Donanma'da ilk dalga

‘İzmir Askeri Casusluk Kumpası’ soruşturması muvazzaf subaylara uzandı. Binbaşı Habil Özcan ve 6 sivil tutuklandı. Savcının davetine rağmen ifade vermeye gitmeyen 5 subay hakkında yakalama kararı çıkarıldı

Donanma'da ilk dalga
10 Temmuz 2016 Pazar 09:16

Gamze Çınlar
[email protected]


FETÖ’ye (Fetullahçı Terör Örgütü) yönelik yürütülen ‘İzmir Askeri Casusluk Kumpası’ soruşturmasında emniyet ve medya ayağının ardından kumpasın TSK ayağı için düğmeye basıldı. ‘Askeri Casusluk’ davası kapsamında sahte delil ürettikleri iddia edilen 2’si muvazzaf amiral, 6 denizci subay ile 3 emekli subay hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan Binbaşı Habil Özcan ile önceki gün gözaltına alınan 6 sivil şüpheli tutuklandı. Sağlık raporu aldıkları gerekçesiyle gözaltı talimatı uygulanamayan 5 muvazzaf subay ile aranan 16 kişi hakkında hakkında Nöbetçi İzmir 3. Sulh Ceza Hakimliği yakalama kararı çıkarttı. Şüpheliler görüldükleri yerde gözaltına alınacak. ABD’de görevde olduğu öğrenilen şüphelilerden Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu’nun adının Aydınlık’ın 2014’te yayımladığı “Donanma’daki F tipi” listesinde yer aldığı ortaya çıktı.

7 KİŞİ TUTUKLANDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 10 ilde başlatılan operasyonda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görevli olan Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu, Tuğamiral Ali Suat Aktürk, binbaşılar Korkmaz Mermer, Özgür Gün, Habil Özcan, Recep Zafer ile emekli Albay Hasan Eryılmaz, emekli Subay Zafer Denli ve emekli Astsubay Recai Adalı hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Operasyonda şüpheli Binbaşı Habil Özcan evinden gözaltına alındı. Diğer şüpheli subaylar sağlık raporu aldıkları için gözaltı talimatı uygulanamadı. İzmir Adliyesi’ne getirilen şüpheli binbaşı Habil Özcan ile önceki gün gözaltına alınan 8 kişi savcılık tarafından tutuklanmaları talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Savcı Bato, sağlık raporu aldıkları için adliyeye götürülemeyen 2 amiral ve 3 binbaşı için nöbetçi mahkemeden “yakalanmalarına yönelik gözaltı kararı çıkarılmasını” talep etti. Nöbetçi hakimlik aralarında Binbaşı Özcan’ın da bulunduğu 7 kişi hakkında tutuklama kararı verdi. 2 kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı konuldu. 5 muvazzaf subay ile aranan 16 şüpheli hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı.
FETÖ üyesi olmakla suçlanan şüpheli subayların, Askeri Casusluk davasında, eskort kadınlar tarafından yapıldığı öne sürülen fişleme ve belge sızdırma suçlarını, kendilerinin işlediği ve askeri personeli etnik kökenlerine göre fişledikleri iddia ediliyor.

KARARGAH BİLGİLENDİRilDİ
İddialara göre, Savcı Okan Bato operasyon öncesi Karargah’a giderek ‘TSK’nın zor bir dönemden geçtiğini biliyoruz. Kurumun zarar görmemesi için şüphelileri ifadeye davet ediyoruz, gelip ifade versinler’ dedi. Ancak buna rağmen şüpheli isimler ifadeye gitmedi.

AMİRALİN ADI F TİPİ LİSTEDE
Şüphelilerden Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu’nun ABD’de görevde bulunduğu, Tuğamiral Ali Suat Aktürk’ün de Genelkurmay Plan Prensipler Daire Başkanlığı’nda görevli olduğu belirtildi. Uğurlu ve Aktürk’ün 2015 Yüksek Askeri Şura’da terfi aldıkları öğrenildi. Şüpheli emekli subayların ise yurtdışına firar ettikleri belirlendi.
Öte yandan, Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu’nun adı, Aydınlık’ın 17 Mart 2014 tarihli “İşte Donanma’daki 4 imam” başlıklı sürmanşet haberinde geçiyordu. Uğurlu, 60 kişiden oluşan ‘Donanma’daki F tipi’ listesinde amiraller içinde ikinci sırada yer alıyordu.

“DÜNYA ÇAPINDA GAZETECİLİK YAPACAĞIM”
Öte yandan, kumpas soruşturması kapsamında önceki gün Bugün TV’nin eski genel yayın yönetmeni Tarık Toros da dahil olmak üzere 30 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarılmış, sadece 8 kişi gözaltına alınmıştı.
Toros, Twitter hesabından yaptığı açıklamada bundan böyle yurtdışında “dünya çapında gazetecilik” yapacağını öne sürdü.

‘SAĞLIK RAPORU VEREN DOKTORLAR ÖRGÜTTEN’ İDDİASI
İzmir Askeri Casusluk davasında yıllarca haksız yere yargılanan 357 kişiden biri olan emekli Albay Coşkun Başbuğ, TSK’ya uzanan kumpas operasyonunu Aydınlık’a değerlendirdi. Başbuğ, “Geç kalmış ama örgütle mücadelede en önemli aşamalardan biri olan bu operasyonda en garip husus hakkında gözaltı kararı alınan sanık askerlerin aynı anda toplu olarak hastalanarak doktor raporu almaları. Herkesin güleceği bu trajikomik durum aslında üzerinde büyük bir ciddiyetle durulması gereken bir husustur” dedi.
Söz konusu durumun örgütlü bir hareket olduğunu savunan Başbuğ, şöyle konuştu: “Örgüt mensubu bu kişilere bu sahte raporu veren doktorlar, bu işte dahli olan tüm askeri yetkililer hakkında da örgütsel hukuki işlem yapılması gerekir. Şu an olmasa bile ileride bu yapılanın hesabı muhakkak sorulacaktır. Bu rapor neye istinaden verilmiştir, bilmiyorum ama şunu rahatlıkla ifade edeyim bu çabalar şu an için ancak kısa bir süre süreci uzatır, sonucu değiştirmez. Örgüt için çember daralıyor. Sağa sola kaçışlar, kısacası yaşanan panik bu yüzden.” Başbuğ, yakın zamanda soruşturmanın ucunun generallerden subay astsubaylara kadar yüzlerce askeri personele dayanacağını iddia etti.

‘KARARGAHIN KALBİNDEKİ CEMAATÇİ’
Müyesser Yıldız, Oda Tv’deki yazısında haklarında gözaltı kararı çıkan Deniz Kuvvetleri’ndeki Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu ve Tuğamiral Ali Suat Aktürk’ü yazdı. Yıldız, bu iki ismin TSK’daki F tipi yapı içerisinde olduğunu belirterek, şunları ifade etti: “Bugün haklarında gözaltı kararı verilen isimler arasında iki Amiral var. Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu ve Tuğamiral Ali Suat Aktürk. Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu, geçmişte gündeme gelen ve ‘Deniz Kuvvetleri’ndeki cemaatçiler’ olduğu öne sürülen listede ismi yer alanlardan biriydi.
Bu yüzden geçen yıl Tuğamirallikten Tümamiralliğe terfi etmesi şaşkınlık yaratmıştı. Daha da şaşırtıcı olan ise Uğurlu’nun terfiden hemen sonra ABD’ye gönderilmesiydi. Norfolk kentindeki NATO ACT- Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nda Komuta Kontrol Konuş ve İdame Edilebilirlik Daire Başkanı olan Uğurlu halen bu görevini sürdürüyor.
(...)
Hakkında gözaltı kararı verilen diğer isim Tuğamiral Ali Suat Aktürk’e gelince; o da 5. Muhrip Filotila Komodoruyken 2015 Yüksek Askeri Şura’sında Tuğamiralliğe terfi ettirildi. Terfisinin ardından silahların modernizasyonundan sorumlu Genelkurmay Başkanlığı Kuvvet Geliştirme ve Kaynak Yönetim Daire Başkanlığı’nda Kaynak Yönetim Başkanı olarak görevlendirilen Aktürk halen burada çalışıyor. Bu demektir ki, ‘Cemaatçi olduğu ve silah arkadaşlarına kumpas kurduğu’ öne sürülen bir isim Karargâhın kalbindeymiş.
Daha yazılacak, konuşulacak, sorgulanacak çok şey var, ama şimdilik şu sorularla yetinelim: Bu isimleri kimler, nasıl terfi ettirdi?”

F TİPİ PERİNÇEK VE BAŞBUĞ’A SALDIRDI
Deniz Kuvvetleri’ndeki F tipi operasyon cemaatin kalemşörlerini harekete geçirdi. F tipinin kalemşörlerinden Faruk Mercan, gözaltı kararlarından sonra Vatan Partisi Genel Başkanı Doğru Perinçek ve Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a saldıran twitler attı. Mercan’ın twitleri şöyle:
- Saraydaki zatın, Doğu Perinçek’e esir düştüğünü gösteren yeni bir olay daha: Aydınlık dergisinin ihbar ettiği Denizci subaylara operasyon...
- Saraydaki zat, çoktan Perinçek grubuna esir düştü. AK Parti kapatma davasının arkasındaki isim olan İlker Başbuğ, bugün Sarayın akıl hocası.
- Aydınlık dergisinin ihbar listesiyle TSK’ya operasyon yapmaya kalkışan savcıyı çok merak ediyorum. Sarayın emir kulu olmak ne acı bir şey...
- AK Parti kapatma davasının arkasındaki Doğu Perinçek ve İlker Başbuğ’a muhtaç hale gelmesi, Saraydaki zatın ne kadar sıkıştığını gösteriyor.
- Perinçek ve Başbuğ ekibinin 40 yıllık illegal örgütlenmesinden kurtulmuş TSK, yeniden bu yapılara teslim mi olacak? Sarayın senaryosu bu...
- 21. yüzyılın TSK’sı, Doğu Perinçek ve İlker Başbuğ’un “üçüncü dünyacı” ideolojisine teslim olmaz. TSK, Saray Bolşevikliğine de teslim olmaz.
- Bir daha hatırlatalım: Ergenekon bertaraf edilmeseydi şimdi Genelkurmay Başkanlığı makamında Perinçek’in yardımcısı İsmail Hakkı Pekin olacaktı.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.