Gerilim zirvede

Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu arasında kapalı kapılar arasında yaşanan tartışmalar Pelikan dosyasıyla açığa çıktı. İkili arasında soğuk rüzgarlar esiyor

Gerilim zirvede
03 Mayıs 2016 Salı 11:22

Aydınlık / Ankara
AKP’de uzun süredir devam eden Erdoğan-Davutoğlu gerilimi iyice açığa çıkmış durumda. Taraflar birbirlerine yönelik eleştirilerini açıkça dillendirirken kullanılan dil de sertleşmeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun yazılmamak koşuluyla uçakta ve makamlarında yaptıkları açıklamalar konuşuluyor.
Önceki gün akşam saatlerinde sosyal medyada “Pelikan dosyası” adıyla açılan blogda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu arasındaki gerilim ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklandı. Erdoğan’a yakın çevrenin kaleme aldığı dosyada yazılanlar AKP içindeki tartışmayı büyüttü. Erdoğan için “Reis”, Davutoğlu için “Hoca” adı kullanılarak verilen bilgilerde bugüne kadar dar bir çevrede bilinen olaylar açık edildi.
 
İP KOPTU
Saray ve Başbakanlık çevrelerinde uzun bir süredir Erdoğan ile Davutoğlu arasındaki iplerin kopma noktasında olduğu vurgulanıyordu. Bu durum artık herkes tarafından bilinir hale geldi. “Erdoğan’ın Davutoğlu’nu çizdiğinin” aylar önce Davutoğlu tarafından da öğrenildiği belirlendi. AKP’de “söz sahibi” bir yönetici yakın çevresine, “Davutoğlu ile ip koptu. Şu anda uzatmaları oynuyor. Yerine kimin geçeceği üzerinde çalışılıyor. Kanatlanmadan uçmaya çalıştı. İyi sınav vermedi. Cumhurbaşkanımız ihaneti affetmez” dediği öğrenildi.
 
VURUŞUYORLAR
Daha önce kapalı kapılar arkasında yapılan konuşmalar artık ortalıkta konuşulur oldu. Erdoğan da, Davutoğlu da isim vermeden birbirlerini hedef almaya başladılar. Erdoğan sık sık Davutoğlu’nun tam zıddı açıklamalar yaparken, uçak sohbetlerinde de Davutoğlu’nu açıktan eleştirmekten çekinmedi.
Kuruluşundan beri AKP genel merkezine yakın durmuş AKP’liler, gelişmeleri “Vuruşuyorlar” şeklinde özetlerken, yaşanan vuruşmanın yazılıp çizilenlerden çok daha sert olduğunu vurguladılar. AKP kurucularından olan ancak şu anda yaşı nedeniyle geride kalmış bir AKP’li, “Kulağıma bazı şeyler geliyordu ama çok ciddiye almıyordum. Davutoğlu Erdoğan’a itiraz edemez diye düşünüyordum. Ama yanılmışım. İş büyümüş. İşin içine yerli yabancı çok sayıda büyük güç girmiş. Bölgedeki gelişmelerden çok da bağımsız değil” dedi.
 
ERDOĞAN-DAVUTOĞLU İKİLİSİNİN TARTIŞMALI OLDUĞU KONULAR
Son dönemde ikili arasında yaşanan ve bardağı taşıran gerilimlerden bazıları şunlar:
Zarrab’ın korunması: Reza Zarrab can güvenliği konusunda duyumlar alınca Hükümetten koruma istedi. Davutoğlu ekibi duyarsız davrandı. Elindeki belgeleri FBI’ya vererek ABD’ye sığındı. Erdoğan’ın gelişmeden son derece rahatsız olduğu öğrenildi.
Davutoğlu’nun yetkisine tırpan: AKP MKYK öncesinde bir araya gelen Erdoğan’a yakın MKYK üyeleri Davutoğlu’nun yetkisini kısma kararı aldı. Davutoğlu bunu öğrenince MKYK toplantısı yaklaşık 5 saat gecikti. Bu sürede çok sayıda görüşme yaptı.
1 Mayıs konuşması: Daha önceleri krizleri susarak ve geri adım atarak aşmaya çalışan Davutoğlu son dönemlerde tavır değiştirdi. Davutoğlu’nun 1 Mayıs günü Çankaya Köşkü’nde yaptığı konuşmanın büyük bölümünü “helal lokma” konusuna ayırması dikkat çekti. Davutoğlu konuşmasında, “Bu bizlerin ister devlet adamı olalım, ister emekçi olalım, ister işveren olalım helal ve haram kavramlarının karıştığı bir ortamda adaleti sağlamak mümkün olmaz” dedi.
Davutoğlu’nun sözlerinin, Saray’da tepkiyle karşılandığı bildirildi. Kulislerde, Erdoğan’a yakın bir bürokratın konuşma ile ilgili olarak, “Davutoğlu’nun konuşmasıyla 1 Mayıs’ın ne alakası var. Onun kime mesaj vermeye çalıştığını biliyoruz. Yakında yanıtını alır. Biz Sayın Cumhurbaşkanını sakinleştirmeye çalışırken o yangına benzinle gidiyor” dediği yansıdı.
 
KİM BU SARIKAYA?
Davutoğlu’nun 1 Mayıs açıklaması sonrası AKP kulislerinde Davutoğlu’na çok yakın milletvekillerinden Ali Sarıkaya tartışması başladı. Erdoğan’ın yakın çevresi Ali Sarıkaya’yı masaya yatırdı. Binali Yıldırım’ın oğlunun kumar oynarkenki fotoğrafı ile ilgili olarak Sarıkaya suçlanırken, Sarıkaya’nın önümüzdeki dönem için “parasal havuz oluşturduğu”, “gizli kasa” olduğu iddiası ortaya atıldı. Erdoğan’ın her şeyi bildiği, ABD-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı olmasına rağmen ABD’ye bu nedenle götürmediği  gündeme getirildi. Bu arada Ali Sarıkaya’nın öğrencilik yılları da mercek altına alındı. Oturduğu ev, komşuları, zevkleri, ilişkileri ile ilgili bilinenler kulislere yansıdı.
 
PELİKAN DOSYASI
Pelikan Dosyası’nda Erdoğan ile Davutoğlu arasında yaşanan sorunlarla ilgili dile getirilen olaylardan bazıları ana hatlarıyla şunlar:
Gül’ün elenişi
AKP Genel başkanlığı için yapılan temayül yoklamasında 1. Gül, 2. Yıldırım, 3. Davutoğlu çıktı. Buna rağmen Reis, Hoca’yı parti başkanı yaptı. Reis, Hoca’nın  Suriye ve Filistin politikalarından hareketle, kendini devirmek isteyen Batı’yla uzlaşmayacak bir politikacı çıkacağını umuyordu.
Şeffaflık yasası
Hoca, Reis’in haberi olmadan Şeffaflık Yasası’nı hazırladı. Kamuoyuna bizzat kendisi açıkladı. Sonra Reis kendisiyle istişare edilmeden bu paketin hazırlandığını söyledi. Hoca ve muhteris danışmanları tırstılar, paketi geri çektiler.
17- 25 Aralık
Hoca 4 bakanı Yüce Divan’a gönderme oylaması sırasında Meclis’ten kaçtı. Meclis grubunun başında durmadı. Bahane uydurup yurtdışına çıktı.
MİT Müsteşarı Fidan olayı
Reis’le istişare etmeden Fidan’ı milletvekili yapmaya kalktı. Reis de herkesin içinde Hoca’yı azarladı.
Çözüm Süreci
Hoca, Reis’in 10 seneden fazladır ince ince işlediği çözüm sürecinin kaymağını yemek ister. Dolmabahçe’de HDP’lilerle Yalçın Akdoğan, Efkan Ala ve Mahir Ünal bir araya gelir. Fakat asıl konuşan taraf HDP’dir. Reis, İzleme Komitesi kurulacağı manşetlerde yer alınca, kendisiyle istişare edilmeden Dolmabahçe açıklamasının yapıldığını söyler.
Arınç’a karşı tutum
Hoca Arınç konusunda  istemediği şeyleri yapınca Reis’i kızdırır. Reis’in “yalan söyleyen zat” dediği, “paralel için cübbemi giyerim” diyen Arınç, Manisa’da özel törenle Hoca tarafından karşılandı ve ağırlandı.
Başkanlık ve koalisyon 
Hoca 7 Haziran sonrası seçim kampanyalarında Başkanlık meselesini neredeyse ağzına hiç almadı. Koalisyon hükümetinden başkanlık sistemine “olur” vermesini beklemek imkansız olduğu için hoca “koalisyon da koalisyon” diye tutturdu. Seçimden hemen sonra “başkanlığı getirmek istedik, halk yetki vermedi” açıklaması yaptı.
MKYK ve Hükümet
MKYK’yı baştan sona kendi şekillendirmek isteyen Hoca’ya karşı, Reis’in talimatıyla Binali Yıldırım devreye girdi. 1353 delegenin 900’ünün imzasını topladı. Reisçi pek çok isim MKYK’ya girdi, Gül’ün ekibi safdışı edildi. Aynı durum Hükümette de yaşandı.
Dokunulmazlıklar ve F tipi örgütle mücadele
Hoca HDP’ye yönelik bir tepki ortaya koymadı. Baktı ki MHP kendisini eleştirmeye başlamış, işte o zaman, şişin ve kebabın yanmaması için, “bütün dokunulmazlıkları kaldıralım” dedi. Hoca, PKK’ya yönelik olarak “2013 şartlarına dönülürse herşey konuşulabilir” diye bir açıklama yaptı. Aynı günlerde Özhaseki “Paralel fabrika ayarlarına dönerse mücadele biter” açıklaması yaptı. Hocadan tek bir itiraz gelmedi.
Medyasını kuruyor
Hoca yavaş kendi medyasını kurmaya başladı. Mustafa Karaalioğlu, Etyen Mahçupyan, Hakan Albayrak, Yıldıray Oğur, Ceren Kenar, İbrahim Karagül, Abdülkadir Selvi, Akif Beki ve (Hoca’nın Alkım ziyareti sonrası) Taraf’ın tamamı köşesinden Reis’e yağdırmaya başlar. Reis meydanlara indiği, “Başkanlık” dediği için seçim kaybedilmiştir. Hoca itiraz etmez. Hakan Albayrak “artık konuşma reis!”, “artık köşene çekil reis!” yazıları kaleme aldı. Hoca itiraz etmedi. Hoca artık kendisine ait müstakil bir medya kurma vaktinin geldiğine KARAR verir. Basın danışmanı Osman Sert’in desteğiyle KARAR’ı kurar. KARAR’ın finansmanı “örtülü” olarak halledilir. 
Vizesiz Avrupa
Hoca, ‘Schengen vize anlaşmasını dört ay öne alacağız. Bu bizim başarımızdır’ türünden laflar etti. Reis, yeter dedi ve patladı: Başbakanlığım döneminde Schengen’in Ekim 2016’da uygulamaya gireceği açıklandı. 4 ay öne çekmenin kazanım gibi sunulmasını anlamıyorum.
Obama ile randevu
Reis, Obama’yla görüştü. Üzerinden bir ay geçmeden hoca Beyaz Saray’dan randevu istedi.
Can Dündar’a sevindi
Can Dündar serbest bırakılınca sevinçle karşıladı. Reis, “Karara saygı duymuyorum” deyince, hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Cumhurbaşkanı’nın şahsi fikridir” diyerek makamı küçümsemeye kalktı.
Akademisyenler
Hoca, Reis’in şiddetle eleştirdiği, 1100 terör destekçisi Akademisyen’in imza kampanyası için “görmezden gelsek olay bu kadar büyümezdi” yorumu yaptı.
 
YANDAŞ MEDYADA PELİKAN ETKİSİ
“Pelikan  dosyası” yandaş medyada önce çıkan isimler arasında tartışma yarattı. Başta Cemil Barlas ve Haşmet Babaoğlu olmak üzere bazı isimler Davutoğlu’nu açıktan hedef alırken, Mustafa Varank ve Aydın Ünal gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanları ise yazıyı yazan kişiyi “fitne” çıkarmakla suçladı. Başbakan Davutoğlu’nun strateji danışmanı Atılgan Bayar ise Sabah gazetesi Yazı İşleri Müdürü Yahya Bostan ile atışarak “Çok güçlüsünüz. Patronunuz Reis’in damadının kardeşi. Bu yüzden herkesi itip kalabilir. Başbakan’a meydan okutabilir öyle mi?” diye yazdı. Tartışmalar sosyal medyaya şu şekilde yansıdı:





İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.