'Muzaffer Tekin'i tanımıyorum'

Yılmazer, eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun tarafından Mülkiye Müfettişleri’ne verilen ifadedeki en önemli unsuru kasıtlı olarak gizliyor. Ergenekon Operasyonu’nun 2001 yılında yapılmak istendiğini örtmeye çalışıyor.

'Muzaffer Tekin'i tanımıyorum'
12 Şubat 2016 Cuma 13:53

Hikmet Çiçek
[email protected]

Nazlı Ilıcak, Ali Fuat Yılmazer’in ağzından 2- 9 Şubat günleri arasında Özgür Düşünce gazetesinde yalan ve iftira dolu bir yazı dizisi yazdı. İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğü bünyesinde 2006’da kurulan, işi Ergenekon ve benzeri davalarda kullanılmak üzere sahte şema, belge, CD, vs. hazırlamak olan yasadışı C-5 bürosunun başındaki Yılmazer şimdi Silivri Cezaevi’nde.

“MUZAFFER TEKİN’İ TANIMIYORUM”
Yılmazer, yazı dizisinin başında 2 Şubat 2016 günlü girişte, Mehmet Demirtaş’ın yeğeni Ali Yiğit’in Muzaffer Tekin’i işaret ettiğini söylüyor. Yılmazer, Ergenekon tertibinde “delilden sanıklara ulaşıldığı izlenimini vermek için” böyle diyor. Yalan söylüyor. Muzaffer Tekin yaşasaydı, Yılmazer’e gereken yanıtı verirdi. Ancak Ali Yiğit, Muzaffer Tekin’i tanımadığını mahkemede sorgusu sırasında açıca ifade etmişti!
Birinci Ergenekon davasının 13 Kasım 2008 günlü 13. duruşmasında Ali Yiğit şunları söylemektedir: “... Siyah bir Mercedes arabayla Muzaffer Tekin’in geldiğini zannetmiştim ve ifademi öyle vermiştim evet karakoldaki ifadem öyledir yani Muzaffer Tekin siyah bir Mercedes ile geldi ve sonra beş dakika sonra manavdan ayrıldı ama sonra içerde Tekirdağ’da beraber kaldığımız sürece bunun Muzaffer Tekin olmadığını yani sima ile tamamen hatırlamışımdır yani, Muzaffer Tekin manava gelmemiştir efendim.”

“LOBİ” BELGESİ
Yılmazer, Ergenekon tertibinde “örgüt belgesi” olarak “Lobi”den söz ediyor. Bunun da yalan olduğu kanıtlandı. Tertipçilerin, kovuşturma aşamasında çok önem atfettikleri Lobi belgesinin yıllar önce internette yayımlanan bir yazı olduğu saptandı.
Ergenekon savcı ve yargıçlarına göre belgenin elinizde bulunması örgüt yöneticiliği için yeterli bir kanıttı. Ancak MİT ile yazışmalarda da söz edilen Lobi isimli belgenin internette aloihbar.org internet sitesinde senelerdir yayımlandığı görüldü. Bu belgenin internette ilk servis tarihinin 12 Temmuz 2006 olduğu ve Ergenekon soruşturmasının başladığı güne kadar bu belgenin 18 bin 907 kişi tarafından okunduğu kanıtlandı. Ali Fuat Yılmazer şimdi hala Ümit Oğuztan ile Tuncay Güney’in birlikte kaleme aldıkları Lobi’ye sarılıyor.

HRANT DİNK SUİKASTI
Diğer suçlarını bir yana bırakalım Ali Fuat Yılmazer, Hrant Dink suikastı davasında kasten öldürme suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanacak.
Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de öldürülmesinde, Yılmazer ile Ramazan Akyürek’in rolü ve Ergenekon soruşturma sarmalında bu cinayetin önemli bir dönemeç teşkil ettiği, gittikçe daha somut kanıtlarla ortaya çıkıyor. Yılmazer, Hrant Dink’in öldürülmesi sonrasında kendisinin 5 Şubat 2007’de İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü’ne nasıl ve kimler tarafından atandığını şimdiye kadar hiç açıklamadı. Rahip Santaro’nun Trabzon’da katledilmesinden Hrant Dink’in öldürülmesine kadar olan tüm olaylarda neden Yılmazer’in de içinde yer aldığı grubun olduğunu da açıklamıyor.

ÖZTÜRK ALEYHİNE AÇTIĞI DAVA
Yılmazer, dizinin 5 Şubat 2016 günlü kısmında, Ergenekon sanığı Gazi Üsteğmen Serdar Öztürk aleyhine dava açtığını ve bunun kendisi lehine sonuçlandığını yazdı. Ali Fuat Yılmazer, küçük bir araştırmada gerçek olmadığı ortaya çıkabilecek bir yalan daha söylüyor. Serdar Öztürk’ün şikayet dilekçesinde, Yılmazer’in kişilik haklarını ihlal ettiği iddiasına dayalı tazminat davası, Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1Aralık 2015 tarih ve E: 2009/438, K: 2015/433 sayılı ilamı ile reddedildi!

RECEP GÜVEN’İ GİZLEME ÇABASI
Yılmazer, eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun tarafından Mülkiye Müfettişleri’ne verilen ifadedeki en önemli unsuru kasıtlı olarak gizliyor. Ergenekon Operasyonu’nun 2001 yılında yapılmak istendiğini örtmeye çalışıyor. Sabri Uzun, İçişleri Bakanlığı Müfettişlerine verdiği ifadede şöyle diyordu:
“Ben 14.06.2001 günü göreve başladığımda bir şube müdürü önüme bir şema getirdi. Şemanın en başında Ergenekon Terör Örgütü diye yazıyordu. Şemanın en üstteki sorumlusu Orgeneral Çetin Doğan’dı. Ona bağlı olarak çalışan 5-6 Korgeneral vardı; bu Korgenerallerin birisi de Çorlu’da görevli bir Korgeneraldi. Bunların altında da Tuğ ve Tümgeneraller vardı. Toplam 22-25 kişilik bir şemaydı. Bu şemayı getiren arkadaşa şunu söyledim: ‘Şemanın hukuki bir geçerliliği yoktur, adli işlemlerde ifade tutanakları geçerlidir, bu şema hangi ifadeye veya belgeye dayanıyor’ diye sordum. Bu arkadaşımız Tuncay Güney diye bir şahsın ifadesine dayanıyor dedi. Tuncay Güney’in ifadesini getirttim... İfade tutanağında ne Çetin Doğan’ın ismi vardı, ne de şemada görülen diğer generallerin ismi vardı. Hiçbirisinin ismi yoktu...
Ben bunların üzerine 2006 yılı Ocak veya Şubat aylarında tekrar gündeme geldiğinde; Başbakanın imzasıyla bütün bu bilgileri Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün adına yazalım dedim. Hatta üst makamlardan gizli iş yapmanın yanlış olacağını çok ağır bir ifadeyle şube müdürüne söyledim. Şimdi anlıyorum ki, şu anda gündemde olan Ergenekon operasyonunu, beni iğfal etmiş olsalardı o tarihte yapacaklarmış. Ben oyuna gelmediğim için o tarihte yapamadılar.” Gerek Ergenekon ve gerekse Balyoz davalarında, Sabri Uzun’un ifadesi mahkemelere sunuldu. Uzun’un tanık olarak dinlenmesi talep edildi ve bu talep sürekli reddedildi.
Sabri Uzun’a bu şemayı hazırlayarak sunan ve Ergenekon operasyonu yapılmasını isteyen ise Recep Güven. Yılmazer, yazı dizisinde Güven’den hiç söz etmiyor. Nasıl söz etsin? Recep Güven şimdi Yılmazer’in koğuş arkadaşı!

Yarın: Yılmazer’in Kafes’i, suç duyurusu, Adil Serdar Saçan’ın yanıtı 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.