Ergenekon soruşturmasında 101 kişiye takipsizlik

Telefonlarının dinlendiğini bilen gençler aralarında ‘Genelkurmay Başkanınından bombaları aldın mı?’ diye şakalaştı. Şakalar emniyet tarafından suç sayıldı. Savcı ise konuşmalar için ‘eğlenti mahiyetindeki sözler’ dedi

Ergenekon soruşturmasında 101 kişiye takipsizlik
20 Aralık 2015 Pazar 11:15

İstihbarat Servisi

F tipi örgüt Ergenekon soruşturması kapsamında 2010-2014 yılları arasında içlerinde Vatan Partisi, TGB, ADD yöneticileri, Aydınlık gazetesi ve Ulusal Kanal çalışanları ile Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Nazmi Şarvan’ın da bulunduğu 101 kişiyi dinledi. 2015’te dosyayı alan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Eşref Durmuş soruşturmaya takipsizlik kararı verdi.
Ergenekon ana davasında bir gizli tanık ifadesinde, “Türkiye Gençlik Birliği’ni (TGB) ve Atatürkçü Düşünce Derneği’ni (ADD) Ergenekon yönetiyor” iddiasında bulundu. Bunun üzerine 2010 yılında yeni bir soruşturma başlatıldı ve soruşturma dosyası ana dosyadan ayrıldı. Yeni soruşturma kapsamında sözde “Ergenekon terör örgütü üyeliği” iddiasıyla 101 kişinin telefonları dinlendi, elektronik posta adresleri takip edildi, bazı isimler ise fiziki ve teknik takibe alındı.
HSYK kararlarıyla yapılan hakim-savcı atamalarının ardından dosya Cumhuriyet Savcısı Eşref Durmuş’a verildi. Durmuş, Eylül ayında dosyadaki bazı şüphelilerin ifadelerini aldı. Savcı Durmuş, 9 Kasım 2015’te de kovuşturmaya yer olmadığına ve yapılan dinleme kayıtlarının imha edilmesine karar verdi.

TEM ŞUBE’YE GÖRE GÖRÜŞMELER SUÇMUŞ!
Kararda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nden 18 Mart 2015 günü, yapılan takip doğrultusunda hazırlanan fezlekenin savcılığa gönderildiği belirtildi. Fezlekenin ayrıntılarına yer verilen kararda “fezlekede bir kısım şüphelilerin gerçekleştirdikleri görüşmelerde suç unsuru bulunduğu” ifadeleri kullanıldı.
Suç unsuru olarak gösterilen telefon konuşmalarının “espri mahiyetinde” olduğu ifade edilen kararda şu örnek verildi: “Şüpheli Ebubekir Ahmet Kurtuluş’un kimliği belirsiz bir şahısla görüştüğü esnada, kimliği belirsiz şahsın alkol almaktan bahsedip, bir ara bulunduğu ortamdaki şahsa ‘Bombaları nereye koyduk Gökhan’ ve ‘Gökhan Genelkurmay Başkanından aldığın o bombaları nereye koydun abi’ şeklinde sözler söylediği sabit ise de, görüşmeye dair tüm çözüm metni incelendiğinde şahısların görüşmelerinin dinlendiği bilinci ile eğlenti mahiyetinde sözler sarf ettikleri, bir ara emniyet mensuplarına teşekkürlerini ilettikleri, bu itibarla görüşme içeriğinde sarf edilen bombaya yönelik sözlerin dalga geçmek amacıyla sarf edildiği sonucuna varılmıştır.”
Savcı takipsizlik kararında dosyaya dahil edilen şüphelilerin birbirleriyle ne şekilde irtibatlı olduklarının tam olarak açıklanamadığını belirterek, mevcut dosyanın “torba dosyası” işlevi gördüğünü kaydetti. Bu nedenle şüphelilerin suç örgütü üyesi olduklarına ve şuç işlediklerine dair somut bir delil bulunmadığı vurgulandı.

DİNLEMEDİK KİMSE BIRAKMAMIŞLAR
Takipsizlik kararı verilen 101 isim arasında eski genel yayın yönetmenimiz İlker Yücel, TGB Genel Başkanı Çağdaş Cengiz, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Tansel Çölaşan, ADD Genel Sekreteri Öner Tanık, Aydınlık yazarları Prof. Dr. Mehmet Yuva ve Mustafa Pamukoğlu, emekli Tuğamiral Türker Ertürk, Vatan Partisi eski İstanbul İl Başkanı Osman Bilge Kuruca, yönetmen Serkan Koç, ekonomist Bartu Soral, gazeteci Banu Avar da yer aldı.

RAPORLARDA F TİPİ POLİSLERİN İMZALARI VAR
Soruşturma kapsamında Aydınlık ve Ulusal Kanal çalışanlarının haber amaçlı yaptıkları görüşmeler
ve telefon konuşmaları mercek altına alınmış, Vatan Partisi’nin parti faaliyetleri de sözde “Ergenekon örgütünün” faaliyetleri olarak izlenmişti. 101 kişi hakkındaki izleme ve dinlemelere dayanılarak oluşturulan rapor ve yazışmaların altında F tipi örgüt soruşturmaları kapsamında tutuklu bulunan eski emniyet müdürleri Yurt Atayün ve Ömer Köse gibi isimlerin imzaları bulunuyordu. F tipi polislerin yaptığı dinlemelere dayanılarak yürütülen farklı soruşturmalar tek bir soruşturma dosyasında birleştirilmişti. Birleştirilen soruşturmalar arasında TGB’nin 2010 yılında Diyarbakır Bismil’in Arslanoğlu köyüne ‘Cumhuriyet Okulu’ yapması ile 13 Aralık 2012, 8 Nisan 2013 ve 5 Ağustos 2013 tarihlerinde Silivri Cezaevi önünde düzenlediği kitlesel eylemler nedeniyle açılan soruşturmalar da bulunuyordu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.