Adli Müşavir Köse’nin marifetleri

Savcı, Genelkurmay’a imal edilmiş belgeleri gönderiyor ve ‘suç unsuru var mı?’ diye soruyor. Köse’nin yanıtı: Siz bana soruyorsunuz. Ben de o birliklerden soracağım. Fakat hala orada görevli sanıklar var

Adli Müşavir Köse’nin marifetleri
12 Mart 2016 Cumartesi 16:01

Hikmet Çiçek
[email protected]

Diğer kumpas davaları gibiydi. Amaç, milli orduyu tasfiye etmekti. 316’sı TSK personeli, toplam 357 kişi hakkında dava açıldı. Bu davada 9 general/amiral, çok sayıda kurmay subay, alay komutanı, Boğaz ve deniz üs komutanları, kurmay başkanları, F-16 filo, fırkateyn ve tabur komutanları, askeri ateşeler, MİLGEM ve Milli Torpido gibi milli projelerde çalışanlar, üst düzey askeri mühendisler, yükserk lisans ve doktorasını yapmış akademisyenler, hastane baştabipleri, profesörler, tıp doktorları yargılandı. İzmir “Askeri Casusluk Davası”nda tüm sanıklar geçtiğimiz günlerde aklandı. Daha sonra davanın soruşturmasında görev yapan polislere operasyon düzenlenerek, aralarında eski İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay’ın da bulunduğu 27 polis memuru tutuklandı. Davanın soruşturma savcısı Zafer Kılınç ve dosyada bazı tutuklamaların altına imza atan Hakim Serdar Ergül HSYK tarafından açığa alındı.

‘SAHİPSİZ ASKERLER’
Operasyon emri 9 Mayıs 2012 günü verilen bu davada, daha önceki kumpas davalarına dahil edilmemiş, birkaç ay sonra general/amiral olması beklenen albay seviyesindeki subaylar ve stratejik yerlerde görev yapan personel hedef alındı, terfileri engellendi. İddianamede isimleri geçen, çeşitli sivil kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan 109 kişi hakkında dava açılamadı. Çünkü kurumları onlara sahip çıktılar. Sahipsiz kalanlar ise emekli Koramiral Atilla Kezek’in deyişiyle “sahipsiz eskort kızlarla, sahipsiz askerler” oldu. Dönemin genelkurmayı kendi personeline sahip çıkmadığı gibi, “özel yetkili” savcı ve mahkeme heyetine, askerlerin ömür boyu hapisle yargılanmasına neden olacak yorumlar sunuyordu. Bu yorumların altında, görevden alınan Adli Müşavir Albay Muharrem Köse’nin imzası bulunuyordu.
Savcı Zafer Kılınç, Genelkurmay’a imal edilmiş belgeleri gönderiyor ve “suç unsuru var mı?” diye soruyor. Köse’nin yanıtı şöyle oluyor: “Siz bu belgeleri bana soruyorsunuz. Ben de sözü edilen birliklerden soracağım. Fakat bu birliklerde, bu sanıklar görev yapıyor.”

ÇALIŞMA NOTLARI ‘GİZLİ BELGE’ OLDU
İzmir askeri casusluk davası sanıklarından Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görev yapan Binbaşı Merdin Kışkan’ın evinde yapılan aramada, KOMKARSU (Komutanlık Karargah Kursu) sınavına hazırlanan her subayda bulunan çalışma notlarından başka bir şey bulunamamıştı. Notlar, bizzat Harp Akademileri tarafından gönderiliyordu. Adli Müşavirlik, mahkemeye gönderdiği yazıda bu notları “devletin gizli belgesi” olarak nitelendirdi!

OLMAYAN BELGEYE ‘ÇOK GİZLİ’ DEDİLER
Gene bu davada Binbaşı Kışkan’ın verdiği iddia edilen, “Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Irak’taki Görevi ve Çekilme Planı” adlı bir belge daha vardı. Kışkan tutuklanınca bu belgeyle ilgili Genelkurmay’dan bilgi talebinde bulunur. Genelkurmay yazıyı ilgili birlik olan ÖKK’ye gönderir. ÖKK’nin cevabi yazısında, böyle bir planın olmadığı belirtilir, kayıtlarda böyle bir belge yoktur.
Binbaşı Kışkan’ı sevindirecek bu açıklamaya Genelkurmay’dan gelecek bir başka yorum gölge düşürecektir. Genelkurmay, mahkemenin isteği doğrultusunda, belgelerle ilgili rapor hazırlamak için Adli Müşavir Köse’nin başkanlığında bir heyet oluşturur. ÖKK’nin “yoktur” dediği belge hakkında heyet şu yorumda bulunur: “Söz konusu belge 23 sayfadan ibaret olup, üzerindeki tarih itibariyle gizlilik değeri çok gizlidir. Belgenin içeriği 2010 yılında güncellenmiştir. Güncellenmiş belgenin içeriği halen GİZLİ gizlilik derecesindedir.”
Emekli Albay Mustafa Önsel, “Casusluk Kumpası” adlı kitabında şöyle yazıyor:
(Adli Müşavirlik) “Ayrıca bu evraktan dolayı Merdin Kışkan’ın TCK 327/2 maddesi uyarınca ömür boyu hapis cezasıyla yargılanmasının uygun olacağını değerlendiriyor. Bu maddede can alıcı nokta savaş halinin olmasıdır. Ülkemiz savaşa girdi de bizim haberimiz mi yok?”
Önsel, askeri casusluk davalarında Genelkurmay’ın gönderdiği raporlardaki hukuki hatalar konusunda dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar’a bu yanlışlıklarla ilgili dosya verildiğini, ancak olumlu hiçbir gelişme olmadığını belirtiyor.

FARAZİYE RAPORLAR
Örnekler yalnızca Binbaşı Kışkan ile sınırlı değil. Köse başkanlığındaki heyetin hazırladığı raporları faraziyeye dayandırdığını kendileri itiraf ediyor. 2 Mart 2013’te ve Adli Müşavir Hakim Albay Muharrem Köse imzalı bir yazıda, “bahse konu belgelerin gerçek ve güncel oldukları ön kabulü ile” deniliyor. Heyet, özel yetkili mahkemenin gönderdiği tüm belgeleri “gerçek ve güncel” olarak kabul ediyor, raporlarını buna göre hazırlıyor.

ÇOK SAYIDA SUÇ DUYURUSU
Dönemin Adli Müşaviri Hıfzı Çubuklu’nun Ergenekon’dan tutuklanmasının ardından bu göreve getirilen Köse, geçici görevlendirme ile Hukuk İşleri Müdürlüğüne getirilirken, Köse’nin yerine Albay Oğuz Akkuş vekaleten getirildi. Akkkuş, Köse’nin en önemli yardımcısıydı. İzmir askeri casusluk ve Ankara 28 Şubat davalarında sanıkların yaptığı suç duyurularında Köse ile birlikte Akkuş’un da adı geçiyor! Adli Müşavirlik atamaları “üçlü kararname” ile (Milli Savunma Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı) yapılıyor. Köse’nin bu zamanda görevden alınması, yeni bir kararnamenin işareti olarak değerlendiriliyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.