundurduğu kuvvetleri de çekmesine yol açmasına sebep olabilir.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.