2 farklı Meclis

"Bildiğiniz gibi 7 Haziran 2015 genel seçimlerinin üzerinden neredeyse iki aydan fazla süre geçti. Yanılmıyorsam bu süre içerisinde meclis 2 kez toplandı."

2 farklı Meclis
15 Ağustos 2015 Cumartesi 19:26

Atanur Güneysu

Bildiğiniz gibi 7 Haziran 2015 genel seçimlerinin üzerinden neredeyse iki aydan fazla süre geçti. Yanılmıyorsam bu süre içerisinde meclis 2 kez toplandı. Bunun biri yemin için, diğeri de HDP’nin sayısal çoğunluğu yetmediğinden CHP’nin yardıma yetişip, “terörün nedenlerini araştırma” önergesi vermesiyle yapılan kısa süreli ve sonuçsuz toplantıydı.
15 Temmuz’da yeni milletvekillerinin banka hesaplarına 3 aylık maaşları karşılığı altmış beş biner lira yatırıldı. Yani bu ülkede asgari ücretli bir emekçi ayda bin lira civarında ücret alırken, yeni seçilen milletvekilleri kırk beş gün içersinde iki kez toplanıp dağılıp 65’er bin lira tutarındaki üç aylık maaşlarını alarak ülkenin dört bir yanına tatil yapmak için dağıldılar. Milletvekilleri sadece iki kez toplanıp altmış beşer bin liraları ceplerine indirerek adeta ortadan kayboldukları sırada, Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüyle Türkiye’de “manzara-i umumiye” ne idi veya nasıldı? Gelin hep beraber bakalım.
Hemen her gün ülkenin neredeyse her yanından ölümlü terör haberleri gelmekte, mayınlar patlamakta, kamu görevlileri ve sade vatandaşlar kaçırılmakta, okullar, hastaneler, kamu binaları, toplu taşıma araçları ile cankurtaranlar saldırıya uğrayıp ateşe verilmektedir. Türk ve Kürt halkının emekçi ve yoksul gençleri emperyalist-siyonist bir proje uğruna adeta birbirlerine kırdırtılmaktadırlar. Özetle, günlük hayat felç edilmek istenmektedir. İşbirlikçi PKK terör örgütü ve sempatizanları “açılım” denilen projenin tekrar başlatılması için ülkemizi kan gölüne çevirmektedirler. “Açılım” denilen proje, ne Türk, ne Kürt ve ne de Arap emekçi ve yoksul halklarının çıkarlarına değil, aksine başta ülkemiz olmak üzere bölgemizin antiemperyalist ve laik devletlerinin toprak bütünlüğü ile rejimlerine yönelik saldırı ve tehdittir.
Ülkemiz Türkiye bu cehennem ateşinin ortasında kavrulurken, 7 Haziran meclisi ve onun milletvekilleri ceplerine doldurdukları maaşlarıyla ya deniz kenarlarında tatil ya da belli çevreler adına iş takibi yapmaktadırlar.
İnsanın içini karartan ama asla ümitsizliğe düşüremeyen bu manzara karşısında yakın tarihimizde iç açıcı ve gurur verici meclis görüntüleri de vardır. 1920’li yılların Ankara ve Sovyet mec-lisleri buna örnektir. O yıllarda Türkiye ve Sovyet halklarının Mustafa Kemal ve Lenin liderliğindeki meclisleri yine bu günkü gibi emperyalist ülkelerin körüklediği cehennem ateşinin tehdidiyle karşı karşıyaydılar. Türkiye ve Sovyetler Birliği, o yıllarda bugün olduğu gibi iç savaş yoluyla bölünüp parçalanmak tehdidine, aralarında oluşturdukları “kara gün dostluğu” ile karşılık verdiler. Fakat, her iki meclis ve her iki meclisin milletvekilleri 7 Haziran meclisinin milletvekilleri gibi ülkeyi cehennem ateşinin ortasında kaderi ile baş başa bırakıp, maaşları alarak tatile ve iş takibine gitmediler. Ankara Meclisi ve milletvekilleri, düşmanın top sesleri Polatlı’dan duyulduğu günlerde bile emperyalizme karşı ulusal mücadeleyi ve ülke sorunlarını tartışırken, Sovyet Meclisi de hem emperyalistlerin kışkırttığı iç savaşı hem de ülkede sosyalizmi kurmanın yol ve yöntemlerini tartışıyorlardı. O günler, Türkiye ve Sovyetler Birliği açısından şimdikinden çok daha zor ve karmaşık koşullar taşımasına rağmen, her iki ülkenin meclisi ve milletvekilleri maaşlarını alıp tatile çıkmayı düşünmediler. Çünkü hayata bakışları “ya istiklal, ya ölüm” parolasında ifadesini buluyordu. Her iki meclisi ve her iki meclisin milletvekillerini selamlarken, “7 Haziran Meclisi” milletvekillerini protesto ediyorum.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.