‘Ben Süleyman Demirel!’

‘Ben Süleyman Demirel!’
20 Haziran 2015 Cumartesi 11:25

Yaşar Eyice
Gazeteci

Çok yıllar önce...
1969 yılında...
‘Solcu’ Demokrat İzmir Gazetesi’nde üç kişiyiz. Biri ‘Gece muhabiri’ ben Yaşar Eyice... Diğeri de, karikatür yarışmasında ‘dünya birincisi’ olan, ‘gece sekreteri’ Erdoğan Özer...
Genel Yayın Yönetmeni ise önceki gün 90’ncı doğum yıldönümünde adı Körfez Vapuruna verilen rahmetli Attila İlhan... Gündüz spor muhabiriyim, gece ise istihbaratçı...
Nedeni basit, hiç kimse gece çalışmak istemiyor, en genç beni bulduklarından ‘Sen kalacaksın!’ diyorlar...
Bir yandan tahsil, diğer yandan ‘gazeteci’ olma aşkı...
Her öneriye ‘evet’ diyorum...
‘Hayır’ sözcüğünü o günlerden bu yana bilmiyorum...
Bana söylenen; ‘Hadi Len!..’
Gece saat 22.00 sularında Erdoğan Özer’e soruyorum:
‘Ağabey yarın sabah Kabine açıklanacak değil mi?’ ‘Evet’ diyor...
Sonra ilave ediyorum:
‘Yani şu anda herhalde Başbakan Süleyman Demirel kabine listesini hazırlamıştır.’ Yine ‘evet’ diyor...
‘Peki ben şimdi kendisini arayıp, listeyi istesem olur mu?’ deyince başını kaldırıp, aynen benim gibi konuşuyor, ‘Hadi len!’
Sonra devam ediyor:
‘Sen kim? Başbakanla konuşmak kim?’ Herhalde gençlik damarıma basmış olmalı ki, ‘Şansımı deneyeceğim!’ diyorum... İsmen çağrılı Demirel’i aradım!
35515 numaralı spor servisi telefonundan, şehirlerarasını arayıp, ‘Başbakan Süleyman Demirel- Ankara’ diye isim yazdırıyorum.
O günler, yıllar şehirlerarası görüşmek için saatlerce beklenilirdi...
Ne cep telefonları, ne de otomatik telefonlar vardı... Yani teknik ve teknoloji bakımından neredeyse sıfıra yakındık...
Ama benim bir şansım vardı, spor muhabirliğinin yanında gece muhabiri olduğum için şehirlerarası memurlarının neredeyse çoğunu ve şeflerini tanıyordum. Onlar da beni...
Her gün Ankara ile görüşür, Necdet Onur’dan ‘Ankara Mektubunu’, İstanbul ile görüşür, Nazım Hikmet’in bir numaralı arkadaşı, kalemşor Naci Sadullah Danış’tan köşe yazısını alırdım.
Bunları kulaklıkla daktiloya dökmem herhalde ortalama iki saatimi alırdı.
Bu arada santral kızlar araya girip kesmek ister, ‘basın’ derdim, özetle kapışırdık... 
Neyse uzatmayayım:
15-20 dakika sonra telefon çalınca kaldırdım, Hatice ismindeki şehirlerarası Santral Memuru ‘Bağlıyorum’ dedikten sonra aradan çıktı.
‘Telefona çıkana, efendim İzmir’den Demokrat İzmir Gazetesi’nden arıyorum, Sayın Başbakanımız Süleyman Demirel’le görüşmek istiyorum’ dedim.
Karşımdaki ‘Benim buyrun!’ deyince şaşırdım...
Ne diyeceğimi bir an bilemedim...
Sonra da, ‘Ben genç bir muhabirim. Az önce Erdoğan Özer ve Attila İlhan isimli büyüklerimle tartıştım. Kabine listesini alacağımı, onlar ise alamayacağımı söyledi. Bana yardımcı olur musunuz?’ dedim. Karşımda, kendisini Süleyman Demirel olarak tanıtan kişi, ‘O zaman al eline kağıt kalemi yaz!’ dedi...
Şaşkınlığım iki misli oldu...
Bu arada yan odada sayfalarla ilgilenen Erdoğan Özer’e bağırıyordum, ‘Erdoğan Ağabey, telefonda Süleyman Demirel...’ diye...
‘Tamam... Tamam... Konuş işte!’ gibisinden, önemsememiş şekilde bir yanıt verdi... Sıkılmadı ve teşekkür etti
Hiç unutmuyorum:
Bazı politikacıların isimlerini bilmediğim için bazı isimleri iki kez soruyor, ‘Anlamadım’ diyerek okutuyordum...
Yine anımsadığım kadarıyla sadece bir bakanlık üzerinde çekimserdi...
Yanılmıyorsam, İçişleri Bakanlığı’nda iki isim verdi...
‘Bunlardan birini seçeceğim ama henüz kesin kararımı vermiş değilim’ dedi.
Ben başarı dileyeceğime, Süleyman Demirel başarı diledi ve gece çalışanlarına selam gönderdi.
Asıl sorunu bundan sonra yaşadım...
Erdoğan Özer’e, ‘Ağabey yarın sabah açıklanacak Bakanlar kurulu listesi bu... 
Açıklıyoruz, diye sürmanşetten verelim’ dedim. Herkesin önüne geçeceğimizi ısrarla ve yalvararak anlattım...
Dinletemedim...
Çok üzülmüştüm...
46 yıl önceki bu konuşmalarımızı Allah’tan Genel yayın Müdürü Attila İlhan duydu ve ‘Çocuğun (Yaşar’ın) dediğini yapalım.’ dedi.
Aralarında konuştular ve orta sayfadan ‘Kuliste konuşulanlara göre muhtemel kabine’ diye Bakanlar Kurulu listesini yayınladık... 
Ne mi oldu?
Sadece ve sadece tam ve doğru liste ‘solcu’ Demokrat İzmir’de çıktı...
O günün ünlü İstanbul gazetelerinde de listeler vardı ama bizimki gibi yüzde 100’ü tutmuyordu...
Sağ tandaslı gazetelerde bile bizim gibi bir liste yoktu...
Bir hafta boyunca gazetedekilerin başlarının etini yedim...
‘Neden imzamla yayınlamadınız? Neden Yaşar Eyice Başbakan Süleyman Demirel’den özel demeç almadı?’ dediniz diye...


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.