Emniyet’te tarikatlar kavgası

Emniyet’teki F tipinin büyük oranda tasfiyesi sonrasında boşalan yerleri doldurmaya hazırlanan tarikat ve cemaatler harekete geçti. İsmailağa’dan Kırkıncı Hoca’ya kadar birçok irili ufaklı grup gözünü Emniyet’e dikti

Emniyet’te tarikatlar kavgası
18 Haziran 2016 Cumartesi 11:32







Hikmet Çiçek
[email protected]

Emniyet içinde FETÖ’ye yapılan operasyonlardan sonra tarikatların F tipinden boşalan yerleri doldurma mücadelesi sürüyor. Şimdi de Emniyet müdürleri kararnamesi öncesinde Milli Damarcılar, KÖZ’cüler, Okuyucu ve Yazıcılar, Süleymancılar, İsmailağa grubu, Milli Görüşçüler, Hak-Yol’cular, Adıyaman Menzilciler, Kırkıncı Hoca grubu ve diğerleri harekete geçti.
Emniyet müdürleri kararnamesi yakında yayımlanacak. Her grup kararnameyi etkilemeye çalışıyor. Emniyet’te derin bir rekabet yaşanıyor, herkes birbirini belirli gruplara ait olmakla suçluyor.
Gülen grubunun büyük ölçüde tasfiyesi sonrasında Gülen grubunun yerini doldurmaya hazırlanan irili ufaklı çok sayıda tarikat ve cemaat bulunuyor.
Emniyet Teşkilatı içinde bu gruplar arasında Gülen cemaatinin boşluğunu doldurup birbirlerine karşı güç kazanmak için sürekli bir kavga hali yaşanıyor. Herkes, rakibinin ayağını kaydırmaya çalışıyor. Çatışma, tamamen makam, yetki ve güç alabilmek adına yapılıyor. Kim kimin adamı? Kim kime karşı? At izi, it izine karışıyor.

‘KRİPTO CEMAATÇİLER’
Cemaat, kılık değiştiriyor. “Kripto cemaatçiler” ortaya çıkıyor. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, 14 Nisan 2016 günü şöyle konuştu: “Bunlar tabii bukalemun gibiler, kabuk değiştiriyorlar, farklı görünümler, adlar altında tekrar güçlerini muhafaza etmeye çalışıyorlar. Bu oyuna da gelmemek gerekiyor.”
Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, 13 Haziran günü, Avukatı Fidel Okan’la birlikte Ankara Adliyesine gelerek Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosunda görevli cumhuriyet savcısı Tekin Küçük’e, ‘Milli Damar Örgütü’ soruşturmasıyla ile ilgili ifade verdi. Avcı, ‘Milli Damar’ isimli bir örgüt kurulduğunu ve bunun Gülen Cemaati’nin yerini aldığını iddia etti. Avcı, Milli Damar yapılanmasının elemanlarının Nur Cemaatinden ayrılma kişiler olduğunu söyledi.
Dilekçede, bir dönem Gülen Cemaati’nin içinde yer alan ve önce emniyet imamı, daha sonra da Afrika imamı olan Kemalettin Özdemir’e bağlı KÖZ grubundan “sözde bir örgüt” diye söz edilmesi dikkat çekti.
Avcı, suç duyurusu dilekçesinde “Milli Damar yönetici” olduklarını iddia ettiği isimleri kapalı bir zarf içinde savcılığa teslim etti. Ancak bu listede, Cemaatle mücadele eden polis şeflerinin de bulunması kafaları karıştırdı!
Avukat Okan, suç duyurusu dilekçesinde, Kemalettin Özdemir ile bire bir görüştüğünü söylüyor. “Ayrıca Kemalettin Özdemir’in; Cumhurbaşkanı, Başbakan ve MİT Müsteşarı ile de görüştüğü bilinen bir olaydır” diyor. Okan dilekçesinde, KÖZ grubuna yakınlığı ile bilinen Sabah’ın Özel İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek’in de avukatı olduğunu belirtiyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Emniyet Teşkilatı içindeki Fethullahçı örgütlenmeye dikkat çeken ilk raporun tarihi 10 Mart 1992. Ünal Erkan’ın Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde hazırlanan ve İstihbarat Daire Başkanı Tuncer Meriç imzalı raporun başlığı: “Bazı Emniyet Mensuplarının illegal faaliyetleri.” Aydınlık, 16 Temmuz 2006 günlü sayısında, “İşte Emniyet’in ilk Fethullah Raporu” başlığıyla haberini yapmıştı.

‘ANKARA’NIN VALİSİ’
Raporda 1992 yılında Fethullah Gülen grubunun Ankara liderinin, Atatürk Anadolu Lisesi’nde görev yapan bir din öğretmeni olduğu belirtiliyor ve adı veriliyor: Kemalettin Özdemir. Rapora göre Cemaat mensupları Özdemir’i “Ankara’nın Valisi” olarak niteliyorlar.
Kemalettin Özdemir, Said-i Nursi’nin talebelerinden Molla Said Özdemir’in oğlu. Cemaat’in ilk örgütlenmesi olan Akyazılı Vakfı’nın kurucularından. Bir zamanlar Fethullah Gülen’in en yakın çevresindeki birkaç kişiden biriydi. Özdemir, camiada ‘Kozanlı Ömer’ olarak bilinen Osman Hilmi Özdil’den önceki ‘Emniyet imamı.’
Özdemir, 17/25 Aralık sürecinden sonra Gülen’le yollarını ayırdı. 70 kişilik bir işadamı grubu ile cemaatten koptu. Bir başka iddiaya göre ise Kemalettin Özdemir, cemaat içinde Gülen’e rakip duruma gelmişti ve “Gülen sonrası”nın hesabı içindeydi. Özdemir ve çevresine şimdi “KÖZ” grubu deniliyor.
Özdemir’e yakın olan polisler, ‘Kozanlı Ömer’ emniyet imamı olunca tasfiye edilmişlerdi. Özdil’in tasfiyesinden sonra bu kez Köz grubu, teşkilat içinde yeniden varlık mücadelesi vermeye başladı.

‘BİZİM ARSIZ NE YAPIYOR?’
Kemalettin Özdemir, “Emniyet imamlığını” Kozanlı Ömer’e devrettikten sonra “Afrika imamı” oldu. İşte ne olduysa burada oldu. Özdemir’in, Cemaat’in milyon dolarla ifade edilen parasına el koyduğu iddia edildi. Yollar ayrıldıktan sonra bile ülasyon”, “psikolojik harekât operasyonlarının bir parçası” olarak değerlendiriyor ve “Emniyet’te böyle bir ekip yok” diyorlar.
Bu kavgada taraf olmayan Teşkilat mensupları ise “Ben devletin polisiyim, Cumhuriyet’in polisiyim, hiçbir camiadan talimat almayı kabul edemeyiz” diyorlar.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.