Anayasa değişse bile silah bırakmayız

AKP’nin başrollerinde oynadığı açılım süreci için PKK Yöneticisi Bese Hozat, ‘Anayasa değişse de PKK silah bırakmaz, Türkiye bizim isteklerimizi karşılamazsa bölünür’ sözleriyle tehditler savurdu. Demirtaş’ın Öcalan’ı işaret etmesi için de ‘Apo çağrı yapamaz, yapsa da örgüt kabul etmez’ dedi

Anayasa değişse bile silah bırakmayız
18 Haziran 2015 Perşembe 10:52

HDP’ye baraj atlatma operasyonunun sonuca ulaştığı ve Suriye’de PKK’ya ABD eliyle alan açıldığı süreçte PKK’nın üst düzey yöneticisi Bese Hozat, “Türk milleti’ne savaş ilanı” anlamına gelen açıklamalar yaptı. Bölgede ABD’nin verdiği destekle kendinden geçen PKK’lı Hozat, “Anayasa değişse de PKK silah bırakmaz; Türkiye bizim isteklerimizi karşılamazsa bölünür” sözleriyle açılım sürecinde gelinen noktanın vahametini ortaya serdi. 
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı sıfatını kullanan PKK yöneticisi Bese Hozat, PKK’ya yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı’na konuştu. AKP’nin başlattığı açılım sürecinde sürekli gündemde tutulan silah bırakma konusunda açık ifadeler kullanan Hozat, sözlerini şöyle sürdürdü:
KÜRT KİMLİĞİ TANINSA DA...
“Demokratik çözüm süreci de gelişse Türkiye’de, yani bu sorun müzakere de edilse, Meclis’in gündemine de gelse, anayasa da değişse, Kürt kimliği de tanınsa Türkiye’de barışçıl demokratik temelde Kürt sorununu da çözsek bunun sonucunda PKK silah bırakmaz. (...) Nedeni şudur; PKK bir Kuzey Kürdistan örgütü değil, PKK ulusal kurtuluş mücadelesi veren bir partidir, bir örgüttür. Kürtler sadece Kuzey Kürdistan’da ve Türkiye’de yaşamıyor. Kürtler Suriye’de de yaşıyor, Rojava’da da yaşıyor, Irak’ta da yaşıyor, İran’da da yaşıyor, dünyanın dört bir tarafında da yaşıyor. Özelde de Kuzey Kürdistan dışında Irak, İran, Suriye Kürdistanı’nda da Kürtler ciddi bir katliam ve soykırım politikaları altında... 
Rojava’daki, Suriye’deki savaş son dört yılda Suriye’de yaşanan gelişmelerle birlikte bir statü oluşturdu. Fakat halen tehdit ve tehlike ortadan kalkmış değil. Suriye’de savaş derinleşerek sürüyor, daha da sürecek. Şu anda bölgede yaşanan bir üçüncü dünya savaşıdır.”
‘O ÇAĞRI YAPAMAZ’
PKK’lı Bese Hozat, Dolmabahçe’de AKP’li hükümet üyeleri ve HDP’liler tarafından açıklaması yapılan 10 maddelik açılım mutabakatına ilişkin de açıklama yaptı. Hozat, bu açıklama sonrası gündeme getirilen Öcalan’ın silah bırakma çağrısı yapacağına yönelik ifadelere “Bir önderlik, bir harekete bu koşullarda çağrı yapamaz. Çünkü özgür değil. Önderliğimizin böyle bir çağrı yapması zaten mümkün değil, yapmaz da. Diyelim ki yaptı, yapsa da örgüt kabul edemez” sözleriyle yanıt verdi. 
TÜRKİYE PARÇALANIR TEHDİDİ
ABD’nin desteğiyle PKK’nın son dönemde bazı mevzii kazanımlar elde etmesi PKK’lı Hozat’ın açıklamalarının tonuna da yansıdı. Türkiye’den taleplerini sıralayan Hozat, “Üçüncü dünya savaşı yaşanıyor ve merkezinde de Türkiye’nin kendisi var. Ancak kendisini bu savaşın içerisinden Kürt sorununu demokratik bir şekilde çözerek galip çıkabilir. 
Aksi bir durumda kaçınılmaz bir biçimde Türkiye parçalanır. Türkiye’yi bütünlüklü bir arada tutacak olan Kürt sorununun demokratik çözümüdür. Bunun için de önderliğimizin özgürlüğüdür, resmi müzakerelerdir, bu sorununun Meclis’te ele alınmasıdır, yeni bir Anayasanın çıkarılmasıdır. Ancak Türkiye’yi bu kurtarır. Aksi hiçbir tutum ve yaklaşım Türkiye’yi kurtarmaz, bitirir” iddialarını dile getirdi. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nadir Şener Hatunoğlu - 4 yıl önce
saygı ile.. kırk yıl kadar önceydi. m.e.b. film, radyo-tv.ile eğitim merkezi'nde program yazarıydım. bu kurumun öğrencisi olmadığı için, ek dersimizi dışarıdan sağlıyorduk. ankara-sıhhiye'de özel bir dersanede üniversiteye hazırlık dersleri veriyordum. dersanede bir de akşamcı grup vardı. üniversiteye girme fırsatı bulamamış ya da olanak bulamamış olan insanlar geliyordu. hemen hepsi memurdu. bu grup, on beş kişi kadardı. bir konuyu işlemeden önce, o kuyla ilgili bir soru yöneltir, kendi aralarında tartışmalarını sağlardım. böylece konuya ısınırlardı. bir ara tartışma öyle ısındı ki bağırtı, dışarılara taştı. ben yeterli buldum söz aldım; ama susan kim? bağırtı sürüp gidiyor. sonunda bıçkın biri sırasından fırlayıp, tahtanın önündeki masaya çıktı ve yüksek sesle bağırdı: " arkadaşlar, hele susun bakalım; bu adam ne diyor? öğretmen arkadaşlar arasında fıkra olduydu... şimdi bu hanım kızımız olayı çağrıştırdı. diyorum bir yasa yapıldı9ğında, "yahu durun bir de dağdakine soralım." derler