Meclis'in yetkisi tartışılıyor

2 Haziran’da Alman Meclisi’nde görüşülecek “soykırım tasarısına” karşı Berlin’de hafta sonu düzenlenen miting sonrasında Alman kamuoyu söz konusu tasarı yoğun olarak tartışılmaya başladı.

Meclis'in yetkisi tartışılıyor
31 Mayıs 2016 Salı 11:03

2 Haziran’da Alman Meclisi’nde görüşülecek “soykırım tasarısına” karşı Berlin’de hafta sonu düzenlenen miting sonrasında Alman kamuoyu söz konusu tasarı yoğun olarak tartışılmaya başladı.
Mitingin temel sloganı olan, Alman Meclisi’nin yetkisizliği vurgusu, Alman basında giderek öne sürülen bir fikir halini aldı.

‘TARİH DERSİ VERMEMİZ NE İŞE YARAR?’
Alman devlet televizyonu ARD’de, Anne Will sunuculuğunda Pazar akşamı yayınlanan siyaset tartışma programı “soykırım tasarısına” da değindi. Ülkenin en önemli tartışma programı sayılan yayında sunucu Will, konuyu “Alman Meclisi’nin Türkiye’ye tarih dersi vermeye kalkması ne işe yarar?” sorusu ile açtı.
Programda Sol Parti’nin temsilcisi Sevim Dağdelen tasarıya destek verirken, Alman basının en önemli haftalık dergisi Der Spiegel’den Christiane Hoffmann, tasarıyı sert ifadelerle eleştirdi.
“Alman Meclisi kalkıp Fransa’ya da sömürge tarihini anlatıp, yüzleşmesini talep etmiyor, Meclis şimdi soykırım olduğunu düşündüğü her olaya bildirge hazırlarsa çok işi var demektir” diyen Hoffmann, AİHM’nin Perinçek kararına gönderme yaptı.

‘MECLİSİMİZ MAHKEME DEĞİL’
Meclisin Dışilişkiler Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen’e yanıt olarak Hoffmann, “Soykırım Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin konusudur, Alman Meclisi’nin değil. Meclisimiz mahkeme değil” ifadesini kullandı. Programdaki tartışma, yine Almanya’nın önde gelen günlük gazetesi Süddeutsche Zeitung’da bu boyutuyla ele alındı. Hoffmann’ın açıklamalarına geniş yer verildi.

‘HUKUK YETKİMİZ YOK’
Berlin’de yayımlanan Der Tagesspiegel gazetesinde yazdığı makalede Heinrich Schmitz de Meclisin yetkisizliğini kabul etti. Schmitz, “Hiç şüphesiz Alman Meclisi dava göremez, soykırım kararını vermek uluslararası ceza mahkemesinin görevidir” ifadesini kullandı, ancak yasa tasarısını, eninde sonunda sadece “Bir görüşü” dile getirdiği ifadesiyle savundu.
Berlin’de yayımlanan diğer bir günlük gazete Berliner Morgenpost ise, manşetinde “soykırım mı değil mi?” sorusunu ortaya attı. 1915 olaylarını aktaran gazete, tasarı kabul edilirse Türkiye’nin vereceği olası tepkileri tartıştı.
Diğer yandan aralarında devlet radyosu Deutschlandfunk da olmak üzere bir dizi yayın kuruluşu, Alman vekiller üzerindeki baskının arttığını haberleştirdi. Yayın kuruluşları, hafta sonu Türklerin düzenlediği mitingi örnek verdi.

HABER BÜLTENİ: TÜRKLER BİRLEŞTİ
Yine ARD’nin ana haber bülteninde miting sonrasında yapılan haberde, “Türk dernekleri diğer konularda ne kadar bölünmüşse Ermeni tasarısında o kadar birleşti” tespitinde bulunuldu.

MECLİS’TEN ORTAK TAVIR
TBMM Dışişleri Komisyonu’nun AKP’li, CHP ve MHP’li üyeleri Almanya Federal Meclisi’nin Ermeni iddialarıyla ilgili tasarısını kınadı.
Bildiride, “1915 olayları hakkında tarihi gerçekleri tahrif eden ve hukukla bağdaşmayan tasarıyı şiddetle kınıyor ve reddediyoruz.” değerlendirmesinde bulunuldu. 101 yıl önce, Birinci Dünya Savaşı’nın çok özel koşullarında yaşanan ve Türkler ile Ermenilerin karşılıklı olarak büyük acılar çekmesine neden olan olayların, taraflı, çarpıtılmış ve çeşitli subjektif siyasi saiklerle ele alınarak bir “soykırım” olarak takdiminin asla kabul edilemeyeceği vurgulanan bildiride, şu ifadelere yer verildi: “1915 olaylarının ‘soykırım’ olduğuna dair yetkili bir mahkeme kararı bulunmadığı gibi, bu konuda herhangi bir uzlaşının varlığından bahsetmenin de mümkün olmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 15 Ekim 2015 tarihli Perinçek/İsviçre Davası kararıyla da teyit edilmiştir. Uluslararası hukuk ve Avrupa hukuk içtihadı hilafına, Federal Meclis’in 1915 olaylarına ilişkin tartışılmaz bir resmi görüş üreterek bunu dayatmaya çalışmasının, temsil ettiği Alman halkının nazarında da er veya geç sorgulanacağına inanıyoruz.”
Bildiride, Almanya Federal Meclis’inin temsil ettiği insanlar arasında yüzbinlerce Türk asıllı Alman vatandaşının bulunduğu anımsatılarak, şunlar kaydedildi:
“Tasarıdaki ‘Türk kökenli vatandaşların uyumuna katkı teşkil edeceği’ gerekçesi ile Almanya’daki 3 milyonluk Türk toplumunun öz benliğinin bu şekilde yaralanmaya çalışılması izah edilemez. Bilakis bu haksız ve hukuksuz girişim, Türklerle Almanları ayrıştırıcı bir etki yaratacaktır.”
Bildiride, “Nihai noktada, Türkiye ile Almanya’nın dostluk ve müttefiklik ilişkilerine zarar vereceği endişesi taşıdığımız böylesi bir tasarının Federal Meclis’ten geçmemesi, aklıselimin de galip geldiğinin en önemli göstergesi olacaktır” ifadesi kullanıldı.

ENDİŞEYLE İZLİYOR, SAĞDUYU BEKLİYORUZ
Başbakan Binali Yıldırım, kendisini tebrik etmek için arayan Almanya Başbakanı Angela Merkel’i 2 Haziran’da Alman Meclisi’nde görüşülecek sözde Ermeni Soykırımı yasa tasarısı konusunda uyardı. Yıldırım, söz konusu girişimin Türk hükümeti ve halkı tarafından endişeyle izlendiğini söyleyerek Alman Meclisi’den sağduyu beklendiğini belirtti. Başbakanlık Basın Müşavirliği’nden yapılan açıklamaya göre, Almanya Başbakanı Merkel, Başbakan Yıldırım’ı telefonla arayarak, yeni görevi dolayısıyla tebrik etti ve başarı dileklerini iletti. Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin ve iş birliğinin çok boyutlu olduğunu belirten Merkel’in, bu iş birliğinin daha da ileri seviyeye taşınması için çalışmaya devam edeceğini vurguladığı ifade edildi.
Binali Yıldırım’ın, Merkel’e teşekkür ettiği görüşmeye ilişkin şu bilgiler verildi:
“Almanya ile geniş bir alana yayılan iş birliğimizin geliştirilmesine ve üst düzey siyasi diyaloğumuzun devamına önem atfettiğimizi ifade etmiştir. Almanya Parlamentosu’nda 1915 olaylarına ilişkin mesnetsiz ve haksız siyasi yargılar içeren girişimin gerek hükümetimiz, gerekse ülkemizde ve Almanya’da yaşayan milyonlarca Türk vatandaşı tarafından endişeyle izlendiğini, Almanya Hükümetinin ve parlamentosunun bu konuda sağduyulu bir yaklaşım sergilemesini beklediğimizi vurgulamıştır.” Görüşmede, terörle mücadele ve yasa dışı göçün önlenmesi bağlamındaki iş birliği konularının da ele alındığı vurgulandı.

MHP’DEN ALMAN MECLİSİ’NE MEKTUP
Türkiye-Almanya Parlamentolararası Dostluk Grubu’nun MHP’li üyeleri Mehmet Günal ve Kadir Koçdemir, Almanya Parlamentosuna mektup yazarak 2 Haziran’da yapılması planlanan soykırım oylamasının engellenmesini ve AİHM kararına uymalarını istediler. Günal ve Koçdemir, ortak düzenledikleri basın toplantısında Alman parlamentosuna yazdıkları mektupla ilgili şunları söylediler: “AİHM’nin Ermeni iddialarıyla ilgili bir kararı ‘meclislerin ve hükümetlerin bir olayın soykırım olup olmadığı konusunda karar veremeyeceği’ şeklindedir. Beklentimiz oylamanın yapılmaması, yapılsa da Alman Parlamentosunun bu yüksek yargı makamının kararlarına saygı ve Almanya’nın hukukun üstünlüğüne saygı gösteren bir ülke olduğu izlenimini güçlendirecek şekilde sonuçlanmasıdır. Hukuka saygılı bir sonuç sadece Türk-Alman ilişkilerini geliştirmekle kalmayacak, aynı zamanda milletvekili seçilmenizde katkı sağlayan Almanya’daki Türkiye kökenli vatandaşlarınızın da sizlere olan güvenini de arttıracaktır.”

CHP: ŞANTAJLARINIZA BOYUN EĞMEYİZ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Almanya Federal Meclisinin sözde Ermeni Soykırımı Tasarısı’nı gündemine almasını eleştirerek, “Almanya parlamentosunu vazifesi, yetkisi olmayan bir konuda Türkiye’yi tarih önünde yargılamaya kalkacak tasarıdan vazgeçmeye çağırıyoruz. Buradan size bir ekmek çıkmaz. Sizin şantajlarınıza boyun eğecek değiliz” dedi. Tasarının Türkiye - Almanya ilişkilerine zarar vereceğine dikkati çeken Yılmaz, “Bu millet hiçbir zaman böyle şantajlara boyun eğmez.Tarih yazmak, tarihle ilgili kanaat belirtmek hiçbir zaman parlamentoların işi değildir, olmamalıdır” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.