Emir komuta birliğine darbe

Resmi Gazete’de yayımlanan kanun hükmünde kararname kapsamında, askeri okullar kapatılırken kuvvet komutanlıkları Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı

Emir komuta birliğine darbe
01 Ağustos 2016 Pazartesi 11:42

Aydınlık/Ankara
OHAL kapsamında yayımlanan kararname kapsamında TSK’nın yapısı değişti. Günlerdir tartışılan TSK’ya yönelik değişiklikler dün sabahtan itibaren hayata geçirildi. “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname” Resmi Gazete’de yayımlandı.
Buna göre askeri okullar kapatıldı. Yerine Milli Savunma Üniversitesi kuruldu. Jandarma ve Sahil Güvenlik’ten sonra yeni kararnameyle Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları da Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı. GATA’ya bağlı eğitim hastaneleri, asker hastaneleri gibi tüm birimler Sağlık Bakanlığı’na devredildi. Öte yandan Başbakan Yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı ve İçişleri Bakanı da YAŞ üyesi yapıldı. Ordunun yapısında ciddi değişiklikler içeren kararnamenin ayrıntıları şöyle:

1. KUVVET KOMUTANLIKLARI MSB’YE BAĞLANDI
Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Milli Savunma Bakanı’na bağlandı. Kararnamede bu kanuna aykırı olmayan ve diğer kanunlarla Genelkurmay Başkanlığına verilen görev ve yetkilere ilişkin hükümler saklı bırakıldı. Kararnamede, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın, gerekli gördüklerinde Kuvvet Komutanları ile bağlılarından doğrudan bilgi alabileceği ve bunlara doğrudan emir verebileceği, verilen emrin herhangi bir makamdan onay alınmaksızın derhal yerine getirileceği de karara bağlandı.

2. ASKERİ OKULLAR KAPATILDI
Kararname ile şu anda faaliyette bulunan tüm askeri okullar kapatıldı. Bunların yerine Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde kurulan Milli Savunma Üniversitesi kurulması kararlaştırıldı. Milli Savunma Üniversitesi, rektörlüğe bağlı olarak, kurmay subay yetiştirmek ve lisansüstü eğitim vermek amacıyla yeni kurulan enstitülerden, Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarından, Astsubay Meslek Yüksekokullarından oluşacak.

MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ
Kararnameye göre, Milli Savunma Üniversitesinin rektörü, Milli Savunma Bakanının önereceği ve Başbakanın uygun göreceği üç aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek. Ayrıca rektöre, görevlerinde yardımcı olmak üzere sayısı dördü geçmemek üzere Milli Savunma Bakanı tarafından rektör yardımcıları atanacak. Üniversitenin teşkilatı, Bakanlar Kurulu kararıyla oluşturulacak. Enstitü müdürleri, Milli Savunma Bakanı tarafından atanacak, enstitülerin altındaki gerekli akademik birimler, rektörün teklifi üzerine Milli Savunma Bakanlığınca oluşturulacak. Enstitülere giriş şartları ile enstitülerin kurulması, işleyişi ve diğer hususlar, Milli Savunma Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
Enstitülerde görevli asker öğretim elemanlarının özlük haklarına ilişkin ödemelerde, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümleri uygulanacak. Ancak asker öğretim elemanlarına 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun 12. maddesine göre hesaplanacak üniversite ödeneği ile 926 sayılı kanuna göre ödenen TSK hizmet tazminatından hangisi fazla ise o ödenecek. Rektör, rektör yardımcıları ve enstitü müdürleri TSK sosyal tesislerinden ve kamu konutlarından görevlendirildikleri kadro derecesindeki subaylar gibi istifade edecek, askeri personel ile aralarındaki protokol münasebetlerinin düzenlenmesinde de aynı esas uygulanacak.

MEVCUT ÖĞRENCİLER NE OLACAK?
Askeri liseler ile astsubay hazırlama okullarında öğrenimine devam eden öğrenciler ise Milli Eğitim Bakanlığınca giriş sınavlarının yapıldığı tarihte aldıkları ortaöğretim yerleştirme puanları dikkate alınarak durumlarına uygun okullara kaydedilecek. Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar (31 Temmuz 2016) herhangi bir sebeple TSK’ya bağlı askeri okullardan ayrılan veya çıkarılan askeri öğrencilere, ilgili mevzuat uyarınca borç çıkarılmayacak, çıkarılmış borçlar tahsil edilmeyecek ve başlatılmış işlemler durdurulacak ancak bu amaçla yapılmış olan tahsilatlar iade edilmeyecek.

3. GATA SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLDİ
KararnameYLE GATA’ya bağlı eğitim hastaneleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon Bakım Merkezi ile asker hastaneleri, dispanser ve benzeri sağlık hizmet birimleri ile Jandarma Genel Komutanlığına ait sağlık kuruluşları, her türlü hak ve yükümlülükleri, alacak ve borçları, sözleşme ve taahhütleri, taşınırları ve taşıtlarıyla birlikte Sağlık Bakanlığına devredildi. Bunlara tahsisli taşınmazlar da Bakanlığa tahsis edildi.

ARAŞTIRMALAR ÜNİVERSİTEYE
Kararname ile GATA’ya bağlı yükseköğretim birimleri, her türlü hak ve yükümlülükleri, alacak ve borçları, sözleşme ve taahhütleri, taşınırları ve taşıtlarıyla birlikte Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilmesine ve bunlara tahsisli taşınmazlar da üniversiteye verilmesi kararlaştırıldı. Kararnameye göre Sağlık Bilimleri Üniversitesi, devirden önce GATA bünyesinde yürütülmekte olan kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere karşı savunma, hava ve uzay hekimliği, sualtı hekimliği, harp cerrahisi gibi özellikle askeri sağlık hizmet alanlarına yönelik hizmet, eğitim, araştırma ve danışmanlık hizmetlerini de yürütmekle görevli olacak.
GATA ve askeri hastanelerdeki Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na tabi olup devredilen personel, terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından ilgili kanuna tabi olmaya devam edecek ve Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı olan mecburi hizmetlerini devredilen kurumlarda tamamlayacaklar.

YETKİ YÖK’TE
Devredilen yükseköğretim birimlerinde öğrenim görenler, üniversite sınavının yapıldığı tarihte aldıkları yerleştirme puanları dikkate alınarak, Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek öğretim kurumlarına nakledilecek. İlgili maddenin uygulanmasıyla ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkili olacak.

4. YAŞ’IN YAPISI DEĞİŞTİRİLDİ
Hükümet, kararname ile Yüksek Askeri Şura’nın Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’da da bazı değişikliklere gitti. Mevcut kanun kapsamında şuranın üyeleri Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanı, kuvvet komutanları, ordu komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Donanma Komutanı ile silahlı kuvvetlerdeki orgeneral ve oramiraller idi. Resmi Gazete’de yayınlanan kararname ile Başbakan Yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı ve İçişleri Bakanı da YAŞ üyesi yapıldı.

BAŞBAKAN GÖRÜŞ BİLDİREBİLECEK
Yapılan değişiklikle Şuranın görevlerinin belirlendiği ilgili maddenin, “Başbakan, Genelkurmay Başkanı veya Milli Savunma Bakanı’nın lüzum gördükleri hallerde silahlı kuvvetlerle ilgili diğer konular halinde görüş bildirmek” fıkrası da “Başbakan’ın, lüzum gördüğü hallerde silahlı kuvvetlerle diğer konular halinde görüş bildirmek” olarak değiştirildi.

SEKRETERYA BAKANLIKTAN
Değişiklikle ayrıca YAŞ’ın sekretaryası da Genelkurmay 2. Başkanlığından Milli Savunma Bakanlığına verildi. Şura sekretaryasının çalışma usulleri de değiştirildi. Daha önce Yüksek Askeri Şura ile kabul edilecek bir iç tüzükle düzenlenen sekreterya çalışmaları bundan sonra Başbakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

KOMUTANLAR, KHK’YI AYDINLIK’A DEĞERLENDİRDİ
TSK’da önemli görevlerde bulunmuş komutanlar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yapısını değiştiren Kanun Hükmünde Kararnameyi Aydınlık’a değerlendirdi. Alınan kararların Türk Ordusunda kuvvetler birliğine ve emir-komuta sistemine zarar vereceğini söyleyen komutanlar, “Darbe girişiminin ordudan gelen dirençle önlendiği unutulmamalıdır. Ordunun kimyasını bozmamak lazım” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ SIKINTIYA GİRER
Eski 2. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Edip Başer, TSK’da emir komuta sisteminin esas olduğunu, bunun bozulması durumunda TSK’nın da ülkenin de büyük zarar göreceğini bildirdi. Başer şunları söyledi: “Yaşanan olayda herkesin kusuru var. Ülke olarak böyle kötü bir durumla karşı karşıya kaldık. Devlet olarak, devletin bütün birimleri olarak gerekli uyanıklığı gösteremedik. Bütün kurumlar tepeden ayağa sorumlu. Tabi bunların içinde siyasiler de var. Belki de esas sorumluluk siyasilerde.

DUYGUSAL KARARLAR SAKINCA DOĞURUR
TSK ile ilgili alınan kararlar alınırken çok iyi düşünmeli bilimin ve akılın ışığında karar verilmelidir. Alınan kararların çok iyi düşünülerek ciddi bir çalışma sonucunda alınmış olmasını ümit ederim. Kararlar yaşanan olayın travmasıyla, duygusallıkla alınmışsa ilerde ciddi sakıncalar doğurur. Ülkenin geleceğine büyük zararlar verir. Genelkurmay Başkanı’nın Başbakana, Kuvvet Komutanlarının Milli Savunma Bakanına bağlanması bana mantıklı gelmiyor. Bu uzun zamandır AB’nin Türkiye’ye dayattığı, zorladığı bir durumdu. TSK’da emir komuta esastır. Bu sistem bozulursa hem TSK büyük sıkıntıya girer, hem de Türkiye Cumhuriyetinin geleceği sıkıntıya girer. Darbe girişiminde bulunanların amaçları gerçekleşmedi. Türkiye nispeten az hasarla atlattı. Ama bundan sonrası çok önemli.”

ABD’NİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEYELİM
Eski Harp Akademileri Komutanı, emekli Orgeneral Necati Özgen TSK’nın yapısını değiştiren Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili, “TSK ile ilgili alelacele kararlar alınması telafisi zor sonuçlar doğurur” uyarısı yaptı. Özgen, “Türkiye’de ordu çok önemlidir. Türk ordusu milletin bağrından çıkmıştır. En önemli kaledir. Bu kale çökerse millet de çöker. Zaten ABD’nin istediği bu. ABD Ortadoğu’da güçlü bir Türk ordusu istemiyor. Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk gibi tertiplerde Türk ordusu bu nedenle hedef alındı. ABD’nin ekmeğine yağ sürmeyelim. Dünyada, özellikle de bölgemizde ordusu zayıf ülkelerin başına gelenler ortada” dedi.

ORDUNUN KİMYASI BOZULUR
KHK ile alınan kararların TSK’ya güvensizlik yaratacağını vurgulayan Özgen, “TSK’ya güvensizlik yaratılması büyük yanlış. Yüksek Askeri Şura’ya sivil ilaveler yapılması, yapısının değiştirilmesi de olumsuz algıyı tetikliyor. Darbe girişiminin ordudan gelen dirençle önlendiği unutulmamalıdır. Ordunun kimyasını bozmamak lazım. FETÖ temizliği mutlaka yapılmalı. Ancak TSK’ya güven zedelenmemeli, TSK’nın birliği korunmalı” diye konuştu.

KUVVETLER BİRLİĞİ ZARAR GÖRÜR
KHK’da Genelkurmay Başkanının Başbakanlığa, Kuvvet Komutanlarının Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmasını da eleştiren Özgen, “Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarının ayrı merkezlere bağlı olması TSK’da disiplini bozar. Kuvvetlerin birliğine zarar verir. Emir komuta zaafa uğrar. Genelkurmay karargahı emir veremez hale gelir” ifadelerini kullandı.
Darbe girişiminde bulunanların en büyük zararı TSK’ya verdiğini kaydeden Özgen daha sonra şunları söyledi: “Atatürk, ‘Bir ordunun kudreti subay ve komuta heyetinin kıymeti ile ölçülür’ der. Bu unutulmamalı ve buna uygun davranılmalıdır. Akademilerin kapatılması büyük yanlış. TSK’nın bunca tecrübe birikimi var. Bu birikim değerlendirilmeden, onlara sorulmadan apar topar böyle kararlar alınması ilerde daha büyük sorunları beraberinde getirir. Balkan Harbinde yaşadığımız durum unutulmamalıdır.”

SİYASALLAŞMANIN ÖNÜ AÇILDI
Emekli Tümamiral Soner Polat kararname ile Genelkurmay Başkanının işlevsiz hale getirildiğini, emir komuta birliğinin bozulmasına yol açacak bir durumla karşı karşıya kaldığımızı belirtti. Polat dün şu değerlendirmeyi yaptı:
“Alınan kararların iki boyutu var. Birincisi emir komuta birliği bozuluyor. Şu anda TSK’nın başkomutanı Milli Savunma Bakanı oldu. Çıkarılan kararname ile Genelkurmay Başkanı devre dışında kaldı. Komutanlar elinden alındı. Genelkurmay Başkanı işlevsiz hale geldi. Bu sistem Kardak krizi sırasında Yunanistan’da vardı. Ben o zaman görevdeydim. Herkes birbirini suçladı. Tam bir kaos yaşandı. Bu krizden çıkardıkları dersle sistemlerini değiştirdiler.

LİYAKATIN YERİNİ SİYASİ DESTEK ALACAK
Bu kararname ile TSK’da siyasallaşmanın önü de açıldı. Bundan sonra liyakat değil siyasi destek aranacak. Özellikle kendini yeteneksiz görenler siyasetçilerin desteğini arayacaklar. Ama şurası unutulmamalı. TSK’da yapılan yanlışların bedelini tüm Türkiye çeker. Alınan kararlar hiç düşünülmeden alınmış kararlardır. Bu düzenleme Ergenekon, Balyoz, ... tertiplerinden önce AB Projesi olarak gündeme geldi. Bizler karşı çıktık. O günlerde uygulamaya konulmasını engelledik. Şimdi ABD destekli darbe girişimi sonrası yeniden karşımıza çıktı.

TSK’NIN TARİHİ GELENEKLERİ YIKILIYOR
Kurmaylık müessesesi TSK için tarihsel bir şeydir. Subaylar savaş yönetimi konusunda eğitimden geçirilir. Kararname ile TSK’nın tarihi gelenekleri de yıkılmaktadır.
Askeri hastanelerin GATA’nın Sağlık Bakanlığına devri izah edilemez. Dünyanın bütün ordularında askeri hastaneler vardır. Oralar için yetiştirilen hemşireler, doktorlar savaş koşullarına göre yetiştirilir. FETÖ’nün buralara sızmasının önlemenin yolu Sağlık Bakanlığına bağlamak değildir.”

Savaşta orduyu bakan mı yönetecek?

Mustafa K. Erol
FETÖ’nün Balyoz kumpasıyla tutuklanıp TSK’dan tasfiye edilen Emekli Tümamiral Semih Çetin, ordudaki yeniden yapılandırma çalışmalarıyla ilgili sorularımıza yanıt verdi. Çetin, kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmasına tepkisini şöyle dile getirdi: “Genelkurmay’ın Cumhurbaşkanına bağlanması da düşünülüyor. Bir savaşta ne olacak? Harekâtı kim sevk ve idare edecek? Cumhurbaşkanı mı, Başbakan mı, Milli Savunma Bakanı mı? TSK’nın emir komuta birliği bozulmuştur. Bu yanlıştan dönülmeli.”
Çetin’in sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

| Kararnameyle Cumhurbaşkanı ve Başbakanın, Kuvvet Komutanlarına doğrudan emir verebilmesine karar verildi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Silahlı Kuvvetlerin yeniden yapılandırılmasını düşünürken mutlaka ve mutlaka harp planlarının da gözönüne alınması gerekirdi. Bir harp veya kriz durumunda uygulanacak komuta kontrol yapısını dikkate almadan barış zamanı teşkilat düzenlemesi yapamazsınız. Bir daha darbe olmasın diye alelacele böyle düzenlemeler yaparsanız başımıza bir dış tehdit musallat olduğunda silahlı kuvvetler görev yapamaz. Korkarım şimdi böyle bir durum yaratılmıştır.

‘YANLIŞTAN DÖNÜLMELİ’
Darbeleri önleyeceğiz diye bu tip düzenlemelere gitmek, enine boyuna düşünmeden TSK’nın teşkilat yapısını değiştirmek doğru değil. 15 Temmuz darbe girişimi teşkilat yapısındaki hatadan mı kaynaklandı? Hayır. Cumhurbaşkanı veya Başbakan’ın Kuvvet Komutanlarından bilgi almasını veya onlara emir vermesini engelleyen bir durum mu vardı? Kesinlikle hayır. Siz illegal bir yapının TSK içerisinde bu kadar örgütlenmesine izin verirseniz, Genelkurmayı Tapu Kadastro Müdürlüğüne de bağlasınız sonuç değişmez. TSK’nın teşkilat yapısı değişmez diye birşey yok. Değişebilir ama böyle acele karar vermekle olmaz. Kuvvet Komutanları Milli Savunma Bakanına bağlanmış. Genelkurmay’ın Cumhurbaşkanına bağlanması düşünülüyor. Bir savaşta ne olacak? Kuvvetler kendi başlarına mı harekât yapacak? Koordinasyonu kim sağlayacak? Harekâtı kim sevk ve idare edecek? Cumhurbaşkanı mı, Başbakan mı, Milli Savunma Bakanı mı? Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emir komuta birliği bozulmuştur. Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli.

| İmam Hatiplilerin harp okuluna girmesi konuşuluyor? Ne diyorsunuz?
Böyle özel meslek lisesi ve meslek okullarının ismi ne ise mezunlarının o alanda ilerlemesi, mesleğini ona göre seçmesi gerekir diye düşünüyorum. Yani bir insan İmam Hatip Okuluna gidiyorsa ideali ileride İlahiyat Fakültelerinde okuyarak ülkeye din alanında hizmet etmesi değil midir? Sadece imam hatipler değil, bütün meslek okulları için böyle düşünüyorum.

| İmam Hatiplilerin orduda olması uzun vadede benzer sorunları yaratmaz mı?
Eğer imam hatiplerden bu ülkenin kuruluş felsefesine, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti ilkelerine bağlı, vatanını seven insanlar yetiştirebiliyorsanız sorun olmaz. Bunun tersine hangi okuldan olursa olsun farklı rejim heveslisi, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı insanlar yetiştirir ve bunları yüksek mevkilere getirirseniz sorun yaşarsınız.

| Mili Savunma Üniversitesi kuruldu, harp akademileri, askeri liseler kaldırıldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Askeri liselerin kalkması çok büyük sorun yaratmaz diye düşünüyorum. Silahlı Kuvvetlerdeki kurmaylık sisteminin de gözden geçirilmesi gerekiyordu. Bu değişiklikler sorunları giderir mi? Fikir beyan etmeden önce sistemin detaylı işleyişini belirten yönetmelikleri görmemiz gerekir.

“ATATÜRK’E İHANETİN BEDELİNİ ÖDEDİK”
| TSK Türkiye’nin en güçlü ve güvenilir kurumuyken bir çete nasıl bu kadar etkin olabildi?

Öyle bir korku imparatorluğu yarattılar ki, yasadışı uygulamalara komutanlar ses çıkaramadı. Silivri ve Hasdal korkusundan ses çıkaramadı. TSK içinde Atatürkçülük sanki Fethullaçı ideolojinin karşısında illegal bir yapılanma gibi gösterildi ve başımıza ne geldiyse bundan geldi.

| Herkes FETÖ’nün devleti nasıl ele geçirdiğini soruyor. Sizin bu soruya yanıtınız nedir?
Tek nedeni var; Gerekli adımları atıp bunları zamanında ayıklamamak. İstihbarat zafiyeti yok. Gelen bilgileri doğru değerlendirip tedbir almamak var. Din eksenli siyaset yaparsanız, dindar her adamı, namaz kılan herkesi iyi insan zannederseniz bakın başınıza neler gelir. Sadece dini değil TSK’yı her türlü siyasi ideolojiden uzak tutmak lazım. Tarikat mensupları TSK’da olamaz. Din ve mezhep ayırımcılığı yapılamaz.

| Atatürkçülük de bir ideoloji deyip, Atatürkçüleri uzaklaştırmazlar mı o zaman?
Atatürk bu ülkenin kurucusudur ve Atatürkçülük dogma değildir. Söylediğim manada Atatürkçü olmayanın, prensiplerini benimsemeyenin Türk Silahlı Kuvvetleri’nde işi ne? Bir Fetullahçılar var ordunun içinde bir de Atatürkçüler var diye gösteriyorlar. Bunlar karşılaştırılacak şeyler mi? Bir tarafta terörist bir örgütten bahsediyoruz öbür taraftan da bu ülkenin kurucusundan. Herkes şunu görmeli; Atatürk’e ihanetin bedelini ödedik. Ödüyoruz.

| Son soru... Ülkeyi yönetenlere ne tavsiye edersiniz?
Ülkeyi yönetenlerin yerinde olsam, derhal bu ülkenin insanlarını bölen demeçlere son veririm. Zaten bu yönde olumlu gelişmeler görülüyor. Geçmişte izlediğiniz yolun tam tersine gideceksiniz. Yaptığınız hataları kabul edeceksiniz. AKP tabanına artık askeri vesayet, dinsiz ordu mesajları vermeyecek, halktaki ayrışmayı giderecek söylemlerle AKP’ye oy vermeyen insanların güvenini kazanacaksınız.
Rejim değişikliği özlemi içinde olanlar partinizden de olsa karşı çıkacaksınız. Buna karşılık, muhalefet de aynı üslubu kendi tabanına yönelik söylemlerde kullanacak. Halkın birbirine karşı bakışını yumuşatmak, birleşmeye doğru götürmek lazım. Burada bir numaralı görev Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve muhalefet liderlerine düşüyor.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.