Seçim sonuçları ve görevlerimiz

Hemen her kesimden katılımlar oldu Vatan Partisi’ne. Atatürk’te birleşenler yoğunlaştılar.

Seçim sonuçları ve görevlerimiz
21 Haziran 2015 Pazar 14:46

Saadet Pesen

Hemen her kesimden katılımlar oldu Vatan Partisi’ne. Atatürk’te birleşenler yoğunlaştılar. Toplumun önderleri, üyeliklerinden başlamak üzere gerçek anlamda önderliklerini sürdürdüler.
Vatan Partisi 15 Şubat 2015’te Ankara Arena Spor Salonu’nda 20 bin kişinin katılımıyla kurultay gerçekleştirdi. Ülke insanımız için umut oldu.
1- Kurultay’a katılım olağanüstüydü.
2- Yürekliler buluştu.
3- Samimiyet egemendi.
4- Hem mesleki zenginlik, hem birikim ve hem de cesaret anlamında “örnek” öncüler kurultaydan başlamak üzere kolları sıvadılar.
Seçim sürecindeki katılımlar da çok önemliydi.
Ülkemizin hemen her yerinde adaylar çalışmalara başladı.
Basın açıklamaları, mitingler, imza kampanyaları, paneller, konferanslar, radyo-televizyon programları, konserler, yemekler, yürüyüşler aralıksız gerçekleştirildi.
Çoğu yerde seçim bürolarının oluşturulması ülke insanlarının gönüllüğüyle gerçekleştirildi.
Toplumda heyecan oluştu. Yurt içinde ve dışında Vatan Partisi konuşulur oldu. Yurt dışı etkinlikleri de olağanüstüydü.
Topluma umut olanlar da umutluydular.
Biz eğitimciler için önemli olan; problem çözümündeki GİDİŞYOLUDUR.
Problem tespit edilir, Var olanlar ve istenenler sıralanır ve çözüm yolu belirlenir.
Vatan Partisi’nin tespitleri, analizleri, çözüm yolları; hem bilimseldir ve hem de yaşamın doğrulattıklarıdır. Öz olarak: Strateji doğrudur ve teorideki taktikler de. Ancak; biliyoruz ki teori, pratikten doğar. Bu nedenle pratiğin öğrettiklerini ciddiye almak zorundayız.
1- Halkımız diyor ki; Ulusalcısınız, Atatürkçüsünüz, ülke ve millet çıkarları sizin için her şeyin üzerindedir. Fedakârsınız, cesaretlisiniz, samimisiniz ve kararlısınız. Varlığınızı varlığımız için feda etmeye gönüllüsünüz.
2- Ancak bizler halkın içinde yokuz. Apartmanımızda, sokağımızda, mahallemizde, ilçemizde bizi, biz olarak kaç kişi tanıyor? Partimizi, programımızı kaç kişiyle paylaşabiliyoruz? Günlük yaşamda halkımızın hangi sorunlarını çözmeye çalışıyor, sahipleniyor ya da sevinçlerini paylaşabiliyoruz? Parti bayrağımızı özgürce ve cesaretle balkonlarımıza asabiliyor muyuz?
3- Demokratik Kitle Örgütlerinde var olmayı ne kadar ciddiye alıyoruz? Olmamız gerektiğinin bilincinde miyiz?
4- İşçi sendikalarında söz sahibi olma durumumuz nedir? Yeterli görüyor muyuz? Emekçi eylemlerinde sadece ziyaret etmek, açıklama yapmak yeterli midir?
5- Gazetemize sahip çıkabiliyor muyuz? Okuyor ve okunmasını sağlıyor muyuz? Televizyon kanalımızı izliyor ve izlenmesini sağlayabiliyor muyuz?
6- Parti binalarında birbirimize anlatarak mı devrime gideceğimizi düşünüyoruz?
7- Devrimci olmayı yaşam biçimimiz haline getirebilmiş miyiz?
8- İnsanın doğası gereği güçlüden yana tavır takındığını biliyoruz. Bu güçlülüğü yaratmak nasıl olacaktır?
9- Birleşilebilecek tüm güçlerle birleşememenin nedeni, kabuğumuza çekilmiş olmamız diyebilir miyiz?
10- Eylem partisi olmaktan çıkıp her zaman her durumda ve hep halkla beraber olmak durumundayız.
11- Özellikle seçim dönemlerinde programımızı, yapmak istediklerimizi, yapacaklarımızı, uzun vadeli hedeflerimizi kısa, öz, anlaşılır, her kesime hitap edecek biçimde el broşürleri hazırlamalı ve ulaşılmayan kişi bırakmamalıyız.
12- Parti yönetim kadrolarının önderlik özellikleri tartışmasız çok önemlidir. Görev verebilmek, denetleyebilmek, özeleştiri ve eleştiri yapabilmek ve yapılmasını sağlamak. “Gönüllülüğün” keyfilik olmadığını kavramak ve kavratmak yaşamsal önemdedir.
7 Haziran 2015 genel seçimleri sonuçları hak ettiğimiz değildir. Tüm katılımlara, etkinliklere rağmen önceki dönemlerimizin gerisine düşmüş durumdayız. Önce kendimizi sorgulamalı sonra da diğer etkenleri uzun soluklu olarak değerlendirmeliyiz.
“Sandıktan devrim çıkmaz...” demiştik Narlıdere ilçe örgütündeki seçim öncesi bir toplantıda...
İğneyi kendimize batırmalıyız öncelikle. Suçlamak en kolayıdır değil mi?
6 Haziran 2015 günü yazdığım köşe yazısında seçim sonuçlarını değerlendirerek. “Mücadeleye devam” demiştim.
Mücadeleye devam!

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.