ABD-Türkiye-PKK denkleminde NATO

ABD’nin IŞİD’le ‘mücadele’ stratejisi sonucu ortaya çıkan durum Türkiye’nin beka sorunu haline gelmiştir. Sürece aynı çizgide dahil olan NATO da, Türkiye’nin güvenliğine katkı sağlamak bir yana zarar verici ve hatta potansiyel bir tehdit haline gelmiştir

ABD-Türkiye-PKK denkleminde NATO
08 Temmuz 2016 Cuma 11:59

Dr. Nejat Tarakçı / Jeopolitikçi ve Stratejist
[email protected]

ABD’nin Irak’ı işgali, İran gibi Türkiye’nin de iç ve dış dinamiklerini olumsuz yönde etkilemiştir. Buna rağmen Türkiye, ABD’ye 1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana her konuda destek vermiş ve vermeye devam etmektedir. Ancak, Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinden kaynaklanan güvenlik tehdidi ABD işgali ile yeni bir boyut kazanmış, bir anlamda hem şiddeti artmış, hem kapsamı genişlemiş hem de siyasallaşmaya başlamıştır. Bu durum ABD-Türkiye ilişkilerinde giderek bir güvensizlik ortamı yaratmıştır.

ABD BOCALIYOR
2011’den bu yana devam eden Suriye krizi ve IŞİD tehdidinin ortaya çıkması, Türkiye açısından hem PKK tehdidinin boyutlarını büyütmüş, hem de başta ABD olmak üzere NATO içindeki müttefikleri ile siyasi kriz yaratmıştır. Rusya’nın Suriye’ye müdahalesi ile ABD bölgede ne yapacağını bilmez bir şekilde anlık stratejiler ile sonuç almaya çalışmaktadır. ABD’nin hatalı stratejisi, PKK’yı Suriye Kürtleri ile birleştirerek siyasallaşma sürecine sokmuştur. YPG/PYD adı altındaki bölgedeki yeni Kürt kimliği Avrupa’da, Rusya’da kabul görmüş bürolar açmıştır. Türkiye’nin NATO içindeki müttefiklerinin PKK ve türevlerine fiili ve siyasi destek verdikleri, silah yardımı yaptıkları, PKK elemanlarını eğittikleri belgelenmiştir.

ÜSLER AÇILDI
NATO’nun son stratejik konseptinde öncelikle yer verilen terör tehdidine rağmen Türkiye, NATO’yu PKK terörü ile mücadeleye angaje etmeyi başaramamıştır. Son iki yıldan bu yana, İncirlik ve Diyarbakır hava üsleri ABD liderliğindeki çoğunluğu NATO üyesi ülkelerin hava kuvvetlerine açılmıştır. Aralarında Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün’e ait uçaklar da var. Ancak hedef PKK değil, IŞİD’dir.

SÜREÇ İTTİFAKLA AÇIKLANAMAZ
Türkiye yarım asrı aşkın süre zarfında tek Müslüman üye olarak, NATO ittifakına her yönüyle başarılı bir şekilde hizmet etmiştir. Ancak uluslararası hukuk ve anlaşmalardan doğan hakkın kullanılması kapsamında icra edilen 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası, müttefiklerinin uyguladığı silah ve ekonomik ambargo, hangi ittifak ilişkileri ile açıklanabilir? 1991 Körfez Savaşı’nda son anda gelen patriot füzeleri dışında NATO’nun hangi yardımı olmuştur? Tersine Türkiye’nin güneyinde oluşturulan uçuşa yasak bölge ile Barzani Kürdistanı kurdurulmuş Türk askerlerinin başına çuval geçirilmiştir. Irak’tan kaynaklanan PKK terör tehdidi 30 yıldan fazla devam etmektedir. PKK, Avrupa Parlamentosu kararları ile özgürlük savaşçısı unvanını kazanmıştır. Yıllardır, Irak’ın kuzeyindeki PKK üslerine Türkiye’nin hava harekâtı yapması NATO’nun lideri ABD tarafından engellenmiştir. IŞİD tehdidi ortaya çıkınca, İncirlik ve Diyarbakır’ın koalisyon güçlerine açılması karşılığında bu izin şimdilik verilmiştir. Ama her an bir bahane ile kaldırılabilir.

NATO TEHDİT HALİNE GELDİ
Diğer taraftan Türkiye, bir yıldan bu yana kendi topraklarında PKK ile şiddetli çatışmalar yaşamaktadır. Sınır ötesindeki PKK unsurlarına ise sadece hava harekâtı yapabilmektedir. PKK’nın güçlenmesinden birinci öncelikle ABD, dolaylı olarak fiili ve siyasi destek veren hemen hemen bütün Avrupa ülkeleri ve uçak düşürme krizinden sonra da Rusya sorumludur. Rusya ile meydana gelen kriz sonrası Türkiye NATO konseyini toplantıya çağırmış, sadece sözde kalan siyasi bir destek sağlayabilmiştir. Brüksel’de, Paris’te patlatılan terörist bombaları Batının askeri gücünün ABD’nin liderliğini yaptığı koalisyon altında Türk topraklarında bir araya gelmesini sağlamıştır. Ancak 30 yıldan bu yana devam eden PKK terörü, büyük şehirlerde patlatılan bombalar, şiddet içeren ölümcül saldırılar NATO üyelerini Türkiye’nin dış kaynaklı bir tehdit altında olduğuna inandıramamıştır. Türkiye 30 yıldan bu yana 100 milyar dolara yakın kaynağını terörle mücadeleye harcamıştır. (1) Bu parayla Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) rahatlıkla tamamlanabilirdi. Zaten PKK terörünün GAP ile yakından ilgili olduğunu unutmayalım. GAP tarımsal üretim yönüyle Türkiye’yi uçuracak, bölgedeki feodal düzeni sona erdirecekti. 37 yılda GAP’ın ancak enerji yatırımlarının %74’ü, sulama yatırımlarının % 40’ı tamamlanabilmiştir. (2) ABD’nin hatalı Irak politikası IŞİD’i doğurmuştur. ABD’nin IŞİD’le mücadele stratejisi bölgedeki Kürtleri vazgeçilmez hale getirince, ortaya çıkan durum Türkiye’nin beka sorunu haline gelmiştir. Bu stratejiye ABD ile aynı koalisyonda yer alan NATO üyeleri de katılmaktadır. Böylece NATO, Türkiye’nin güvenliğine katkı sağlamak bir yana zarar verici ve hatta potansiyel bir tehdit haline gelmiştir.

1- http://www.21yyte.org/tr/arastirma/terorizm-ve-terorizmle-mucadele/2010/04/21/4144/terorle-mucadelenin-ekonomik-maliyeti-veya-300-milyar-dolar-safsatasi
2-GAP’ta Son Durum, http://www.gap.gov.tr/gap-ta-son-durum-sayfa-32.html

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.