Vatan borcunu ödüyoruz

Mitoloji herkesin ilgisini çeker. Çoğumuz Çine Çayı’nın öyküsünü, Defne’nin öyküsünü, Midas’ın kulaklarının öyküsünü biliriz.

Vatan borcunu ödüyoruz
26 Mayıs 2015 Salı 10:51

Erol Ertuğrul
[email protected] hotmail.com

Pergomonlu Asklepios antik çağlarda ünlü bir doktordur. Hastalarına giderken elinde taşıdığı yılanlı asası tıbbın simgesi olmuştur. Yaz kış demeden dere tepe dolaşır, hastalarını iyileştirmek için hastadan hastaya koşarmış. Asklepios hastalarını iyileştirmek için Athenadan Medusa’nın ölümsüzlük veren kanını ister. Athena yeğeni olan Asklepios’a bu kanı verir.
Ölümsüzlüğü yakalayan Asklepios bu kan ile tüm hastalarını iyileştirmeye başlar. Artık kimse ölmemektedir. Dünyanın dengesi bozulmuştur. Yeraltı ülkesinin baş tanrısı Hades ve tanrıların babası Zeus bu duruma çok kızarlar. Zeus, Asklepios’a bir yıldırım yollar. Asklepıos ölür ve elinde olan Medusa’nın ölümsüzlük kanı yere dökülür. Kanın döküldüğü yerde ise sarımsak çıkar. 
Mitoloji bir masal gibi gelse de gerçek yaşamda böyle olmuyor. Gılgamış’tan bu yana insanlar ölümsüzlüğü hep aramışlar ama bulan olmamış. Ölümsüzlüğü bulamasak bile akıl ile, bilim ile insan yaşamını uzatıp güzelleştirmek olasıdır. 
Sorunlarımızı bir çırpıda çözmek olanağı yoktur ama, aklımızı kullanarak sorunlardan çıkış yolu bulunabilir. Onun için Mustafa Kemal “Yaşamda tek gerçek yol gösterici bilimdir” demiştir. Ülkeyi yönetenlerin bir gün sapkınlığa düşebileceğini gördüğünden de Türk gençliğine “Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar aymazlık ve sapkınlık ve üstelik hayınlık içinde bulunabilirler. Bu koşullarda bile görevin Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır” diye sesleniyor.
Cumhuriyet’ten kalma ne kadar ekonomik kaynağımız varsa özelleştirme adı altında yabancılara satılmıştır. Ülkeyi yönetenler görülmemiş biçimde varsıllaşmışlardır. Soygunlar, rüşvetler ve yolsuzluklar gizlenemeyecek biçimde ortaya çıkmıştır. Tam bağımsızlığımız yok edilmiştir. Tüm kurumlar Kurtuluş Savaşımıza ve Cumhuriyet’e karşı bir kadronun eline geçmiştir. Açılım süreci adı altında Ülkemiz adım adım bölünmeye götürülmektedir. Ulusal eğitim yok edilmiştir. Kara cahil ve dinci bir eğitim gelecek kuşaklara dayatılmaktadır. PKK Güneydoğu illerinde silah dağıtıyor. Birileri demokrasi adına oylar bölünmesin diyerek Kürtçü partiye destek veriyorlar. Oylar bölünmesin, ama Vatan bölünsün. Kürtçü partinin genel başkanı bir konuşmasında “Ne hainliğimizi gördünüz” diyor. Hangi birisini saysak! Barış diyerek sokakları kan gölüne çevirdikleri günleri unutuyor. “AKP yi dışarıdan destekleriz” diyor. Bu desteği neyin karşılığında vereceğini söylemiyor. Bu parti yeniden TBMM’ye girerse ülkemiz bundan ne kazanacak. 7 Haziran seçimleri çok önemlidir. Halkımız oylarıyla karanlığa “dur” diyecek, aydınlığı seçecektir. Bir siyasal kadronun olağan dışı yönetimde kaldığı görülmemiştir. AKP mutlaka gidecektir. Ülke bölünmeye götürülürken ekonomi alarm veriyor.
Vatanseverlere düşen, altı oku savunan, tam bağımsızlıkçı, antiemperyalist, aydınlanmacı partiye oy verip bu partiyi TBMM’ye taşımaktır. 
Bu ülke bize dedelerimizden miras kalmadı , biz bu ülkeyi gelecek kuşaklardan borç aldık. Şimdi bu borcu yerine getirmek zorundayız. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.