Neden Atatürk?

"Bütün siyasal kişileri eleştirmek nasıl demokratik bir hak ise, Atatürk’ü eleştirmek de elbette haktır."

Neden Atatürk?
16 Şubat 2016 Salı 13:55

Tansu Bele

“Aziz Nesin, yıllar önceki bir konuşmamız sırasında şöyle demişti:
-Geçmişte Atatürk’ü eleştirmiş olmaktan dolayı şimdi utanıyorum. Her geçen gün gözümde küçüleceğine, tersine daha da büyüyor.”
Bu satırları, gerici yobazlarca (ya da CIA marifetiyle) katledilen prof.dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın “Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği” kitabından aktardım. Kışlalı, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Benzer aşamadan geçmiş bir kişi olarak, bu değerlendirmeyi gönülden paylaşmam zor değildi. Zaman bizleri değil, Mustafa Kemal’i haklı çıkarmıştı.”
Aynı tutumu, Atatürk’le dargın olduğu söylenen ve O’nun ölümünden sonra yurda dönen Halide Edip Adıvar da sergilemiştir. Sabiha Sertel’e; “Atatürk haklıydı Sabiha” demiştir.
Bütün siyasal kişileri eleştirmek nasıl demokratik bir hak ise, Atatürk’ü eleştirmek de elbette haktır. Ancak Atatürk’ün ölümünden sonra O’nun eseri olan Cumhuriyet’i yıpratmak, yoketmek isteyen kimileri, sözümona demokratik eleştiri haklarını kullandıklarını öne sürerek Atatürk’e kasıtlı olarak saldırmaya giriştiler. Din devleti kurmak ya da ırkçı bir tutumla laik Cumhuriyet’i yıkıp ülkeyi bölmek amacıyla, eleştiri adı altında Atatürk’ü faşist ilan etmekten, O’nu küçültmeye çalışmaktan çekinmediler, devrimlerini “tepeden inme” diyerek yoksaydılar, Cumhuriyet’in tüm ideolojik değerlerini tersyüz edip O’nu demokrasi düşmanı faşist ilan etme yarışına girdiler. Kısaca demokratik eleştiri özgürlüğü; sağcı ya da solcu “okumuşlarımızın, aydınlarımızın” elinde Atatürk ilke ve devrimlerini yıkma girişimlerine dönüştü.
Oysa Atatürk; ne yapmak istediğini, ne yaptığını ve sonuçlarını; en kıt zekalıların bile yanlış anlayamayacağı kadar açık söylemiştir. Atatürk; “tek parti” döneminde demokrasiyi sağlamak amacıyla bir muhalefet partisi kurulması deneyini-çok olumsuz koşullarda bile-kendi eliyle başlatmıştı. Dışarda varolmayan çoğulculuğu, kendi kurduğu “tek parti”nin içinde adeta özendirmişti. “CHP’ye faşist bir model getirmek isteyenleri terslemiş”ti (a.g.y., s.17). Oysa bugün neler görüyoruz? Atatürk’ün bu ülkeye getirdiği “demokratik eleştiri hakkı”nı, bizzat O’nun partilileri, O’na karşı kullanıyor! Cumhuriyet’i yıkmaya, bölmeye çalışan iktidar partisiyle saf tutup, Dersim’li olduklarını ilan ederek, Altıok’u unutup, sıfırdan başlamaya kalkışarak, bölücü anayasalara zemin oluşturarak, dış ya da gerici güçlerle sarmaşdolaş olup Atatürk resimlerini Meclis duvarından indirmeye girişerek O’nun partisi CHP’ye en büyük kötülükleri yapıyorlar. Atatürk’ü anlayamıyorlarsa, neyi niçin yaptığını kavrayamamışlarsa ya da O’nu ancak Kenan Evren kadar anlamışlarsa O’nun partisinde işleri ne? Yok, demokratik eleştiri haklarını kullanıyorlarsa Atatürk’ü yoketmeye çalışmak ne demek? Ne biçim eleştiri bu? Kanımca Atatürk’ü eleştiri, yalnız kendi partisinde değil tüm siyasal partilerce artık kasıtlı biçimde O’nu yoketme girişimlerine dönüşmüştür. Hem ülkede hem iktidarda hem de O’nun partisinde! Bugün O’na yapılan sözde eleştiriler, yalnızca ihanet anlamına gelmektedir.
Halk arasında “Yiğidi öldür ama hakkını yeme” diye bir söz vardır. Bugün, cumhuriyetimizi kuran, dine ve ırka dayalı ulus anlayışını yadsıyan, ulusu, çoğulcu bir kültür sentezinin ürünü sayan ve ülkemize demokratik hakları getiren Atatürk’e, gerek iktidar gerekse kendi partisi eliyle yapılanlar, bu sözü getiriyor aklıma. O’na faşist diyenler dönüp kendi yüzlerine baksınlar.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.