Vatan mücadelesini balkondan seyretmeyeceğiz

CHP’nin 24 Temmuz’da Taksim’de düzenlediği “Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi” öncesi AKP Grup Başkanvekili Temel Başalan, Taksim mitingi nedeniyle vatandaşların ulaşımının ücretsiz sağlanması için sürenin uzatılmasına karar verildiğini açıklamıştı.

Vatan mücadelesini balkondan seyretmeyeceğiz
30 Temmuz 2016 Cumartesi 11:14

Mustafa SolakADD Bağcılar Şube Başkanı

CHP’nin 24 Temmuz’da Taksim’de düzenlediği “Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi” öncesi AKP Grup Başkanvekili Temel Başalan, Taksim mitingi nedeniyle vatandaşların ulaşımının ücretsiz sağlanması için sürenin uzatılmasına karar verildiğini açıklamıştı. AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi de, ücretsiz ulaşımın 24 Temmuz saat 23.59’a kadar uzatıldığını kamuoyuna duyurmuştu. CHP’nin, mitingin sadece CHP’lilere yönelik olmadığını açıklaması üzerine AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı ve AKP sözcüsü Yasin Aktay, “CHP’nin pazar günü Taksim’deki toplantısına bir davet aldık. Bu davete de icabet edeceğiz” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklamalardan önce bana “İktidarın ‘Bütün İstanbullular, mümkünse bütün Türkiye orada olsun’ diye çağrı yapması, belediyenin ücretsiz otobüs uygulamasının olasılığı var mı?” diye sorulsaydı ve ben “Evet bu olasılık var” deseydim, daha önce darbeye “darbe” dediğimde olduğu gibi “hayal görmekle”, “AKP’ye çalışmakla” suçlanabilirdim. Ama AKP çağrı yaptı. Hayat bizim teorimize uymuyorsa hayat değişmeyeceğine göre teori değişir.

DÜNYANIN JANDARMASI ABD
Şimdi CHP iktidarı davet edince iktidara mı çalışıyor yoksa vatanın birliği konusunda en geniş kuvvetle birlikte mi olmaya çalışıyor? CHP’nin darbeye karşı herkesle birleşme çabası olumludur. Dünyanın jandarması AKP değil ABD’dir. AKP’nin özellikle laikliğe aykırı uygulamalarına karşı mücadele ayrı konu, ABD’nin vatanımıza Gülen aracılığıyla kastetmeye çalışmasına direnmek ayrı konu. İktidar özellikle 1 yıldır her şeyi keyfinden yapmıyor. Türkiye’nin zorunluluklarını dikkate almak durumunda kalıyor. Balyoz, Askeri Casusluk gibi davalar nedeniyle Silivri mahkemelerinde yargılanan ve cezaevinde yatan kurmay subaylar, başarısız darbe girişiminin ardından kritik ve önemli konumlara yerleştirilmeye başlanması da bu zorunluluktandır.
(Konuyla ilgili “Zorunluluklar ve İktidar” makaleme bakılabilir. https://www.kamugundemi.com/zorunluluklar-ve-iktidar-mustafa-solak-makale,605.htm)
CHP mitingine gitmek isteyen “CHP, bugünlere gelmemizin sorumlusu iktidarı nasıl davet eder” veya “AKP katılıyor” diye gitmemeli miydi? Bu bakış açısı, 17 Eylül 2015 Ankara’daki TBB, Kamu-Sen, TOBB’un da yer aldığı “Teröre Hayır Kardeşliğe Evet” mitingine, AKP’ye yakın kurumlar (Memursen, Hak İş vs.) da geldiği için katılmaktan kaçınanların tavrına benziyor. “Nasıl olur da AKP yanlısı kurumların olduğu mitinge katılınır”dı. “Devletçiliği, laikliği budayanlar bunlar değil mi”ydi. Dikkat edilirse gerekçeler de benzer.
(İlgili yazımız için bakınız https://www.kamugundemi.com/17-eylul-mitinginde-akp-aklandi-mi-makale,382.html)

TÜRK-AMERİKAN SAVAŞI
Tutarlı, hatasız toplumsal mücadele aramayalım, geçmişe takılmayalım. Ortada vatan mücadelesi var. AKP ve yakın örgütleri zorunlu kalıyorlar. AKP tabanıyla yanyana gelmeyen millete önderlik edemez. AKP’nin özellikle son 1 yıldır PKK’ya karşı verdiği mücadele, PYD’nin koridor girişimine karşı tavrı, Suriye, Rusya, Mısır ile ilişkileri geliştirme kararı ABD ile sıkıntılar yaşadığının somut kanıtları. Türk-Amerikan savaşının yaşandığını gösterir. Rusya, Suriye, PKK, PYD’ye bakışı ülkemizin yararınadır. Zira bu ilişkiler vatanımızın bütünlüğünü korumaktadır. Dolayısıyla Amerikan darbesinin atlatılması AKP’den çok ülkemizin esenliği için iyidir. AKP elbette bundan güçlenerek çıkmak istiyor. AKP’ye yarayacak diye darbeyi atlatmamızın sevinci kursağımızda kalmamalı. Unutmayalım ki dünyanın jandarması AKP değil Amerika’dır.
AKP’ye veya başka bir örgüte bakışımızı vatanın bütünlüğü belirlemeli. Türk-Amerikan savaşını kavramazsak meydanlarda parti bayrakları olmaksızın Türk bayrağıyla Amerikan darbesine direnen milletle birleşemeyiz. Fakat AKP’nin vatanın bütünlüğü noktasında ülkenin zorunluluklarını dikkate alması cemaatle arasında fark olduğunu gösterir. Bu farkı bilirsek bugün emperyalizme direnen milletimizin bu haklı davasında yanında oluruz ve örgütleriz. AKP muhalifliği halkla yanyana gelmeye engel olmamalı. Kimilerinin şeriat sloganı atması, çarşaflı, sakallı olması karşısında “bana ne” dersek tertemiz kalmak uğruna balkondan seyretmekle yetiniz ve küçülürüz. Her hareket çelişkilerle, hatalarla doludur. Tertemiz hareket bekleyen hareketsiz kalır. Kaldı ki birkaç gündür şeriat sloganları azaldı, ortak değerler öne çıkmaya başladı. Sağcı olarak kendisini tanımlayan insanlar bu eylemlerde olduğundan solcuların hoşuna gitmeyecek sloganlar elbette olacak. Haziran Ayaklanması’nda da Lenin posterleri, kızıl bayraklar, orak-çekiç pankartları vs. vardı. Lenin’in, orak-çekicin kendisine “Allahsız Komünist simgeleri” olarak anlatıldığı sağcı nasıl bakardı o eylemlere? Bir de buradan düşünün.

MUSTAFA KEMAL BİRLEŞTİRİYOR
Birbirimizi anlamaya çalışmalı ve ortak değerler üzerinden harekete geçmeliyiz. Bayrak, Mustafa Kemal birleştiricidir. Mustafa Kemal gibi kendisine idam kararı veren hükümetin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ile, “boğazımda padişahın lokması var” diyen paşalarla, hilafeti savunan şeyhlerle, paşalarla yol alacağız. Şeyhi, paşaları geçtik, halk padişahçıydı ama onları vatanseverlik duygusu üzerinden dönüştürebileceğini gördü.
Risk yok muydu? Vardı elbet. Başka ülkeden halk getirerek kurtuluşu sağlayamayacağına göre var olan toplumsal malzemeyi dönüştürmeye çalıştı. Hiçbir kuvvet emperyalizmden kuvvetli değil. Biz sağ-sol emperyalizme direnenlerle buluşmanın yollarını aramalıyız. Antiemperyalizm yükseliyor. ABD ile vatanın bütünlüğü noktasındaki çelişmesi derinleştirilmeli, ABD’yi gerilettiği ölçüde desteklenmelidir. Elbette Topçu Kışlası yapmak istemesi, laikliğe karşı tavrı karşısında mücadelemizi sürdüreceğiz. Mustafa Kemal’in dediği gibi “vatan söz konusuysa gerisi teferruattır.”
İktidara karşı emeği, laikliği, halkçı ekonomiyi savunmak için elbette teferruatı da dikkate alacağız. İran örneği de ortada. Emperyalizm geriletildiği ölçüde ilk başta güçleniyor gibi görünenler de zamanla zayıflayacak ve işimiz kolaylaşacaktır. “Ya AKP güçlenince bizi ezerse” kaygısı haklıdır ama beklemecilikle halka birleşemeyiz. “İdare-i maslahatçılar esaslı devrim yapamazlar.” Esaslı devrimciler olarak dönüştürme yeteneğimize, ideolojimize, milletimizin yurtseverliğine güvenelim. Cesur ve öncü olalım, dönüştürürüz, yaparız.

Etiketler; #Mustafa Solak

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.