Baykal hamlesi..

Baykal hamlesi..
27 Haziran 2015 Cumartesi 15:33

M. Ali İkbal
Seçim bitti, koalisyon hesapları yapılıyor..
Kim kiminle, kimlerle koalisyon yapabilirin yanıtı aranıyor.. 
Seçimle birlikte dengeler değişti 
AKP meclis çoğunluğunu kaybetti..
Sayın Erdoğan’ında iktidarsız AKP üzerindeki otoritesi tartışılır hale geldi..   
Yargının yaklaşan ayak sesleri muhtemelen saraydan duyuluyordur..
*
İlk şokun ardından sayın Erdoğan, sayın Baykal’ı arayarak siyasi bir “hamle” yaptı..
2003’teki Erdoğan-Baykal görüşmesinin sonuçları, 
Ve görüşmenin kaç-ak saray dışında yapılması göz önüne alındığında, 
hamlenin “stratejik” olma ihtimali artıyor..
Ardından siyaset dışına ittiği ve AKP’den uzak tutmaya çalıştığı sayın Gül ile görüşmesi,
Sayın Gül’ün siyasete dönüş sinyalleri vermesi, bu ihtimali kuvvetlendiriyor..
Gömlek çıkararak, dava arkadaşları ile yollarını ayırarak zikzakar çizen sayın Erdoğan,
politik geleceğinin zorlaması ve Kürt koridoru dayatması nedeniyle 
yeni bir politik zikzak çizmenin arifesinde görülüyor..
Belirtiler, sayın Erdoğan’ın stratejisinde radikal bir değişimin habercisi gibi..
*
MHP’nin Meclis başkanı adayı sayın Ekmeleddin İhsanoğlu.. 
Daha dün Cumhurbaşkanı seçiminde muhalefetin ortak adayıydı..
Bugün, Meclis başkanı seçiminde muhalefetin yine ortak adayı rahat olabilir-di!..
“Baykal hamlesi” ilk etapta sanki böyle bir senaryoyu bozmuş gibi..
*
Taşları yerli yerine koyarak,
Son 200 yıllık tarihimize bakarak,
Sayın Davutoğlu’nun arkasındaki desteği anlamaya çalışarak
“Baykal hamlesini” anlamlandırabiliriz..
*
1830’lu yılların tarihini hatırlayalım…
İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya gibi güçlü ülkeler hasta adam olarak nitelenen Osmanlı üzerindeki baskıyı gittikçe artırmışlardı.. O dönemdeki İngilizlerin İstanbul’daki sefiri Lord Stratford  “Taçsız Sultan” olarak  anılıyordu..  
1854 Kırım Savaşı esnasında alınan ilk borçla beraber, Osmanlının borcu giderek artmış, Sultan Avrupalı büyük devletlerin tesiri altındaydı..  
Sultan, İngiltere ve Fransa’nın desteklediği Mithat Paşa’yı 1876’da başbakanlığa getirdi.. Büyük umutlarla başlanan ve bizi Avrupa Devletlerinin müdahalelerinden kurtaracağına inanılan ilk anayasa denemesi, çok kısa sürede felaketle sonuçlandı..                        Rumeli’nin önemli bir bölümü ve bazı Anadolu illeri elimizden çıktı..                                 Avrupa Devletlerine müdahale hakkı kesin biçimde tanındı..                                          İngiltere, bizi koruma yolundaki hizmetlerine karşılık Kıbrıs’ı aldı..Bir iki yıl sonra Mısır’ı yuttu.. Fransa Cezayir ile de yetinmedi, Tunus’a da sahip çıktı..                                                 Düyun-u Umumiye yönetimi ile Avrupalı alacaklılar, başlıca vergi gelirlerine el koydu.. 
*
Bugünün Türkiye’si, yukarıda anlatılan 1800’lü yıllardan pek farklı görünmüyor..  
Çözüm süreci, TSK’nın elinin kolunun bağlanması ve Irak’ın Kuzeyine sokulmaması,        yeni anayasa çalışmaları..  TSK’nın gücünün kırılması, 13 yılda tüm Cumhuriyet döneminden daha fazla borçlanılması.. Milyar dolarlık saray israfı, gericileşen eğitim ve kutuplaşan toplum, hasta adam Osmanlıyı hatırlatıyor..
Devleti yöneten liderlerde büyük devletlere yaslanma ihtiyacı görülüyor..   
Sayın Erdoğan milletvekili dahi seçilmeden önce 2002’de ABD’de ağırlandı.. 
Yani, iktidara gelirken ABD’nin desteğini aldı..  
ABD’nin BOP’nde görevli olduğunu açıkça söyledi.. 
İngiltere Kraliçesi ise sayın Gül’e 2008’de “Büyük  Şövalye Nişanı” takarak, 2010’da ise “Chatham House Ödülü” vererek, İngiltere’nin sayın Gül’ün arkasında olduğunu gösterdi..
*
Önce dışişleri bakanı, ardından Başbakan olan sayın Davutoğlu’nu sadece Erdoğan istedi diye başbakan koltuğuna oturamayacağını tarih bize söylüyor.. Bunu en iyi bilecek olan  sayın Erdoğan’dır.. Yıllar önce basında okuduğum bir haberi hatırlamanın tam sırası; sayın Davutoğlu 2009’da yeni Dışişleri Bakanı olarak ABD’ye gitmişti. Afrika kökenli (siyahi) bir senatör “geleceğin Başbakanını selamlamaktan onur duyuyorum” mealinde bir şeyler söylemişti..Böyle bir konu gündemde yoktu ve dikkatimi çekmişti.. Sayın Davutoğlu 2014’te Başbakan oldu.. 
*
Türkiye’de iktidarı salt halkın oyları belirlemiyor.. Dış dengeler ve ekonomi, seçmenlerin kararı gibi, partilerin koalisyon tercihlerini de etkileyebilir.. 
Bütün bunlar göz önüne alındığında “Baykal hamlesini” nasıl okumalı?.. 
*
Kontrol edilemeyen ve öngörülemeyen sayın Erdoğan, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları ile oyun dışına itilmekten son anda kurtuldu.. Seçim sonuçları, hırsı aklının önünde giden sayın Erdoğan’a “ölümü” gösterip, “sıtmaya” razı etmişe benziyor..
*    
Dün “aldatıldım” diyerek TSK’ya yanaşan Erdoğan, “Baykal hamlesi” ile  CHP’nin desteğini alarak kendisini kurtarmak istiyor.. Çünkü, kendisini yargının elinden kurtarmaya  ne AKP’nin gücü yeterli, ne de kendisinin AKP üzerindeki gücü.. Ülke çıkarları ve “dava” söz konusu olduğunda hem sayın Davutoğlu, hem de siyaset dışına ittiği AKP’nin ağır topları, sayın Erdoğan’ı yargıya teslim ederek siyaset dışına itebilirler.. Etme bulma dünyası..
*
Dün, sayın Baykal’ın desteği ile milletvekili seçilen ve BOP’ta görev alabilen sayın Erdoğan, Bugün yine Baykal’ın desteği ile BOP’un ağırlığından kurtulmak istiyor olabilir.. İhtiraslarını ve laiklik karşıtı  düşüncelerini bir kenara bırakmaya hazır olduğu görülen sayın Erdoğan, Kendisini oyun dışında bırakmaya ve cezalandırmaya çalışan “üst akıla” karşı laik demokratik Cumhuriyet taraftarları ile (eski Türkiye ile) ittifak arıyor..
Ne kadar samimi olup olmadığı da, 
Dışarıda sayın Esad’a el uzatılıp uzatılmamasıyla, 
İçerde ise eğitim sisteminin laiklik esası üzerine oturtulup oturtulmamasıyla belli olacak..
Sayın Baykal’ın Meclis açılışında laikliğe vurgu yapması önemli bir işaretti.. 

 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.