Angajman kuralları değiştirilmeli

Prof. Dr. Hasan Ünal’a göre Türkiye derhal angajman kurallarını değiştirip, Şam yönetiminin bu bölgedeki terör unsurlarını temizlemesine katkı sunmak ve sınırlarımızdan terör ihracını durdurmak zorunda.

Angajman kuralları değiştirilmeli
18 Haziran 2015 Perşembe 10:41

Levent Ak / Ankara
ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin IŞİD’e karşı hava saldırılarıyla eşzamanlı olarak, Suriye’nin kuzeyinde farklı bölgelerde ilan edilen 4 kantonu fiziki olarak birleştirmek için PKK/PYD’nin bölgede başlattığı etnik temizlik bütün hızıyla sürüyor. Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Ünal’a göre Türkiye’nin toprak bütünlüğünü de tehdit eden bu operasyon, seçeneklerimizi de giderek azaltıyor. Ünal’a göre Türkiye derhal angajman kurallarını değiştirip, Şam yönetiminin bu bölgedeki terör unsurlarını temizlemesine katkı sunmak ve sınırlarımızdan terör ihracını durdurmak zorunda.
BOP’UN İKİNCİ AYAĞI 
- Tel Abyad-Akçakale arasında yaşanan yeni göç hareketi, sınırın karşı tarafında bize hangi gelişmelerin yaşandığını gösteriyor?
Şu anda PYD güçlerinin yapmaya çalıştığı şey özetle şu: Suriye’nin kuzeyindeki 4 kantonu birbiriyle fiziki açıdan bağlantılı hale getirmek, geniş koridorlar açmak, onların etrafını emniyetli hale getirmek. Bu da beraberinde geniş çaplı bir etnik temizliği getiriyor. Bölgedeki Türkmenler ve Araplar yerlerinden sürülüyor. ABD de ‘IŞİD’le mücadele’ adı altında havadan bombardıman yaparak buna destek veriyor. İşin stratejik ayağında ortaya çıkan sonuç, ‘Büyük Kürdistan Projesi’nin üç ayağından ikincisinin yani Suriye ayağının silahlı mücadeleyle gerçekleştirilmesi oluyor.
TÜRKİYE AYAĞI 'ÖZERKLİK'LE YÜRÜYOR
- Projenin ilk ayağı olan Kuzey Irak’taki yapı da şu anda Suriye’de olduğu gibi mi inşa edilmişti?
Projenin birinci ayağı 2003 yılında Irak’ın Amerika tarafından işgalinden sonra adım adım hazırlandı. Ve bir siyasi kavrama ve anayasal içeriğe dönüştürüldü. Güya Irak’ın bir parçası ama fiilen hiçbir zaman Irak’ın parçası olmadı. Aslında Irak’ta Barzani-Talabani ikilisinin kurduğu ilişkiler ve yönetim tarzı, Türkiye’yi neyin beklediğini bize gösteriyor. Adamlar kuzeydeki yönetime tek başlarına sahip oldular. Diğer bölgenin yönetimini de Araplarla paylaştılar. Türkiye’de de aynı şey isteniyor. ‘Biz özerklik istiyoruz’ söylemi bu yüzden. ‘Sınırlarını belirleyeceğimiz bir coğrafyada kendi anayasal hakimiyetimiz, kendi parlamentomuz, kendi savunma güçlerimiz’ olacak diyorlar. Yani PKK’lılar dağdan indirilerek Türkiye’nin bütçesiyle ordu haline dönüştürülecek ve buna ilaveten kendi yönetimlerini tümüyle kendileri üstlenecekler. Türkiye’nin geri kalanını da Türkiye’yle birlikte yürütecekler. İstenen bu. 
ULUSAL GÜVENLİK MESELESİ
- Türkiye, bu tehlikeli gidişatı durdurabilir mi?
Aslında, Türkiye’nin elinde çok büyük kozlar var. Yeni kurulacak koalisyon hükümeti de bu kozları çok rahatlıkla devreye sokabilir. Eğer bir toprak parçası üzerinde egemenlik kurma adına IŞİD ve PKK/PYD güçleri mücadele ediyorsa ve biz bunların ikisini de istemiyorsak o zaman bu toprak parçası üzerinde kimin egemen olması gerektiğine karar vermemiz lazım. Üçüncü olarak Esad’ı da dışladığınız zaman Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmasını  kabullenmiş oluyorsunuz. Burada Türkiye açısından yapılması gereken, Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyan politikaları derhal uygulamaya sokmaktır. Bu da angajman kurallarını kaldırmak, Esad’ın kendi topraklarında hakimiyet kurmasına izin vermektir. Bu durum artık, Türkiye açısından ulusal güvenlik meselesi haline gelmiştir.
ŞAM İLE BARIŞAN TÜRKİYE BÖLGEYLE KUCAKLAŞIR
- Böyle bir politik yönelim, bölgesel ilişkilerde neleri değiştirir?
Normalde doğru dürüst bir hükümet, doğru dürüst bir dış politikayla İran’la da zaten işbirliği yapar. Bu konularda hem Kuzey Irak’taki Kürt bölgesini sıkıştırır, hem de Türkiye’deki ‘çözüm süreci’ni bir daha devreye sokulmamak üzere hızla askıya alır. Ayrıca Şam yönetimiyle de işbirliği yaptığında Rusya’yla ilişkileri tamamıyla normalleşir. Aynı hükümet eğer mesela Mısır’la ve İsrail’le de ilişkilerini normalleştirirse (normalleştirmelidir de), bunların her birinde, Türkiye’nin kazançları olacaktır. Yani Şam ile barışan bir Ankara, bütün bölgeyle yeniden kucaklaşır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.