110 vekil AYM'ye götürür

Kuvvet komutanlıklarını bakanlığa bağlayan, askeri okulları kapatan kararnamenin OHAL kapsamı dışına çıktığına dikkat çeken hukukçular, düzenleminin Anayasa Mahkemesi’ne taşınabileceğini belirtti

110 vekil AYM'ye götürür
03 Ağustos 2016 Çarşamba 11:28

Haber Merkezi
TSK’nın yapısını kökten değiştiren ve emir-komuta birliğini bozan kararnameyle ilgili tartışmalar devam ederken hukukçular, düzenlemenin Anayasa’ya aykırılığına ısrarla dikkat çekmeye devam ediyor. Düzenlemeyi masasaya yatıran ve hukuka uygunluğunu inceleyen Avukat Ceyhan Mumcu ve Erkin Etike, çarpıcı tespitlerde bulundu. 110 milletvekilinin imzasıyla düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’ne taşınabileceğine dikkat çeken hukukçular, “Olağanüstü Hal’in gerekli kılmadığı konuların Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile düzenlenmesi olanaksızdır” ifadelerini kullandı. İşte Mumcu ve Etike’nin değerlendirmeleri:

DENETİM YOLU KAPALI DEĞİL
“20 Temmuz 2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan ve çıkarılacak olan KHK’lerin yargısal denetimlerinin mümkün olup olmadığı, mümkünse bu denetimin sınırları konusunda Anayasa Mahkemesi’nin önceki kararlarından örnekler vererek açıklama yapma gereği duyuyoruz.
Anayasa’nın 148. maddesinin ilk fıkrası, OHAL ve Sıkıyönetim KHK’lerinin yargısal denetim yolunu kapatmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın bu yasağını 10 Ocak 1991 ve 3 Temmuz 1991 tarihli kararlarıyla büyük ölçüde aşmıştır. Türk hukuk doktrininin çoğunluğu da Anayasa Mahkemesi’nin bu içtihadını desteklemektedir.

110 VEKİL AYM’YE GÖTÜREBİLİR
Şu durumda OHAL kapsamında çıkarılan KHK, eğer ana muhalefet partisi Meclis grubu veya 110 milletvekili bu yöne başvuruda bulunurlarsa, Anayasa Mahkemesi’nin yargısal denetiminden geçecektir. Ayrıca hakkında KHK ile doğrudan işlem tesis edilen kişilerin de bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaları mümkün olacaktır. Anayasa Mahkemesi’nin 10 Ocak 1991 tarih ve 1990/25 E. ve 1991/1 K. sayılı ve 3 Temmuz 1991 tarih ve 1991/6 E. ve 1991/20 K. sayılı kararlarında bulunan ve bugünlerde çıkarılan 667, 668 ve 669 sayılıKHK’leri de yakından ilgilendiren ilkeler Anayasa Mahkemesi’nce şöyle belirlenmiştir:
- Olağanüstü Hal’in gerekli kılmadığı konuların Olağanüstü Hal KHK’leriyle düzenlenmesi olanaksızdır.
- Olağanüstü halin sona ermesine karşın, olağanüstü hal KHK’sindeki kuralların uygulanmasının devam etmesi olanaksızdır. Bu nedenle, olağanüstü hal KHK’leri ile yasalarda değişiklik yapılamaz.

OHAL KAPSAMI DIŞINDA
Bu kararlarında Anayasa Mahkemesi şunları belirtmektedir:
Olağanüstü hallerde Anayasa’nın 121. maddesinin üçüncü fıkrasına göre çıkarılabilecek KHK’lerde konu sınırlaması yoktur. Ancak bu, olağanüstü KHK’lerin düzenleme alanının sınırsız olduğu anlamında değildir. Bu tür KHK’lerin düzenleme alanları, Anayasa’nın 121. maddesinin üçüncü ve 122. maddesinin ikinci fıkraları gereğince ‘olağanüstü halin veya sıkıyönetim halini gerekli kıldığı konular’la sınırlıdır.
OHAL’in gerekli kılmadığı konuların OHAL KHK’leriyle düzenlenmesi olanaksızdır. Anayasa’nın 148. maddesinin biçim ve öz yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi dışında tuttuğu KHK’ler “OHAL’in gerekli kıldığı konularda” çıkartılan KHK’lerdir. Anayasa Mahkemesi’nin çıkartılan bir OHAL KHK’sinin bu niteliği taşıyıp taşımadığını belirlemesi ve eğer bu niteliği taşımıyorsa uygunluk denetimini yapması zorunludur.

KHK İLE YASA DEĞİŞTİRİLEMEZ
OHAL Yasası ile Sıkıyönetim Yasası, OHAL veya sıkıyönetim ilân edilen bölge veya bölgelerde olağanüstü halin veya sıkıyönetimin devamı süresince uygulanırlar. OHAL veya sıkıyönetimin, gerekli kıldığı konularda çıkartılan KHK’ler, bu hallerin ilan edildiği bölgelerde ve ancak bunların devamı süresince uygulanabilirler. OHAL’in sona ermesine karşın, KHK’sindeki kuralların uygulanmasının devam etmesi olanaksızdır. Bu nedenle, OHAL KHK’leri ile yasalarda değişiklik yapılamaz. OHAL KHK’leri ile getirilen kuralların olağanüstü hal bölgeleri dışında veya olağanüstü halin sona ermesinden sonra da uygulanmalarının devamı isteniyorsa bu konudaki düzenlemenin yasa ile yapılması zorunludur. Bu koşulları taşımayan kurallar OHAL KHK kuralı niteliğinde sayılamazlar ve Anayasa’ya uygunluk denetimine bağlıdırlar. Bunlar Anayasa Mahkemesi’nin kararlarıdır.

KARARNAMEDE NELER VAR?
Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Milli Savunma Bakanı’na bağlandı. Cumhurbaşkanı ve Başbakan kuvvet komutanlarına doğrudan emir verebilecek. GATA ve asker hastaneler de Sağlık Bakanlığına devredildi. Jandarma da önceki kararnameyle İçişleri’ne bağlanmıştı. Harp Akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatıldı. Bunların yerine Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde Milli Savunma Üniversitesi adıyla yeni bir üniversite kuruldu. Üniversitenin rektörü önerilen 3 kişi arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek. Kararnameyle YAŞ’ın yapısı değiştirildi. Başbakan yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı ve İçişleri Bakanı da YAŞ üyesi oldu.

ÖNEMLİ UYARI!
Hiçbir yargısal denetimden geçmeyeceği düşüncesiyle ve gerekli hukuksal altyapı oluşturulmadan alınan kararlar, hem terör örgütünün bir süre sonra yeniden devlet ve toplum katında zemin bulmasına ve hem de TSK’nın yönetim yapısının telafisi güç biçimde bozulmasına neden olacaktır. TSK’nın kuruluş yapısına ilişkin düzenlemeler darbe girişimi nedeniyle oluşan olağanüstü şartlar değil gelecek on yılların ihtiyaçları esas alınarak, bölgesel savaş ve terör tehdidine karşı yapılmalıdır.
Bu düzenlemeler gerek Anayasamız ve gerekse Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda verdiğimiz içtihadı uyarınca OHAL KHK’sı ile değil kanunla yapılmalıdır. Kanunla yapılmayan düzenlemeler Anayasa Mahkemesi’ne götürülmelidir. Bu durumda Anayasa Mahkemesi önceki kararlarıyla uyumlu karar verdiği takdirde düzenlemeler iptal edilecektir.
TSK’nın içine parti siyasetinin sokulmasına asla izin verilmemelidir. Atatürk’ün ilkelerinin ordumuzun ve ülkemizin bu zor günlerinde bize güç veren en büyük esin kaynağımız ve geleceğimizin de güvencesi olduğu unutulmamalıdır.

‘EMİR KOMUTA BİRLİĞİNİ BOZAR’
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TSK’nın yapısının değiştirilmesiyle ilgili, “Kuvvet komutanlarını Milli Savunma Bakanına bağlamanın yeni sorunlar getireceğini, emir komuta birliğini bozacağını görmek durumundayız” dedi.
Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. KHK ile TSK’nın yapısının değiştirilmesini eleştiren Bahçeli şöyle konuştu: “TSK’nın ana gövdesinde yapılan düzenlemeler aceleye getirilmiş, enine boyuna hesap edilmeden, istişare mekanizmaları işletilmeden düğmeye basılmıştır. Kuvvet komutanlarını Milli Savunma Bakanına bağlamanın yeni sorunlar getireceğini, emir komuta birliğini bozacağını görmek durumundayız. Bize kalırsa öncelik, kurum açıp kapatmak değil, darbecilerin, hainlerin ürediği sistemi revize etmek, kısaca zihniyet değişimini aşama aşama hayata geçirmek olmalıdır.”
Bahçeli, TSK’nın içindeki darbecilerin ayıklanması gerektiğini ancak Türkiye’nin milli güvenlikle ilgili sorunları varken, askerin itibarının ezilmemesi gerektiğini kaydetti. Bahçeli “TSK’nın zincire vurulması, suçlanması sonuçları önümüzdeki süreçte görülecek badirelere davetiye çıkaracaktır. Ordu millet kaynaşması eski mevkiine taşınmalıdır” dedi.

‘METEHAN’DAN BERİ ORDUDA HİYERARŞİ VAR’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP hükümetinin çıkardığı ve ordudaki hiyerarşik sitemi alt üst eden Kanun Hükmündeki Kararnameyi eleştirdi. Partisinin grup konuşmasında 15 Temmuz darbe girişiminin devlette liyakat sisteminin ne kadar önemli olduğu gösterdiği belirten Kılıçdaroğlu, “Devleti bir partiye, aileye, cemaate teslim ederseniz sonu böyle olur” dedi. Kılıçdaroğlu’nun mesajları şöyle:
“Geçmişte FETÖ terör örgütünün mağdur ettiği binlerce kişi var, intihar edenler var. Bu ülkede adalet kırıntısı varsa, o insanların itibarları iade edilir ve görevlerinin başına döndürülür.
“Kuvvet komutanlarını düşünün, önce Cumhurbaşkanı, sonra Başbakan sonra da Bakan talimat verebilecek. Veya devlette bir genel müdür düşünün, bakan talimat verecek, cumhurbaşkanı talimat verecek, başbakan talimat verecek, üç ayrı yerden talimat alacak. Bu adam ne yapacak. Hepsine uyacak, peki farklı talimat verirlerse ne olacak? Mete Han’dan bu yana orduda hiyerarşi vardır ve bozulmamıştır. O hiyerarşinin korunması gerekiyor.
“Bunu söylediğim zaman ‘Sen ordudan yana mısın’ diyorlar. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nden yanayım. Ordu sivilleşmez arkadaşlar, ordu sivil yönetime hesap verir. Ordunun her aşaması sivil denetime açılmalı.”

HDP KARARNAMEYİ DESTEKLEDİ
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, TSK’nın yapısını değiştiren KHK’ya destek verdi.
Yüksekdağ, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Meclis’te ‘Demokratik İnşa Komisyonu’ kurulmasına ilişkin teklif verdiklerini belirten Yüksekdağ şöyle konuştu: “İlk yapmaları gereken şeyi ağızlarına bile almıyorlar. Orduyu böl, parçala, yönet, darbe tehlikesini savuştur, şunu buraya bağla türünden yöntemlerle darbe tehlikesini ortadan kaldırabileceklerini sanıyorlar. Askeri kurumların sivil siyasete bağlanması en doğru ve olması gereken yöntemdir ama sivil siyasetin de demokrasiye, demokratik bir programa bağlanması gerekir. Sivil siyaset demokratikleşecek, bütün askeri kurumlarda o sivil demokratik mekanizmalar bağlı olarak çalışacak. Demokrasilerde olması gereken ve olan şey de budur.”

Etiketler; #TSK #Kararname

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.