Kilit isim Sinirlioğlu

F tipi Gladyonun en çok yuvalandığı kurumlardan Dışişleri Bakanlığı’nda kapsamlı temizlik yapılıyor. Uzmanlar 7 yıl müsteşarlık yapan Sinirlioğlu’nun bu yapının örgütlenmesinde kilit rol oynadığına dikkat çekiyor.

Kilit isim Sinirlioğlu
28 Temmuz 2016 Perşembe 11:53

Haber Merkezi
FETÖ’nün başarısız darbe girişiminin ardından devlet içindeki temizlik Dışişleri Bakanlığı’na dayandı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 25 Temmuz’da Bakanlıkta Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Bakan Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığı’nda büyükelçi düzeyinde görevden almalar olacağını söyledi. Bir gün sonra 2 büyükelçinin görevden alındığı öğrenildi. Davutoğlu’nun danışmanlığını da yapmış olan Gürcan Balık ve eski İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Babalı görevden alındı. Cumhuriyet’ten Duygu Güvenç’in haberine göre, 292 kişinin Bakanlıktan gönderileceği dile getirilirken, Gürcan Balık ve Tuncay Babalı ile birlikte 77 kişinin Bakanlıkla ilişiği kesildi. Dışişleri’nin dış teşkilatlarındaki 140 civarında kişinin de ilişiğinin kesilmesi için tebligat yapıldığı öğrenildi. Haberde şu bilgiye yer verildi: “Kulislerde Roma, Paris gibi önemli Büyükelçiliklerin yanı sıra, Aşkabat Büyükelçiliği’nde 3’ü merkez memuru, 3’ü idari memur; Pretoria’da ise 5’i merkez memuru, 2’si idari memurun Bakanlıkla ilişkilerinin kesildiği konuşuluyor.”

BAKAN DÜZEYİNDE HİMAYE
Çavuşoğlu, FETÖ’nün Bakanlık’ta da devletin diğer kurumlarında olduğu gibi sınav soruları önceden verilerek ve personel dairesi marifetiyle kadrolaştığına dikkat çekti. Aydınlık’a ulaşan bilgiye göre, FETÖ’cülerin Bakanlık’taki kadrolaşması daha yukarıdan örgütlendi. Önce Abdullah Gül, ardından Ali Babacan ve en son Ahmet Davutoğlu’nun art arda Dışişleri Bakanı olmasıyla, hem yurt dışında hem de yurt içinde Bakanlık’ta FETÖ kadrolaşması doğrudan Bakan emriyle gerçekleştirildi. Abdullah Gül’ün 2007’den itibaren Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturması işleri kolaylaştırdı. Dışişleri Bakanı iken, Büyükelçiliklere resmi yazı yollayıp FETÖ’cülerin devlet protokolüne sokulmasını isteyen Abdullah Gül, Dışişleri atamaları açısından tayin edici koltuk olan Cumhurbaşkanlığı sırasında Dışişleri kadrolaşmasının esas belirleyicisi oldu.
Bu dönemde Dışişleri Meslek memurları sınavı çok tartışıldı. Sınav kazandırılan öğrencilerin dil bilmediği, bu nedenle de kursa gönderildiği basına yansıdı. Davutoğlu’nun bakanlıktan ayrılmasından sonra kıdemli diplomatlardan gelen tepkilere Bakan Çavuşoğlu da hak verdi. Yeni oluşturulan sınav komisyonunun sınavlarda liyakati esas aldığı F tipi örgüte yakın isimler konusunda da dikkatli davranıldığı bildirildi.

SİNİRLİOĞLU’NUN İŞLERİ
Davutoğlu’nun Başbakan olmasının ardından Dışişleri Bakanlığı koltuğuna Mevlüt Çavuşoğlu oturdu. Ancak Dışişleri kulislerine göre, ipler Çavuşoğlu’nun elinde değildi. AKP işbaşına geldiğinde Tel Aviv Büykelçisi olan, oradaki 5 yıllık görevinin ardından önce Müsteşar Yardımcısı ardından Müsteşarlık koltuğuna oturan Feridun Sinirlioğlu Bakanlığı yönetiyordu. Sinirlioğlu, fiilen yürüttüğü Bakanlık görevini, geçen yıl Haziran ve Kasım seçimleri arasında resmen de üstlendi. İsrail ile barış, Ermeni protokolleri, ABD ile ilişkiler hep Sinirlioğlu’nun sorumluluğundaydı. Bakanlık kulislerinde, “ABD ve İsrail ile doğrudan yürüttüğü temaslarla” nam salan Sinirlioğlu, Müsteşarlık görevini 2009 yılından itibaren 7 yıl boyunca sürdürdü. Ta ki, Davutoğlu’nun Başbakanlığı bırakmasına kadar. Sinirlioğlu, Haziran 2016’da BM Daimi Temsilciliği’ne atandı fakat hala Dışişleri’nin başında. Nedeni, Hükümet’in henüz bir Müsteşar atamaması. Davutoğlu’nun “sıfır komşu” politikasının sahadaki uygulayıcısı olan Sinirlioğlu’nun en dikkat çekici özelliklerinden birisi de Barzani ile yakın ilişkileri.

BAKAN YARDIMCISI, FETHULLAH OKULLARINI ÖVÜYOR
ABD ve İsrail ile bağımlılık düzeyinde ilişkileri açıktan savunan Fethullah Gülen’in takipçilerinin yükselmesi için zemin çok uygun halde idi. Zemini sağlamlaştıran gelişmelerden birisi de, Sinirlioğlu ile aynı dönemde Dışişleri Bakanlığı’na giren, İzmir İmam Hatip mezunu Naci Koru’nun Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevine getirilmesi oldu. Hükümetle Fethullah Gülen arasındaki temasları sağlayacak kadar Gülen’e yakın olan Fehmi Koru’nun kardeşi Naci Koru, 17 Mart 2013 tarihli Zaman gazetesinde yer alan bir habere göre, Fethullah’ın yurtdışındaki okullarını “Türk dış politikasının en önemli aktörü” olarak niteledi.
Dışişleri kulislerinde Koru’nun Fethullahçılıkla bağlantısına kesin gözüyle bakılıyor. Koru, 2012 yılından bu yılın Haziran ayındaki son kararnameye kadar o koltukta oturdu. Koru, BM Cenevre Ofisi nezdinde Türkiye’nin Daimi Temsilcisi olarak atandı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.