'Akyürek suikast istihbaratını gizledi'

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in ölümüne ilişkin birleştirilen davada tutuksuz sanıklardan dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay savunma yaptı.

'Akyürek suikast istihbaratını gizledi'
27 Mayıs 2016 Cuma 11:45

Gamze Çınlar
[email protected]

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in ölümüne ilişkin birleştirilen davada tutuksuz sanıklardan dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay savunma yaptı. Altay, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve şube müdürleri Engin Dinç ile Faruk Sarı’yı kendisine bilgi vermemekle suçladı.
Dink cinayetine ilişkin 3’ü tutuklu 35 sanıklı davanın dördüncü duruşması dün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, polis memuru Ercan Demir katıldı. Cinayetin azmettiricisi olarak hükümlü bulunan Yasin Hayal ile tetikçi Ogün Samast’ın da aralarında bulunduğu 5 sanık kaldıkları cezaevinden telekonferans yöntemiyle duruşma salonuna bağlandı.
Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun, dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay’ın da aralarında bulunduğu 11 tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu. Davada tutuksuz yargılanan Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç dünkü duruşmaya da gelmedi. Duruşmada ilk olarak tutuksuz sanıklardan dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay savunmasını yaptı.

‘SUİKAST GİRİŞİMİNE DAİR BİLGİ VERİLMEDİ’
2006 Mayıs’ta Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü’ne atandığını belirten Altay, şunları söyledi: “Benden önce görev yapan Ramazan Akyürek İstihbarat Daire Başkanlığı görevine başlamıştı. Ramazan Akyürek tarafından Trabzon’daki genel asayiş ve güvenlik durumu ve devam eden operasyonlar hakkında bana yazılı ve sözlü bilgi verilmedi. O dönemki durum itibariyle Trabzon ili bir takım sansasyonel olaylar nedeniyle güvenlik ve asayiş yönünden çok yönlü bir konuma sahipti. Rahip Santoro’nun öldürülmesi, Trabzonsporlu futbolcuların işyeri ve arabalarının kurşunlanması gibi. Trabzon’da neler oluyor noktasında kamuoyunda bir hassasiyet oluşmuştu. Bu nedenle göreve başladığımın ertesi günü, başta istihbarat şube olmak üzere sırayla bütün birimlerden brifing alarak mevcut durumu öğrenmeye, ne gibi tedbirler alınması gerektiğini tespit etmeye çalıştım. Aldığım tüm brifinglerde, ‘Dink’e yönelik suikast girişiminde bulunulacağına ilişkin istihbarat alındığına’ dair tarafıma hiçbir bilgi verilmemiştir.”
Altay, görevi boyunca İstihbarat Daire Başkanlığı yetkilileri tarafından Erhan Tuncel’in, Hrant Dink suikastı tasarısıyla ilgili bilgi getiren eleman olduğuna dair, kendisine yazılı ve sözlü herhangi bir bilgi iletilmediğini söyledi. Altay, dönemin İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç ile daha sonra bu göreve getirilen Faruk Sarı’nın da Dink’e yönelik suikast girişimi konusunda herhangi bir bilgilendirmede bulunmadıklarını belirtti.

‘TUNCEL’İ CERRAH’TAN ÖĞRENDİM’
Altay, “Celalettin Cerrah beni arayarak, Erhan Tuncel’in, sorgusunda ‘Trabzon’da yardımcı istihbarat elemanı olduğunu, cinayete yönelik Trabzon emniyet müdürlüğü görevlilerine bilgi verdiğini’ açıkladığını söyledi. Cerrah’ın söylediği ana kadar Erhan Tuncel’in ‘Mehmet Kurt’ kod adlı yardımcı istihbarat elemanı olduğu, Dink’e yönelik bilgi getirdiği hususunu bilmiyordum. Erhan Tuncel’i Celalettin Cerrah’tan aldığım bilgi dahilinde öğrendim” dedi. Cerrah ile görüşme yaptığı sırada, İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’in de yanında olduğunu öğrenerek onunla da görüştüğünü belirten Altay, şöyle konuştu: “Akyürek’e cinayetin Yasin Hayal grubu ile ilgili olduğunu söylememe rağmen bu konuda bana hiçbir bilgi vermediği gibi İstanbul Emniyet müdürüne de hiçbir bilgi vermediğini öğrendim.”

‘EMNİYET’E O CEMAAT HAKİMDİ’
Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar’ın, “Cinayetten sonra nasıl bir sonuç ortaya çıkması amaçlanmıştır?” sorusu üzerine Altay, “Hrant Dink gibi bir insanın bu şekilde öldürülmesi ülke içi huzuru son derece olumsuz etkilemiştir” dedi. Reşat Altay, “Cinayetten sonra emniyet teşkilatında neler oldu?” sorusu karşısında da “O dönem emniyet teşkilatındaki işleyişle ilgili belli bir cemaate mensup insanların söz sahibi oldukları görüşü hakimdi. Ben de bu görüşe katılıyorum” ifadelerini kullandı.

TAHLİYE TALEPLERİ REDDEDİLDİ
Mahkeme ara kararında tutuklu sanıklar Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Ercan Demir’in tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Eski İstihbarat Dairesi Teknik Şube Müdürü Sanık Yunus Yazar hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yakalama kararı çıkarılmasına karar verildi. Heyet, Dink Ailesi’nin davaya katılma taleplerini kabul etti. Duruşma 20 Haziran’a ertelendi.

‘DİNK AİLESİ’NDEN ÖZÜR DİLİYORUM’
Duruşmaya kaldığı cezaevinden bağlanan hükümlü Yasin Hayal, “Mahkeme heyeti huzurunda Dink ailesinden özür diliyorum. Ogün’ün böyle bir olayın içinde olduğunu bilseydim ona silah vermezdim. Tahliyemi istiyorum. Ayrıca, Orhan Pamuk’tan da özür diliyorum” dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar, “Sen hükümlüsün ne tahliyesi” diye karşılık verdi.
Yasin Hayal, yargılama sürecinde “Orhan Pamuk akıllı olsun” şeklinde tehditler savurmuş, Dink Ailesi’ne de tehdit ve hakaretlerde bulunmuştu.   

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.