İç barışa tehdit

Eski Berlin Eyaleti İçişleri Bakanı Ehrhart Körting, ‘Bir makale kaleme aldı.

İç barışa tehdit
02 Haziran 2016 Perşembe 11:51

Eski Berlin Eyaleti İçişleri Bakanı Ehrhart Körting, ‘Bir makale kaleme aldı. Makale ‘Tasarı Türk düşmanı ve Almanya’da iç barışı tehlikeye atıyor’ başlığıyla Berlin’de Tagesspiegel gazetesinde yayımlandı. Makalenin tamamı şöyle:
Ermeni tasarısı yanlış özneyi hedef alıyor. Ermenilere yönelik kitlesel cinayet emrini veren Osmanlı İmparatorluğu’nun yasal devamı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin suçundan bahsetmiyor. Tasarı suçu, bugün yaşayan nesile yüklüyor. Bu, barışmanın tam tersidir. Ve bu nedenle yanlıştır.
CDU/CSU (Hristiyan Demokrat Parti, Hristiyan Sosyal Birlik Partisi), SPD (Almanya Sosyal Demokrat Partisi), Bündnis 90/Yeşiller (Birlik 90, Yeşiller) fraksiyonlarının Ermeni soykırımını hatırlatma ve anma amacıyla, 2 Haziran 2016’da Alman Meclisi’nin kararına sunduğu tasarı hiç şüphesiz iyi niyetli. Ama tasarı içerikte son derece ağır hatalar barındırıyor. Bu tasarı, Almanya’daki Türk kökenli vatandaşlarımızla ilişkilerimizi gerginleştirecek ve Almanya’da iç barışın tehlikeye düşmesine katkıda bulunacaktır.

‘TÜRKİYE’YE BİLGİÇLİK TASLANIYOR’
En başta, tasarı kullandığı dilde bile Türk düşmanı unsurlar barındırıyor. Barışmadan söz ediliyor, ama kullanılan bazı kelime ve kavramlar bu amaçla çelişiyor. Örneğin Ermenilerin korkunç kaderinin sonraki soykırımlar için “örnek” oluşturduğu öne sürülüyor. Bu şekilde bugünkü nesiller dahil Türklere iki suçlama birden yapılıyor: soykırım için olumsuz örnek yaratmak ve 20. yüzyıldaki soykırımları tetiklemiş olmak.
Ayrıca, yine bilgiç bir anlatımla Türklere, kendilerinden “tarihlerini dürüst bir şekilde ele almaları ve gözden geçirmelerinin” beklenildiği bildiriliyor. Türkiye’ye (ve an azından şimdiki Devlet Başkanı’nı destekleyen Türklere) yönelik “hileci” ya da “sahtekar” olma yargısı, Almanya’da aşırı sağ düşünceye hizmet edecektir.

‘BİR ÜLKENİN TARİHİ DİĞERİNİN OYLAMA KONUSU DEĞİL’
Burada parlamentarizmin temel bir sorusu ile karşı karşıyayız. Bir parlamento, bu örnekte Alman Meclisi, nereye kadar yargı kararı niteliği taşıyan bir karar verme hakkına sahiptir? Tasarının gerekçesinde, “çok sayıda bağımsız tarihçi, parlamento, uluslararası kuruluş, Ermenilerin sürgün ve yok edilmesini soykırım olarak tanımlamaktadır” deniyor. Anlaşılan, bazı tarihçiler farklı düşünüyor. Başka bir ülkenin tarihinin doğru nitelendirilmesi için, mecliste oylama yapılabilir mi?
Benim amacım, Ermenilerin 1915/16’da yaşadığı tehcir ve kırımların önemini azaltmak değil. Ben de şahsen bir soykırımın gerçekleştiğini düşünüyorum. Ama, Gauck (Devlet Başkanı, Aydınlık), Lammert (Meclis Başkanı, Aydınlık) ya da Özdemir gibi bir siyasetçinin kendi görüşünü açıklaması ile, tasarının girişinde belirtildiği gibi Alman Meclisi’nin soykırım olgusunu “tespit etmesi” arasında dünyalar kadar fark var. Burada Alman Meclisi mağdurların önünde saygıyla eğilmiyor. Alman Meclisi yargılıyor.

‘OSMANLI’NIN EYLEMİ BUGÜNKÜ TÜRKLERE MAL EDİLİYOR’
Tasarının sadece tarih değerlendirmesi için değil, bugünkü “Türklere” yönelik suçlamalar amacıyla yazıldığını ikinci bölümü de gösteriyor. Burada “Türkiye” kavramı yerine “Türkler ve Ermeniler”, “tarihin ele alınması ve eleştirilmesi aracılığıyla arasında yakınlaşma, barışma ve tarihsel suçların bağışlanması” ifadeleri kullanılıyor. 1915 ve 1916 yılında bir ülkenin işlediği suç, bugün yaşayan suçsuz insanların üstüne yıkılıyor. Tasarıya göre bugünün Türkleri hala suçludur. Osmanlı İmparatorluğu’nun yasal mirasçısı olarak Türkiye Cumhuriyeti suçlansaydı, bunu bir yere kadar anlardım. Ama tasarı, suçu bugün yaşayan nesle yüklüyor. Bu, barışmanın tam tersidir. Ben bunun yanlış olduğunu düşünüyorum ve bugün Berlin’de yaşayan, Türk kökenli komşularıma 1915/16’te gerçekleşen kırımlarla ilgili herhangi bir yargılama ya da suçlama yöneltmiyorum.

‘ALMAN SUÇ ORTAKLIĞI İCAT EDİLİYOR’
Tasarı, Türklere yönelik suçlamalarını yumuşatmak için, Almanların korkunç katliamların “suç ortağı” olduğunu tespit ediyor. “Alman İmparatorluğu korkunç olaylar konusunda sorumluluk paydaşıdır, suç ortağıdır”. Bu yaklaşım da yanlıştır. “Suç” öncelikle hukuki bir kavramdır. Bir eylemdeki “suç” kesin bir şekilde tanımlanır. Fail, azmettirici, suça yardım ve yataklık gibi kavramlarla bir eylemde suç ortağı olabilirsiniz. Bütün bunlar yok. 1915/16’da gerçekleşen tehcir ve katliamlar için, “eylem” için Alman İmparatorluğu bir neden yaratmadı. Tasarıda iddia edildiği şekilde tehcir ve katliamlarda Almanya’nın “suç ortaklığı” ve buradan doğan “özel tarihsel sorumluluğu” mevcut değildir. Burada bambaşka bir şey söz konusu. 1915’ten itibaren Almanya’nın müttefikleri (Osmanlı İmparatorluğu) hakkında olumsuz haberleri engelleyen Alman askeri sansürü nedeniyle, olaylar hakkında sessizlik ve yayınlara engelleme.

‘UÇURUM DERİNLEŞECEKTİR’
Bu yaklaşımı ahlaki açıdan kınayabilirsiniz, kınamalısınız da. Ama bunun “suç ortaklığı” ile bir ilgisi yok. Tasarının gerekçesinde, Alman İmparatorluğu’nun “Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri açıdan baş müttefiki olarak olaylara temelden dahil olduğu” bile öne sürülüyor. “Dahil olmak” demek, işin içinde olmak, katkıda bulunmak, eyleme katılmak demektir. Yani tasarı, Ermenilerin 1915 ve 16’da tehcir edilmesinde ve katliamlara uğratılmasında Almanya’nın hukuki açıdan suçlu olduğunu öne sürüyor. Bu tarihsel açıdan doğru değildir. Bu nedenle, tasarının iddiasının tersine, benim Alman kökenli komşularım da 1915 katliamlarından suçlu değildir.
Suç, gerçekten ait olduğu yerde bırakılmalıdır, yani 1915/16’daki Türkiye hükümetinde. İyi niyetine, Ermenileri teselli etmek ve tarafları barıştırmak istemesine rağmen tasarı, siyasetin nasıl yolunu şaşırabileceğine örnektir. Bu tasarı, Almanya’daki uçurumları derinleştirecektir.  


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.