PKK’yı yargıya sokmayın

Geçtiğimiz günlerde Başbakan, CHP ve MHP genel başkanları yaptıkları görüşmede bir mini anayasa değişikliği üzerinde uzlaştıklarını açıkladılar.

PKK’yı yargıya sokmayın
14 Ağustos 2016 Pazar 11:21

Nusret Senem / Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı

Geçtiğimiz günlerde Başbakan, CHP ve MHP genel başkanları yaptıkları görüşmede bir mini anayasa değişikliği üzerinde uzlaştıklarını açıkladılar. Bunun gereği olarak 12 Ağustos günü AKP, CHP ve MHP grup yöneticileri mini anayasa değişikliğinin kapsayacağı konuları görüştüler. Salı günü görüşmeye devam edecekler.
Bazı açıklamalar ve kamuoyuna yansıyan değerlendirmelere göre değişiklik anayasanın yargı bölümü ile ilgili olacak ve bu kapsamda askeri Yargıtay ve askeri idare mahkemeleri kaldırılacak. HSYK’nın yapısı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyelerinin seçimi örnek alınarak düzenlenecek.
RTÜK Yasası’na göre; Üst Kurul’un 9 üyesi siyasi partilerin parlamentodaki üye sayısına göre partilerin gösterdiği adaylar arasından seçiliyor. Bugün RTÜK’ün 4 üyesi AKP, 2 üyesi CHP, 2 üyesi MHP, 1 üyesi de HDP tarafından önerilen isimlerden oluşuyor.
RTÜK’ün bu yapısı yayın alanındaki karar mekanizmasının içine PKK’yı sokmuştur. Aynı zamanda bu alanı tamamen siyasi partilerin etki alanına sokmuş ve siyasileştirmişti. RTÜK’ün kararlarına bakıldığı zaman özellikle iktidar partisinin siyasi amaçları doğrultusunda TRT’yi ve diğer yayın organlarını kontrol ettiği açıkça görülür. Siyasetin ve iktidarın en çok at oynattığı alan radyo, televizyon yayın alanıdır.
Bu olumsuzlukları HSYK üyelerinin seçimi usulune uygulayarak yargı alanına taşımak tam bir cinayettir, yaşanan tecrübelerden ders almamaktır.
Bugünkü HSYK yapısından şikayet edenlerin temel gerekçesi yargının siyasi etkiye ve iktidarın kontrolüne geçmesidir. Oysa önerdikleri HSYK sistemi bugünkü olumsuzluğu aratacaktır. Son derece sakıncalıdır. Yargıdan FETÖ’yü temizlerken onun yerine bölücüleri, PKK’yı ikame etmek ihanetle eşdeğer olacaktır.
Önerimiz şöyledir;
12 Eylül 2010 Referandumu öncesindeki HSYK üyelerini Yargıtay ve Danıştay Genel Kurulları seçiyordu. Fakat bu kurulun içinde Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarının olması ve kurulun bir sekreterliğinin bulunmaması bu görevi Adalet Bakanlığı’nın yapması büyük yanlıştı. Kurulu Adalet Bakanlığı’nın ve dolayısıyla iktidarın vesayeti altına sokuyordu ve yargı bağımsızlığını bozuyor, siyasileştiriyordu. Yargı organlarının bugün içine düşürüldüğü durum işte o tarihteki HSYK’nın yapısından kaynaklanan olumsuzlukları da barındırıyor.
HSYK’nın 2010 Referandumu öncesindeki yapısını eleştirenler 2010 Referandumu’ndan sonra yaptıkları düzenleme ile yerel mahkemelerin yargıçlarından da HSYK’ya üye seçilmesini ve HSYK üyelerinin bütün yargıç ve savcıların katıldığı seçimlerle yapılmasını öngörmüşlerdi. Sonuç HSYK’nın FETÖ’nün eline geçmesi olmuştur. Sonraki bazı yasal değişiklikler FETÖ’nün Yargıtay’dan Danıştay’dan ve mahalli mahkemelerden kaynaklı etkisini büyütmekten başka bir sonuç vermemiştir. Ancak bu olumsuzluk, son çıkarılan Danıştay ve Yargıtay üyeliklerini düzenleyen yasa ve KHK ile düzeltilebilmiştir.
Bu gerçekleri dikkate alan ve olumsuzluklardan ders çıkaran bir HSYK düzeni zorunludur. Bunun için;
1) Adalet Bakanı ve Müsteşarı HSYK başkanlığı ve üyeliğinden kesinlikle çıkarılmalıdır. Çünkü bu sistem HSYK’yı iktidarın vesayet organı haline düşürüyor.
2) HSYK üyelerinin seçimi kesinlikle bütün yargıç ve savcıların katılımını öngören bir seçim sistemi ile yapılmamalıdır. Bu, ülke düzeyinde bütün adliyelerde bir siyasi yarışa, kutuplaşmaya ve ayrışmaya yol açıyor. 2010 Referandumu sonrasındaki HSYK seçimleri bunun açık kanıtıdır.
3) HSYK’nın ‘’Hakimler Kurulu’’ ve ‘’Savcılar Kurulu’’ diye ikiye ayrılması doğrudur. Her iki kurulun birbirinden bağımsız ve özerk olması ve sekretaryasının oluşturulması şarttır.
4) HSYK üyeleri seçiminin Yargıtay ve Danıştay Genel Kurullarınca yasayla belirlenecek oranda Yargıtay üyelerinden, Danıştay üyelerinden ve bütün mahalli mahkemelerin üyeleri arasından seçilmesi en uygun yöntemdir. Yaşanan olumsuz tecrübelerin ortaya çıkardığı uygun yol budur.
5) Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılabilir. Yargıtay ve Danıştay içinde askeri mahkemelerden gelecek dosyalarla görevli ihtisas daireleri kurulabilir. Bu dairelerin üyeleri arasında Askeri Yargıçlar da yer alabilir ancak, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları düzeyinde ve diğer birliklerin içinde askeri mahkemelerin bulunması zorunludur. Cumhuriyet tarihimizin ortaya çıkardığı tecrübeler ve askeri gerekler bunu zorunlu kılmaktadır.
6) Adalet Akademisi Adalet Bakanlığına değil Hâkimler Kurulunun ve Savcılar Kurulunun oluşturacağı eşit sayıdaki üyeden oluşan özel bir kurul tarafından yönetilmeli ve mesleğe alınacak Hakim ve Savcıların sınava kabulü bu kurum tarafından yapılmalıdır.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.