Robert Koleji'yle İmam Hatip’i ne birleştirdi?

‘Ne kadar uğraşsalar ümmet toplumunu yaratamadılar. Karşılarında, gücünü tarihinden alan, umudunu ve neşesini mücadeleye katarak büyüttükleri gülüşleriyle, yumruk olup gericiliğin tepesinde patlayan liseliler var’

Robert Koleji'yle İmam Hatip’i ne birleştirdi?
15 Haziran 2016 Çarşamba 11:51

Bora ÇelikTLB Genel Başkanı

Bir ülkede onbeşliler ayaktaysa düşüneceksin. Tarihte onbeşliler ne zaman ayağa kalktılarsa, devrim gerçekleşmeden oturmadılar. Kurtuluş Savaşı zamanında Kayseri Melik Gazi Lisesi öğrencileri mücadeleye katılmak için okuldan kaçtılar. Her yıl okul defterleri hazırlayanlar, yıllıklarına “Bu yıl mezun verilememiştir” yazdılar. Çanakkale cephesine giden Galatasaray Lisesi öğrencilerinin fedai kültürü sayesinde bir çok zafere imza attık. Heybeliada Deniz Lisesi, Vefa Lisesi, Sivas Lisesi, Karaman Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi ve bir çok lise vatan savaşında sipere girdiler. O liseler 100 yıl önce olduğu gibi yine siperdeler, gericiliğe ve bölücülüğe karşı kalemlerini çektiler.

HEP SİPERDEYDİK
Liseliler bu sipere sadece Kurtuluş Savaşı zamanında girmediler. Ya da 2 hafta önce bu sipere girmeye karar vermediler. Yakın tarihimizde de hep siperdelerdi.
1968’de ilk isyan liselilerden geldi. Ocak ayında Mersin’de 5000 liseli sağnak yağmura rağmen orta öğretimde sınıf geçme yönetmeliğinin geri çekilmesi için yürüdü. İsyanlar birkaç gün içerisinde Adana, Eskişehir, Mersin ve İstanbul’a sıçradı. İstanbul’da öğrenciler Taksim Anıtı’na Ata’ya şikayet çelengi bıraktılar. Eylemler kazanımla sonuçlandı. Milli Eğitim Bakanlığı öğrencilerin taleplerini kabul etmek zorunda kaldı.
Şifreleme skandalı yaşandığı zaman tüm Türkiye’de kitlesel liseli yürüyüşleri düzenlendi. Şifreleri dağıtan FEM dershaneleri basıldı.
Milli Eğitim Kurultayları’nda “Bu kadar da olmaz” dedirten tartışmalar yapıldı. Karma eğitimin yasaklanması bile gündemlerindeydi. Liseliler, bu kurultaya karşı kendi kurultaylarını toplayarak çağ dışı eğitim modellerini reddettiler.
Talim Tarbiye Kurulu, Atatürksüz tarih kitabı taslağını hazırladığı zaman Türkiye çapında “Atatürk’ü Sildirmeyeceğiz” kampanyaları başlattılar. 19 Mayıs’ta binlerce liseli, “Atatürk’ü Sildirmeyiz” pankartı arkasında yürüdü.

GENÇLİK KARA KUVVETLERİ EZECEK DEMİR PENÇEDİR
Gericilik de kendi neslini yaratmak için Atatürk devrimlerine karşı sipere yattı. 4+4+4 hayatımıza 2012 yılının Mart ayında girdi. Bu yasayla Cumhuriyet eğitimine en sert darbe indi. Sözde zorunlu eğitim 12 yıla çıkarıldı. Gerçekte olan ise, çocukların okudukları ortak 4 yıl oldu. 5 yaşındaki çocukların ilkokula başlamasına izin veren bu yasanın zararları sonradan ortaya çıkınca, geri adım atılarak eski haline getirildi. 8 yıllık kesintisiz eğitim kaldırılarak ihtiyaç fazlası İmam Hatip Okulları açıldı. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Kuran-ı Kerim gibi dersler zorunlu seçmeli olarak müfredata kondu. İlkokul 5. sınıftan sonra hafızlık dersi almak isteyenlerin okula devam zorunluluğu kaldırıldı. Kuran kurslarının denetimi M.E.B’den alınıp Diyanet İşleri Başkanlığı’na verildi. 4+4+4 ile kız çocuklarının lise çağında evlenmesini engelleyen yasa kalktı, açık liseye kayıt yaptırarak evlenebilmesinin önünü açıldı. Proje okullarıyla köklü liselerin müdürleri değiştirildi, sürgünler yaşandı.
2015’in Ekim ayında Okullarda yönetici kıyımı yaşandı. Yeni yöneticiler birikimli ve deneyimli olmadıkları için yalnızca öğrencilere değil, öğretmenlere de baskı uyguladılar. Yönetici olmanın tek koşulu olarak hükümete yandaş olan, sözüm ona sendika üyeliği esas alındı. Yeni gelen müdür ve yöneticiler gericiliğin temsilcisi oldular.
Karşı siper, “Atatürk devrimlerini benimsemiş nesillerin yetiştirilmesi”ni milli eğitimden kaldırdı. TEOG sistemi kullanılarak binlerce liseli zorla İmam Hatip Liseleri’ne gönderildi. Türbanı anaokulu öğrencilerine dayattılar. Karma eğitimi, tartışma açarak milli eğitim anlayışından koparmaya çalıştılar. Yol gösterici olarak bilimi reddettiler. Ancak ne kadar uğraşsalar da kendilerine biat eden ümmet toplumunu yaratamadılar. Yaratamadıklarını bugün bir kez daha gördük. Karşılarında, gücünü tarihinden alan, umudunu ve neşesini mücadeleye katarak büyüttükleri gülüşleriyle, gericiliğin her çıktığı yerde yumruk olup tepesinde patlayan liseli gençler var. Okuluna, ülkesine ve arkadaşlarına sahip çıkan, umut dolu liseli gençler var. Hayatı yaşayan, her şeye rağmen üreten, paylaşan, sorgulayan ve geleceğini çizen liseli gençler var.

SİPERDEKİ LİSELİLERİN TALEPLERİ
Liselerde kültür ve sanat etkinliklerine çeşitli bahaneler gösterilerek müdür tarafından izinler verilmiyor. Yemekhanelerin arasına kız ve erkekleri ayıracak şekilde paravanlar örülüyor. Tayt giyiyorlar diye kız voleybol takımları turnuvalardan çekiliyor. Buna benzeyen bir çok baskı müdürler tarafından uygulanıyor. Bu müdürleri Milli Eğitim Bakanlığı köklü liselere proje okulları dedikleri uygulamayla atıyor.
Bugün yaşadığımız liseli ayaklanması bu yönetim anlayışlarına karşı oluşuyor. Liseliler kendileriyle diyalog kurabilen, baskı uygulamayan ve yeteneklerini keşfedecekleri etkinliklere izin veren müdürler arıyorlar. İktidarın değil, liselilerin müdürünü arıyorlar.
O liselilerin özlemleri var. Ezberci eğitimler yerine zekâya, yaşa ve fikre dayanan sistemlerin getirilmesini, ders makinası öğretmenlerin yerini öğrencilere kendini sevdirebilen; eli sert diye değil, sevildiği için saygı gösterilen öğretmenlerin almasını istiyorlar. Öğrencilerin yeteneklerini keşfedeceği meslek liselerinin koşullarının iyileştirilmesini istiyorlar. En acil ihtiyaçları mescitler değil, laboratuvarlardır. Sınav sisteminin; arkadaşlarının başarısızlığından mutluluk duyan sınav merkezli değil, geleceğe yön veren eğitim merkezli olmasını arzu ediyorlar. Yol gösterici olarak gerici uygulamalara değil bilime ihtiyaç duyuyorlar. İşte bu talepler liselileri ayağa kaldırmıştır.

GELECEK BİZİZ
Liseliler, Abdülhamid’in baskıcı rejimine karşı hürriyet mücadelesi veren Jön Türklerin mevziisindedir. Baskılara karşı, liselerin özgürleşmesi için en öndedirler. Bizler, liselerde gericiliğe karşı amansız mücadelemizi sürdürürken, vatanımız ve geleceğimiz için de mücadele ediyoruz. “Liselerde gericiliğe geçit vermeyeceğiz” ortak bildirimize imza veren 365 lise, gücümüzün birliğimizden geldiğini gösterdiler. Robert Koleji ile Keçiborlu Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni birleştiren eylemlerimizin ortak paydası ve sırtımızı yasladığımız yegâne kuvvet, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerimizdir. Geleceği kurma iradesidir. Bu iradeyi ortaya koyan İstanbul Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi, Vefa Lisesi, Cağaloğlu Anadolu Lisesi, Beyoğlu Anadolu Lisesi ve bu değerlere sahip çıkan tüm diğer liseleri selamlıyoruz. Zaferler ancak birlik olduğumuz zaman kazanılacaktır.
Geleceğimize yön vermek bizlerin elindedir. Her lisede birlikte hareket edecek, en büyük akıl olan ortak aklı çalıştırarak birlikte çözümler üreteceğiz. Geleceğimizi onların eline bırakmayacağız. Dosta düşmana ilan ediyoruz: Atatürk gençliği karanlıkları ışıklara boğacak! Vatan bildiğimiz liseleri savunacağız. Liselerde gericiliğe geçit vermeyeceğiz!

Etiketler; #TLB #Bora Çelik

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.