Humeyni gibi gelip hilafet kaftanını giyecekti

31 Mart 1909’da, 1908 Devrimi’ne karşı ayaklanan ‘mürteci Derviş Vahdeti ve yandaşları’ aydınları katletmiş, Anadolu ve İstanbul’u kan içinde bırakmışlardı. Yeni mürteci hareketin başı Gülen’in tarikatı kendini o zaman göstermişti

Humeyni gibi gelip hilafet kaftanını giyecekti
20 Temmuz 2016 Çarşamba 11:01

Taylan Sorgun
Mürteci Fethullah Gülen’in teşkilatlanmasının son adımı bu başlıktır. 1957 yılından bu yana bütün askeri müdahaleleri “arka planları ile” bir gazeteci olarak yaşadım ve yazdım. 12 Eylül’den bir gece önce ise Ankara’daki evinde Demirel ile beraberdim. Söyleşi yapıyordum. Alçakçadır ama şimdiki gibi böylesine bir darbe teşebbüsü hiç ama hiç olmamıştır.

BAZILARININ STRATEJİSİ...
Tarihi süreçten gelen mürteci hareketlerinin devamcıları, Türk Ordusu’nun ağır bir tahribata uğraması, uğratılmasını nihayet sağlamışlardır. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi, Cumhuriyet, onların dahilindeki Türk Ordusu, milli devlet esası, Cumhuriyet devrimleri tarihi süreçlerde de kendisini gösteren “mürteci akım ve siyasallarının” zaten hep hedefinde olmuştur. Tarihi süreçlerden bu yana kimi siyasetçiler de aynı karşıtlıkların içinde görülmüşlerdir.

31 MART’TAN BU YANA...
31 Mart 1909’da, 1908 Devrimi’nin getirdiklerine karşı ayaklanan “mürteci Derviş Vahdeti ve yandaşları” ilişki kurdukları zamanın “alaylı denilen zabitlerini de aralarına alarak” mektepli zabitleri parçalamış, aydınları katletmiş, Anadolu ve İstanbul’u kan içinde bırakmışlardı. O sistemli ayaklanma Mustafa Kemal’in de başında olduğu Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır.

HUMEYNİ ÖZENTİSİ
Yeni “mürteci hareket ve planlamasının” başı “Mürteci Fethullah Gülen” yıllar önce askeri mekteplerden başlayarak bir teşkilatlanmaya girişmiş, Türk Ordusu içinde teşkilatlanma hareketine girmiş, bürokrasi ve yargıda da önemlinin de ötesinde teşkilatlanmıştır. Teşkilat “Hocaefendi’nin itirazsız olarak emri altına” girmeyi kabul etmiştir.
Mürteci Fethullah Gülen, adı önde olan geniş bir tarikatın başının da tarikatını sahiplenmiştir, siyaset sahnesindeki bazı siyasetçilerin o tarikata dahil oldukları bilinmektedir.

TÜRKİYENİN BAŞINA GEÇECEK
Sonraki zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri’ne yerleşen ve orada itibar gören “Fethullah Gülen Hocaefendi” için gazeteci olarak yaptığımız incelemelerde şunu duymuş yazmışızdır:
“Fethullah Gülen Hocaefendi bir gün Humeyni gibi gelecek, milyonlar onu karşılayacak ve o Hilafet kaftanını giyerek Türkiye’nin başına geçecek.”
Siyaseti buydu. Gülen’nin sahiplendiği tarikatın başı 31 Mart 1909 Derviş Vahdeti ayaklanmasında da kendisini göstermişti.

HUMEYNİ-GÜLEN
1987 yılında zamanın önde gelen gazetesi Tercüman’da açık oturumlar yapıp günlüklerde yazarken gazetenin başka yayını olan Yankı dergisinin genel yayın müdürlüğünü de yapmıştım. Derginin servislerini seferber ederek hazırlattığım bir haberde ortaya şu çıkmıştı: Humeyni bölgedeki Kürtçülük hareketlerini de desteklemektedir.
Derginin o sayısının kapağı şuydu: “Doğuda Humeyni eli.” Gülen’in Humeyni siyasetlerinin bir belgesi de şudur: Bundan bir süre önce Gülen’nin de siyasal Kürtçü hareketlerle irtibatı haberleri çıkmıştı.

SİYASETÇİLER VE GÜLEN
Bizim nesil gazetecilere Babıali’de “57’liler nesli” denilir. Mesela kadim dostum Rahmi Turan da bizim 57’liler neslindendir. Ustalarımız bize gazetecilik mesleğini iyi öğretmişlerdir. O bilgilerle yıllar önce “Gülen cemaati haberleri ve teşkilatlanması” haberleri yapmışızdır. Fakat kimi siyasetçiler nerelerdeydiler? Söyleyeyim mi? Üç buçuk oy uğruna sessiz kalanlar da olmuştu. Ve işte gelinen yer ve zaman. Şimdiki siyasi iktidar, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan bu teşkilatlanma üzerine gitmiştir. Neticeler de almıştır. Fakat o bilmemne darbe teşebbüsü zamanına kadar önemli bir hata ile bu üzerine gidişte biraz geç kalınmıştı. Ama şimdi netice alınmıştır.

BİR HOCAEFENDİ
Durup dururken birisine “hocaefendi” dendimi aklıma bazı olaylar gelir. Mesela bakınız, Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’nin ilk zamanlarında çoğu saygın din adamları Milli Mücadele’ye destek olurlarken, “Zeynelabidin Hocaefendi’’ denilen bir “hocaefendi” bozkır ayaklanmasını çıkarmıştı. Hatta Mustafa Kemal Paşa daha Anadolu’ya geçmeden önce emparyalist devletlerin büyükelçiliklerinin kapılarını aşındırarak “...Bu Mustafa Kemal bir gün Cumhuriyet yapar tevkif edin” diye yırtınmıştı. (Geniş bilgi ve belgeler için bak Taylan Sorgun - Mütareke Dönemi ve Bekirağa Bölüğü belgeseli)

MİLLET MEYDANLARDA
Evet milletin kahir ekseriyeti “Mürteci Gülen ayaklanmasına karşı meydanlara çıkarak” demokratik parlementer rejime sahip çıkmıştır. Ama bazı az sayıdakilerin gelecek için “ürkütücü” sloganları da olmuştur. Bazıları gencecik Mehmetçikleri bel kemerleri ile öldüresiye dövmüşlerdir.
Milleti meydanlara çağırırken muhtemel bazı hareketlerin de tedbirlerinin alınması kaçınılmazdır. Sistemli bazı hareketler ve “alçak ayaklanma” ile bir zamanların “En güvenilir kurumu” diye tanımlanan TSK ne olmuştur? Sokaklarda kalan tanklarının man-zarası... Acaba bundan memnun olanlar yok mudur dersiniz...

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.