İndirene değil tanığa ceza

CHP MYK, ‘Atatürk resmini indirme’ skandalıyla ilgili kararı verdi. Faili ortaya çıkaramayan CHP yönetimi, olayın tanığı olan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’yı kesin ihraç talebiyle Parti Meclisi’ne sevk etme kararı aldı

İndirene değil tanığa ceza
04 Şubat 2016 Perşembe 09:51

Zihni Erdem / Ankara
CHP Merkez Yönetim Kurulu, Atatürk resmini indirme skandalı ile ilgili kararı verdi. Olayın failini ortaya çıkaramayan CHP yönetimi, olaya tanık olan ancak odasındaki Atatürk resmini hangi milletvekilinin indirdiğini saklayan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’yı tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Parti Meclisi’ne sevk etme kararı aldı. Parti Meclisi’nin bu kararı onaylaması halinde Nazlıaka Yüksek Disiplin Kurulu’na (YSK) sevk edilecek. CHP kulislerinde “Atatürk resmini indiren vekil” olarak sık sık Zeynep Altıok’un ismi gündeme gelmişti.
CHP Merkez Yönetim dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yaptığı toplantıda, CHP Grubu tarafından Atatürk’ün resmini indirme skandalını araştırmak üzere görevlendirilen Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Bartın Milletvekili Muhammed Rıza Yalçınkaya, ile Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’dan oluşan üç kişilik Muhakkikler Heyeti’nin raporu görüşüldü. Olayın tanıklarının ifadelerine yer verilen raporda, Atatürk’ün resmini indiren CHP milletvekiliyle ilgili herhangi bir tespit yapılamadı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MYK’da Atatürk’ün resminin indirilmesiyle ilgili görevlendirilen muhakkikler heyetinin yaptığı araştırmaya dikkat çekerek “Görüldüğü gibi bir kişi ortaya çıkarılamadı. Bu olay partimizi çok yıprattı” dedikten sonra “Buyurun” diyerek muhakkikler raporunun okunmasını istedi. Rapor okunduktan sonra söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, bu iddiayı ortaya atan Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Aylın Nazlıaka’nın Tüzüğün, 68. maddesinin (A) ve 70. maddesinin (b) fıkrasına göre tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle için Parti Meclisi’ne öneride bulunulmasını istedi. Parti Meclisi (PM) de Pazar günü olağanüstü toplantıya çağrıldı.
CHP tüzüğünün 68. A fıkrasında, Parti Meclisi Üyelerinin, TBMM üyelerinin ve partili büyükşehir belediye başkanlarının MYK’nın önerisi üzerine Parti Meclisi tarafından tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu (YDK)’ya sevk edilebileceği belirtiliyor. 70. maddesinin b fıkrasında “Partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak” suçu tarif ediliyor. MYK, Nazlıakı’nın bu suçu işlediği gerekçesiyle kesin ihraç istemiyle tedbirli olarak Parti Meclisi’ne öneride bulunuyor.
MYK toplantısından sonra bir basın toplantısı düzenleyen parti Sözcüsü Selin Sayek Böke MYK’da Atatürk’ü resmini indirme konusunda alınan kararı “Ulu Önder Atatürk’ün posterini indirdiğine dair iddialar ele alındı. Muhakkiklerden oluşan komisyon bir rapor ortaya koydu” ifadeleriyle açıkladı.
Böke gazetecilerin konuyla ilgili sorularını, “Herhangi bir ek yorum yapmam PM’nin iradesine müdahale olur. Rapor sonucunda Parti Meclisi’ne intikal etmiş sürece dair herhangi bir açıklama bir sürece gölge düşürecektir. Pati Meclisimiz en yakın tarihte toplanacak” diye yanıtlamadı.

‘Artık isim vermem hiç mümkün değil’

Aydınlık / Ankara
İhraç istemiyle disipline sevkedilen CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka, CHP’de yaşanan Atatürk krizinin kendisinin Atatürk’e hassasiyetinden kaynaklandığını belirterek, bu gelişmeden sonra o milletvekilinin ismini vermesinin hiç mümkün olmadığını bildirdi.
Nalıaka, MYK’nın kendisi hakkında aldığı karardan sonra yaptığı açıklamada, “Konu, benim bir milletvekili arkadaşımın Meclis’teki odasına gittiğimde Atatürk resmini görmediğimde gösterdiğim hassasiyet üzerine onun resmi geri asmasından ve benim isim vermeden bu mevzuyu iki milletvekilimizle yaptığım özel bir sohbette paylaşmamdan, bu sırada orada bulunan başka bir milletvekilinin de duymasından ibarettir” dedi.
Amacı kişiyi değil ideolojik bir saptamayı tartışmaya açmak olan bu konuşmanın en fazla beş dakika sürdüğünü kaydeden Nazlıaka, “Ancak bu özel konuşmanın bir milletvekili tarafından basına yansıtılması sonrasında olay kasıtlı ya da kasıtsız olarak çarpıtılmıştır. Yaşananlar ile oluşan algı arasında orantısız bir fark oluşmuştur. Bu fark partimizi yıpratan bir algı operasyonuna dönüşmüştür. Atatürk’ün portresinin çöpe atılması gibi bir durum asla söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.
Haberin basına düşmesinden sonra soruşturma komisyonu kurulana kadar genel başkan ve partinin yetkili organlarının talimatlarını beklediğim için herhangi bir açıklama yapmadığını vurgulayan Nazlıaka şunları söyledi: “Ben bir Atatürkçü olarak, Atatürk’ün kurduğu partimin Atatürk üzerinden tartışılmasını, tartıştırılmasını istemem. Olayla ilgili bir isim verip konuyu daha fazla gündemde tutacak ve partimi tartıştıracak bir davranış içine girmem mümkün değil. Ayrıca iyi niyetinden şüphe duymadığım bir yol arkadaşımı kesinlikle ifşa etmem. Hele hele süreç bir linç kampanyasına dönüştükten sonra benim bir isim vermem artık hiç mümkün değildir. Makamlar ve mevkiler gelip geçer, onurlu duruşları ise tarih yazar. Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet değerleri için verdiğim mücadele son nefesime kadar sürecektir.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.