Perinçek’ten vekillere kararname çağrısı

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Hükümeti, TSK’nın yapısını bozan kanun hükmündeki kararnameleri kaldırmaya çağırdı. Perinçek, kararnamelerin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuracak 110 milletvekili arandığını vurguladı

Perinçek’ten vekillere kararname çağrısı
06 Ağustos 2016 Cumartesi 11:04

Aydınlık / Ankara
Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek düzenlediği basın toplantısında, Hükümetin Olağanüstü Hal Yasası kapsamında TSK ile ilgili çıkardığı kanun hükmünde kararnamelerin anayasaya aykırı olduğunu vurguladı. Kararnamelerin iptal edilmeleri gerektiğinin altını çizen Perinçek, özetle şunları söyledi:

KARARNAMELER ANAYASAYA AYKIRI
Anayasaya göre iki ayrı KHK var: Birincisi, TBMM’nin Hükümete yetki vermesi üzerine çıkarılan KHK’ler. İkincisi, olağanüstü hal durumunda düzenlenen KHK’ler. Anayasa’da, TBMM’nin Hükümete yetki vermesi üzerine çıkarılan KHK’lerin Anayasal denetimini önleyen bir hüküm yoktur. Aksine, Anayasa Mahkemesi’nin “görev ve yetkileri” tanımlanırken, “kanun hükmünde kararnamelerin...anayasaya şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetler” denilmiştir (Md.148).
Anayasa’nın 148. Maddenin ilk fıkrası, olağanüstü halde çıkarılan KHK’lerin yargısal denetim yolunu ise kapatmıştır. Ancak bu yargısal denetim engeli, olağanüstü hal döneminde geçerli hükümlerle sınırlıdır. Anayasa Mahkemesi’nin 10 Ocak 1991 tarih ve 1990/25 E. ve 1991/1 K. sayılı ve 3 Temmuz 1991 tarih ve 1991/6 E. ve 1991/20 K. sayılı kararları, Hükümetin olağanüstü hal nedeniyle çıkardığı 667, 668 ve 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameleri için de geçerlidir. Olağanüstü Halin gerekli kılmadığı konuların Olağanüstü Hal KHK’leriyle düzenlenmesi olanaksızdır.

KARARNAME İLE YASA DEĞİŞTİRİLEMEZ
Kanunlar geneldir. OHAL Kararnamesiyle kanun değiştirilemez. Ancak OHAL gerekçesiyle ve süresiyle sınırlı kurallar getirilebilir. 667-668-669 Sayılı Kararnamelerin Olağanüstü Halin süre sınırını aşan ve kanunları değiştiren hükümleri, sırf bu nedenle dahi anayasaya aykırıdır. Kaldı ki, bu kararnamelerin bazı hükümleri, kanunla dahi düzenlense, anayasa aykırıdır.

KOMUTANLIKLARIN MSB’YE BAĞLANMASI
Anayasayla ve 1324 sayılı kanunla hem savaş hem de barış hallerini kapsayacak içerikte belirlenen “Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetlerin komutanıdır” hükmünün, yeni çıkarılan KHK’de değiştirildiğini görüyoruz. Kuvvet komutanlıkları Milli Savunma Bakanı’na bağlanıyor. Böylece genelkurmay başkanının komutanlığı devre dışı bırakılıyor, özetle anayasa çiğneniyor. Jandarmanın İçişleri Bakanlığına bağlanması da, TSK’nın bütünlüğünü ortadan kaldırır. O nedenle iç güvenlik hizmetinde Ordunun bütün olarak değerlendirilmesine zarar verir. Bu düzenlemeler anayasaya aykırıdır ve Ordunun emir-komuta birliğini bozmaktadır. Kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanlığına ve Jandarma Genel Komutanlığının İçişleri Bakanlığına bağlanması, Türk Ordusunun savaş yeteneğine indirilen bir darbedir.

HARP AKADEMİLERİNİN KALDIRILMASI
Harp Akademilerinin kapatılması da anayasaya aykırıdır. Zira, Harp Akademileri, anayasada “Yüksek öğretim kurumlarından özel hükümlere tabi olanlar” şeklinde özel bir düzenlemeye tabi tutulmuş ve “Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı” kurumlar olarak tanımlanmıştır(Md 132).

GENELKURMAY’I VE MİT’İ BAĞLAMA
Genelkurmay Başkanlığı ve MİT’i cumhurbaşkanlığına bağlama girişimi, anayasaya aykırı olmanın ötesinde anayasa sistemini bozar. Çünkü cumhurbaşkanı sorumsuzdur, genelkurmay başkanı ve MİT bağlandığı zaman sorumlu duruma düşer. İkincisi, yürütme organı Meclis’in denetimi altındadır. Genelkurmay Başkanlığı ve MİT hükümete bağlı olmazsa, Meclis’in hükümet üzerindeki denetimi ortadan kalkar.

ASKERİ YARGI DÜZENLEMESİ
Askerî yargı, Anayasa’nın 156 (Askeri Yargıtay) ve 157. maddelerinde (Askeri Yüksek İdare Mahkemesi) görev tanımları da yapılarak düzenlenmiştir. Bu nedenle askeri mahkemelerin kapatılmasına ilişkin söylem ve girişimler anayasaya aykırıdır. AKP iktidarının çıkardığı OHAL Kararnameleri, Türk Ordusunun ve Türkiye Cumhuriyetinin İstiklal Savaşı ile kurulan temelini ve Türk milletinin bağımsızlığını hedef almaktadır.
FETÖ mensupları, Türk Ordusu için “Bunlar Yeniçerilerdir.Yeni Ordu lazım” diyorlardı. AKP iktidarının Orduyu Yeniden Yapılandırma planı FETÖ’nün planlarıyla örtüşmektedir. FETÖ darbesi başarıya ulaşsaydı, bu kararnameyi ABD güdümlü “Yurtta Sulh Konseyi” çıkartacaktı.

HÜKÜMETE VE VEKİLLERE ÇAĞRI
Hükümeti 667, 668, 669 Sayalı KHK’lerin anayasaya aykırı olan ve TSK’nın yapısını bozan hükümlerini kaldırmaya çağırıyoruz. TBMM üyesi bütün milletvekillerini, ilgili kararnamelerin anayasaya aykırı hükümlerinin iptali için, Anayasa Mahkemesine başvurmaya çağırıyoruz. Türkiye, vatana ve Orduya sahip çıkan 110 milletvekili aramaktadır.

CUMHURBAŞKANI ‘BAŞKOMUTAN’ DEĞİLDİR!
Anayasa’da, “Devletin temel amaç ve görevi”, “Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini... sağlamak” olarak belirlenmiştir (Md.5). Türk Silahlı Kuvvetleri, devletin bu görevini yerine getirmesi için örgütlenmiş silahlı yaptırım gücüdür. Cumhurbaşkanı, -sıkça söylendiği gibi- doğrudan TSK’nın “Başkomutanı” değildir. “Başkomutanlık, TBMM’nin manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil edilir.” (Anayasa, mad. 117/1)

EROĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİNDEN İYİ SONUÇ BEKLİYORUZ
Basın toplantısında, Erdoğan-Putin görüşmesiyle ilgili bir soruyu da yanıtlayan Perinçek, “Suriye’nin kuzeyindeki Amerika’nın oluşturduğu koridora karşı Rusya’nın Türkiye ile işbirliği tavrı içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu çok önemlidir. Erdoğan-Putin görüşmesi, dünya tarihini etkileyecek kararların alınacağı bir sürecin başlangıcı olabilir” dedi.

ÇEKİLME MEMNUNİYET VERİCİ
Perinçek, Başbakan Binali Yıldırım’ın kışlaların önündeki kamyonların kaldırılacağını açıklaması ile ilgili soruyu da, “Çöp kamyonlarının kışlaların önüne bırakılması psikolojik bir savaştı. Bu şekilde Türk ordusu hedef olarak gösteriliyordu. Çok yanlış ve milleti kışkırtan bir uygulamaydı. Bu kamyonlarının kaldırılacağının açıklaması güzel bir gelişme” cevabını verdi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.