Lozan İngiltere’nin en büyük hezimeti

İngiliz Sir Andrew Ryan’a göre Lozan İngiltere için bir hezimettir. Ryan yaptığı değerlendirmede ‘Lozan’da onursuz bir barış imzaladık. Bu İngiltere’nin şimdiye dek imzalamış olduğu antlaşmaların en uğursuzu, en mutsuzu ve en kötüsüdür’ demiştir

Lozan İngiltere’nin en büyük hezimeti
24 Ağustos 2016 Çarşamba 11:02

Sinan Meydan / Tarihçi-Yazar

Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu Lozan, her şeyden önce şanlı bir barıştır. Atatürk’ün ifadesiyle, “Dört senelik İstiklal Mücadelemiz, milletin şanına layık bir barış ile sonuçlanmıştır”. Çünkü emperyalizme ve yerli, yabancı işbirlikçilerine karşı kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın onuruyla, gururuyla imzalanmıştır.
Lozan, 1912-1922 yılları arasındaki 10 yıllık savaş dönemini bitiren bir uzlaşmadır. Bunun da ötesinde Türkleri yok etmeyi amaçlayan yüzlerce yıllık Doğu Sorunu’nu bitiren bir antlaşmadır. Atatürk’ün ifadesiyle,”Bu antlaşma, Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir yok etme girişiminin yıkılışını bildirir bir belgedir.”
Lozan, kendisinden önceki bütün barış teklifleriyle ve Sevr’le kıyaslanmayacak kadar başarılı bir antlaşmadır. Atatürk’’ün deyişiyle, “Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş siyasi bir zaferdir.”

SİLAHLARIN GÖLGESİNDE
Lozan silahların gölgesinde kazanılan bir zaferdir. Çünkü Lozan Konferansı sürerken İstanbul, Boğazlar işgal altındadır. Yaklaşık 6 aylık müzakere sürecinde 3 defa savaşın eşiğine gelinmiştir. Türk ordusuna “hazır ol!” emri verilmiştir. İngiltere, Malta’daki donamasını harekete geçirmiştir. Fransız donanması İzmir’den ayrılmamak için direnmiştir.
Lozan, Batı karşısındaki 200 yıllık Türk geri çekilişini Trakya önlerinde durduran ve Batı’nın bölünmüş, parçalanmış bir Anadolu hayallerini yıkıp bağımsız Türkiye’nin kurulmasını sağlayan diplomatik bir zaferdir. Lozan’da kapitülasyonların kaldırılması, nüfus mübadelesi ve hukuk birliği ile Türkiye, Atatürk’ün ifadesiyle “tam bağımsız” olmuştur.

MAZLUM MİLLETLERE ANAHTAR
Lozan, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, çağdaş bir devlet olmasını sağlamıştır. Lozan’da dinlere, mezheplere, kapitülasyonlara göre oluşturulmuş çok hukukluluk yerine, “yurttaşların eşitliği” ilkesine dayanan “hukuk birliğinin” ve “laik hukukun” temeli atılmıştır. Lozan, yüz yıllardır Batı karşısında diplomatik alanda eşit muamele görmeyen Türkiye’nin Batı’ya “eşitliğini” kabul ettirdiği bir manifestodur.
Lozan, yeryüzündeki bütün mazlum milletlere, emperyalizme başkaldırıp bağımsız olabileceklerini gösteren bir anahtardır.
Lozan, I. Dünya Savaş’ından sonra imzalandığı halde hala geçerli olan dünyadaki tek antlaşmadır. Lozan, Türk tarihinde 10 yıllık savaşın ardından -şimdilik- tam 93 yıllık kesintisiz bir barış dönemi başlatmıştır. Bu yönüyle Atatürk’ün “Yurtta barış dünyada barış”ilkesinin somut bir belgesi gibidir.

YENİLGİNİN KİBİRLİ İTİRAFI
İngiliz Parlamentosunda özellikle liberaller Lozan’ı İngilizler açısından başarısız bularak eleştirmiştir. Lloyd Georg’a göre Lozan Konferansı’na İngiliz sömürgelerinden temsilci çağrılmayarak İngiliz imparatorluk gelenekleri çiğnenmiştir. Lloyd Georg’a göre Lozan “Uygarlığın başarısızlığı”dır. Lloyd George, Daily Telegraph gazetesinin 28 Temmuz 1924 tarihli sayısında çıkan demecinde şöyle demiştir: “Uygarlığın başarısızlığı... Her şey sona erince İsmet’in gülümsemesine şaşmamalıdır. Ankara’dan alınan haberlere göre barış orada büyük bir Türk zaferi olarak karşılanmıştır ve gerçekten de öyledir...”
İngiliz Sir Andrew Ryan’a göre Lozan İngiltere için bir hezimettir: “Lozan’da onursuz bir barış imzaladık. Bu İngiltere’nin şimdiye dek imzalamış olduğu antlaşmaların en uğursuzu, en mutsuzu ve en kötüsüdür.”
Tarihçi Tynbee’ye göre’de Lozan bir Türk zaferdir: “Lozan’da Müttefikler Türk ulusçularının yaklaşık olarak tüm taleplerine boğun eğdiler. Dünya şaşılacak bir manzarayla karşılaşmıştır: Yenilgiye uğratılmış ve görünürde yıkılmış olan bir ulus, yıkıntıların üzerinden yükselerek kesinlikle eşit koşullar içerisinde dünyanın en yüce uluslarının önüne çıkarak, I. Dünya Savaşı’nın aşağılanmış olan muzafferlerinden hemen hemen her ulusal dileğini kazanmıştır...”
Fransızlar da Lozan’dan memnun değildir. 25 Temmuz 1924 tarihli Fransız Eclair gazetesi, Lozan Antlaşması’nı “Hilal’in Haç’a büyük bir darbesi” olarak adlandırmıştır: “Hilal, Haç’a böylesine bir yenilgi darbesi indirmemiştir. Batı’nın saygınlığı toprak olmuştur ve uygarlık, barbarlığın önünde eğilmektedir... Fransa’yı bu aşağılayıcı duruma getirmiş olan Franklin Bouillon, parlamentoya üye seçilmiştir.”
ABD’li James Gerard’a göre “Lozan’da Hıristiyan medeniyeti çarmıha gerilmiştir.”
14 Nisan 1924 tarihli Time dergisine göre “Lozan Antlaşması, yüz yıldan fazla süredir, İngiliz diplomasisinin ilk göze çarpan başarısızlığıdır”. “Neticede Lozan Antlaşması, Türkiye’yi yaka paça Avrupa’dan atmak yerine Avrupa’yı Türkiye’den atmıştır”.
ABD’nin eski İstanbul Büyükelçisi Morgenthau Lozan’ın Avrupa için “tam bir fiyasko” olduğunu belirtmiştir.

GERÇEKLER Mİ YALANLAR MI
Türk basınında da Lozan çok tartışılmıştır. Lozan görüşmelerini yerinde izleyen Tevhid-i Efkâr gazetesinin başyazarı Velid Ebuzziya’ya göre Lozan’ı imzalayan İsmet Paşa,”Hem harp savaş gazisi, hem barış gazisidir.”
Salahi Sonyel, Bilal Şimşir, Seha Meray ve daha birçok bilim insanı belgelerle Lozan gerçeğini gözler önüne sermiştir. Ancak belgelerin gösterdiği gerçeğe değil de “ruh çağıran” bir fesli delinin şizofrenik sayıklamalarına inanmak da bir tercihtir tabi! (Lozan konusundaki yalanlara verilen cevaplar için bkz. Sinan Meydan, Yalanlara, Çarpıtmalara, İftiralara Panzehir, İnkılap Yayınevi, İstanbul, 2015)

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.