‘Açılıma’ dönüşü TSK önledi

24 Temmuz sürecinde PKK’ya yönelik operasyonlar sürerken Davutoğlu hükümetinin 2,5 ay önce PKK ile masaya dönme girişimi Genelkurmay sayesinde önlendi

‘Açılıma’ dönüşü TSK önledi
12 Haziran 2016 Pazar 11:42

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu istifaya götüren süreçte HDP’li Sırrı Süreyya Önder, PKK’ya yönelik operasyonlar sürerken Davutoğlu’nun Kandil’le görüşme ve anlaşma arayışı içinde olduğunu ve bunun Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay başkanlığı tarafından önlendiğini söyledi.
Davutoğlu’nun “açılım” sürecini yeniden başlatma çabalarıyla ilgili olarak bilgi veren Başbakanlık kaynakları şunları söyledi: “7 Haziran sonrası ABD ve AB yetkilileriyle yapılan görüşmelerden sonra Brüksel temaslarının ardından bu konu ilerledi. Yeniden masaya oturma planları yapıldı hatta bu konuda grup konuşmalarında ve katıldığı TV programlarında açılıma dönülmesinin işaretlerini verdi.”

TEPKİDEN KORKULDU
Konu tartışılmaya başlanınca parti içinde ve bürokraside ciddi tartışmalar yaşandığını kaydeden başbakanlık kaynakları “Şehitlerin geldiği günlerde Genelkurmayın tepkisinden korkuldu. Kamuoyunda ciddi eleştiriler yapılmasından çekinildi. Çatışmalar yükselince ve TSK’dan gelen açıklamalar sertleşince geri çekilmek zorunda kalındı” diye konuştular.
Öte yandan Aydınlık’ın edindiği bilgiye göre, bu “açılıma dönüş” sürecinde Yalçın Akdoğan da etkin rol alırken daha önceki açılımdan sorumlu kılınan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı (KDGM) da devreye sokuldu.
Cumhuriyet gazetesi’nden Mahmut Ilıcalı’ya konuşan Sırrı Süreyye Önder, 24 Temmuz 2015’te biten “çözüm süreci”nden sonra 2.5 ay önce Ahmet Davutoğlu’nun Kandil’le temas arayışını şöyle anlattı: “Yüksekova bölgesine operasyon başlamadan önce oradaki yerel inisiyatifler hükümet nezdinde girişimlerde bulundu. Hükümet bu inisiyatifte bulunanlara bir koridor açabileceklerini ve oradaki PKK’lilerle görüşüp onlara bu tekliflerini iletmelerini istemişler. Bu yerel temsilciler, PKK’ye bunu ilettiklerinde PKK’nin JÖH ve PÖH benzeri yapıların kışlalarına çekilmeden böyle bir koridor açma teklifine sıcak bakmayacaklarını, çünkü halkın güvenliğinin söz konusu olduğunu aktarmışlar. Daha sonra yerel temsilciler bu değerlendirmeyi ilettiklerinde hükümet tarafından kabul görmemiş başlangıçta.”

‘KANDİL’E İLETTİK’
“Bu gelişmenin üzerinden bir hafta geçtikten sonra; bu da Nevruz civarı oluyor. Nevruz’dan biri iki gün önce bir trafik yaşanıyor. Hükümet tekrar bu temsilcileri çağırarak bu teklifi kabul edebileceklerini ama ciddi ve güvenilebilir bir akreditasyon istediklerini söylemişler. Bu zamana kadar biz devrede değildik. Yerel temsilciler bu akreditasyonun nasıl sağlanacağı konusunda hükümete fikir sorduğunda; hükümet siyasi muhattapların böyle bir onay vermesi durumunda bunu yeterli ve güvenilir bulacaklarını söylemişler. O zaman biz göreceli bir inisiyatif aldık. Bununla görevli siyasetçilerle görüştük, bakan düzeyinde görüşmelerimiz oldu. Daha sonra hükümetin böyle bir talebi olduğu mesajını Kandil’e ilettik.”
“Cumhurbaşkanı’nın ‘Son terörist kalana kadar’ açıklaması sanırım bu mekanizmayı etkisizleştirdi. Dolayısıyla PKK’den doğru hükümete bir teklif oldu mu, arabulucu kullanılıyor mu bu konularda bir bilgim yok ama hükümetin sürekli böyle bir arayış içerisinde olduğu ve her seferinde Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay tarafından önünün kesildiği bilgisi var.”

‘AZLEDİLMESİNDE ETKİLİ OLDU’
Sırrı Süreyya Önder, Ilıcalı’nın “Başbakan Yıldırım’ın sizinle bir teması oldu mu?” sorusuna ise “...Görünen o ki; Sayın Yıldırım’a ‘Sen bu işlere karışma, bu işi Genelkurmay halleder’ diye bir çerçeve çizildi. Çünkü Davutoğlu’nu azledilme gerekçesi Davutoğlu’nun haddini aşan işlere girişmesi olarak tarif ediliyor. Sanırım Davutoğlu’nun azledilmesinde 2013 Mayısı’na dönülme demeci çok etkili oldu” yanıtını verdi. Öte yandan bu açılıma dönüş girişiminde etkin rol oynayan Yalçın Akdoğan’ın da Binali Yıldırım kabinesinde kendisine yer bulamaması dikkat çekmişti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.