Esad aktör

Başbakan Binali Yıldırım, Suriye’nin etnik temelde bölünmesine hiçbir şekilde izin vermeyeceklerini söyledi. ‘İstesek de istemesek de şu anda aktörlerden biri Esed’dir’ diyen Yıldırım, geçiş döneminde oturulup konuşulabileceğini ifade etti

Esad aktör
21 Ağustos 2016 Pazar 11:37

Haber Merkezi
Başbakan Binali Yıldırım, aralarında ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Çin, Japonya ve Katar’ın yer aldığı ülkelerde yayın yapan ajans, televizyon ve gazete temsilcileriyle kahvaltılı toplantıda buluştu. Vahdettin Köşkü’nün bahçesinde düzenlenen toplantıya Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de katıldı. Yıldırım, burada yaptığı açıklamada, “Türkiye 6 ay içinde Suriye konusunda aktif rol oynayacak” dedi.
Yıldırım, Halep’te yaralanan 5 yaşındaki Ümran’ı hatırlattı ve Suriye konusunda bir an önce adım atılması gerektiğini söyledi: “Bu sorun maalesef artik Suriye’nin bölgenin sorunu olmaktan çıktı, küresel bir yara haline geldi. Ümran bebeğin o halinden insanlik utanmali, hicbir sey o çocuğun geleceğinden daha önemli degil. Aynı şekilde denizden sahile vuran Aylan bebek bugün herkesin hafızasina kazıldı. Bu aymazlığa daha ne kadar devam edilecek? Bu soru mutlaka sorulmalı, mutlaka bir saniye bile beklemeden adim atilmasi lazim.”

BÖLÜNMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ
AA’nın aktardığına göre Yıldırım şöyle devam etti: “Şimdi biz diyoruz ki ‘Artık bu akan kan dursun. Bebekler, çocuklar, masum insanlar ölmesin. Rekabet edecekseniz süper güçler, başka yerde rekabet edin, insanların hayatı üzerinde rekabet olmaz. O yüzden Türkiye olarak önümüzdeki 6 ay içerisinde daha bölge ülkesi olmanın ve tehlikenin daha da büyümemesi adına daha aktif olacağız eskisine göre. Bu ne anlama geliyor? Bu, Suriye’nin hiçbir şekilde etnik temelde bölünmesine izin vermemek anlamına geliyor.”

İSTESEK DE İSTEMESEK DE...
“Soru ‘Esed olacak mı olmayacak mı?’ 500 bin insanın kanına girmiş. Uzun vadede Esed’i Suriye taşıyabilir mi? Asla taşıyamaz. Bugün ABD de Rusya da biliyor ki uzun vadede Esed’in toparlayıcı olması, birleştirici olması pek mümkün gözükmüyor. Geçiş için oturulur, konuşulur, yani bir suhulet içerisinde bir geçiş sağlanabilir. Biz Suriye’nin geleceğinde PKK da DAEŞ de Esed de olmamalı diye düşünüyoruz, buradaki huzurun tam olarak sağlanması için. Fakat istesek de istemesek de şu anda aktörlerden biri Esed’dir. Diğer etnik gruplar da kendi çapında mücadele etmektedir. PYD unsurları, DAEŞ unsurları, diğer örgütler, rejim yanlıları... Bir şekilde ABD, Rusya, Türkiye, İran, diğerleri de çözüm adına orada varlıklarını sürdürmekteler.”
Suriye’de en öncelikli işlerinin insanların daha fazla ölmemesini ve yerlerinden edilmemesi konusunda adımların atılması olduğunu söyledi. Bunun için oradaki partnerlerin ve ortakların ikna edilmesi gerektiğini anlatan Yıldırım, “Özellikle bölge ülkeleri İran, Türkiye, Suudi Arabistan, Körfez başta olmak üzere Amerika ve Rusya’nın da dahil olacağı bir yapıyla behemehal çözümün sağlanması hedefimiz” diye konuştu.

ESAD’IN MUHATABI MUHALİFLER
Binali Yıldırım, “Geçiş dönemi Esad’la olabilir mi, bunun bir süresi var mı?” şeklindeki soruya “Esed’in muhatabı oradaki rejim muhalifleridir. Bizim Esed’le veya oradaki bir grupla oturup bir şey konuşmamız Türkiye olarak söz konusu değil. Orada taraflar var. Taraflar kimler? Tarafların arkasında ve yanında olanlar var. Tarafların yanında olanlar da diyor ki, ‘Tarafları bir araya getirelim. Otursun konuşsunlar ve çözüme ulaşsınlar.’ Bütün mesele bu. Bir kişiye dönüp dolaşıp, çözümü o noktaya bağlamak çözümsüzlüğe razı olmaktır. Onu kast ediyorum” yanıtını verdi.

‘İLGİNÇ GELİŞME’
“Suriye rejim uçakları perşembeden beri Kuzeydoğu Suriye’de Kürt bölgelerini bombalıyor. Amerika koalisyon uçaklarını Haseke’ye yönlendirdi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Yıldırım, şöyle devam etti: “Yeni bir gelişme. Uzun süreden beri rejim, PYD üzerinde herhangi bir hareketi yoktu. Geçtiğimiz hafta Haseke’yi bombaladılar. Bu, yeni bir durum ve gelişmedir. Çok ilginç. Bu konuda belli ki artık rejim de anladı ki kuzeyde oluşturulmaya çalışılan Kürt yapılanması Suriye’nin tehdidi olmaya başladı. Öyle okuyoruz biz.”

‘APO’NUN YÖNLENDİRECEĞİ BİR SÜREÇ OLMAYACAK’
Hem içeriden hem dışarıdan “açılım sürecine dönülsün” çağrıları yapıldığını ifade eden Yıldırım, “Nevruz açıklamalarından sonra güya silahları bırakıp gideceklerdi ama o gerçekleşmedi. Asla o adım atılmadı. Türkiye’den ayrılacaklardı ancak bunu yapmadıkları gibi o çözüm sürecini de tahkim amacıyla kullandılar. Yani daha fazla silahlarını, altyapılarını, silahlı mücadele için ihtiyaçları olan o sakin ortamı çok iyi değerlendirdiler ve orada tahkim yaptılar. Hem eleman hem de silah altyapılarını kuvvetlendirdiler”dedi.
FETÖ’nün darbe girişiminden sonra birçok partinin “geçmiş olsun” diye kendilerini aradığını anlatan Yıldırım, şöyle devam etti: “CHP arıyor, MHP arıyor, diğerleri arıyor, Vatan Partisi, Saadet arıyor, neden HDP’liler aramıyor? Onlar bu darbeye karşıysa arar ‘Geçmiş olsun, ne yapabiliriz, ne edebiliriz?’ der. Böyle bir şey görmedik. Kafalarındaki düşünce, terör örgütünün düşüncesidir. Bundan arınırlarsa, gerçek anlamda bağımsızlıklarını kazanırlarsa, o zaman gerçekten halkın temsilcisi olurlar. Apo’nun yönlendiriciliğini gerektiren bir süreç yok. Bir terör örgütüyle biz muhabbet içine giremeyiz, kendi işimizi kendimiz göreceğiz, bunu görürken de vatandaşımızla yapacağız.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.