Erdoğan konuştu kürtaj ‘yasaklandı’ -(TAMAMI)

Devlet hastanelerinde kürtaja yasak

Erdoğan konuştu kürtaj ‘yasaklandı’ -(TAMAMI)
19 Haziran 2013 Çarşamba 18:53

Tayyip Erdoğan, bir yıl aradan sonra kürtaj tartışmasını yeniden açtı ve Salı günü Grup toplantısında doğum kontrol yöntemlerinin ve kürtajın insanları kısırlaştırdığını iddia etti.

Geçen yıl gelen tepkiler üzerine kürtajı yasaklayan ya da zorlaştıran yasal düzenlemeler yapılamamış olsa da, tartışmanın açılması bile uygulamayı değiştirmeye yetti. Aydınlık’a ulaşan bir kadın, kürtaj talebiyle Büyükçekmece Devlet Hastanesi’ne başvurduğunu, muayene bile edilmeden “kürtaj yasaklandı” denilerek geri çevrildiğini anlattı. Aydınlık, İstanbul’da 10 devlet hastanesinden 7’sinde kürtaj yapılmadığını tespit etti.

Kürtaj kararı alan kadınlar, özel hastaneleri ya da klinikleri tercih etmek zorunda kalıyor. İlkönce devlet hastanesine başvuran pek çok kadınsa, kürtajın hâlâ yasal hakkı olduğundan habersiz.

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Faruk Buyru ile, Erdoğan’ın ‘kürtaj yasağı’nı gündeme getirmesinin üzerinden geçen bir yılda nelerin, nasıl değiştiğini ve kadınların kürtajla ilgili bilmesi gerekenleri konuştuk.

8 haftadan sonra almıyorlar

-Kürtajı yasaklayan yasa çıktı mı, çıkmadı mı? Uygulama nasıl?

Yeni yasa çıkmadı. Ama o tartışmalardan sonra bazı insanlar kürtajın yasaklandığını zannediyor. Gebelik haftasıyla ilgili de yasal olarak değişen bir şey olmadı. Fakat uygulamayla ilgili birtakım sıkıntılar olabiliyor. Yasa değişmemesine rağmen bazı hastaneler, 10 haftalık gebelik sınırını 8 haftaya, hatta daha aşağısına indirebiliyor. Özelde bir sıkıntı yok. 10 haftaya kadar gebelik sonlandırması yapılabiliyor.

-Geçen yıla göre kürtaj oranı nasıl?

Oran değişmedi. Zaten kürtaj zorunlu durumlarda başvurulan bir yöntemdir, keyfi değildir. Bu nedenle değişiklik olması beklenemez. Siz yasak koysanız da kadın bir yolunu bulacak, kürtaj olacaktır. Kürtaj hiçbir zaman aile planlaması yöntemi değil. Ancak ailenin, kadının durumu gebeliği sürdürmeye uygun değilse, kadın gebeliği sonlandırmak isteyebiliyor. Doktor için de aynı şey geçerli. Hiçbir doktor gebeliği seve seve sonlandırmaz; ancak bu bir zorunluluktur.

Bebeğin kalp atışlarını dinletmek işkencedir

-İkna odalarında psikolojik baskı yapıldığı söyleniyor. Doğru mu?

İkna odası, kürtajdan önce zararlarının anlatıldığı bir yöntem. Zaten her tıbbi müdahale öncesinde olabilecek riskleri anlatıyoruz. Ama abartmadan, gerçek rakamlarla ifade etmek gerekir. Yani ‘kürtaj olursanız bir daha gebe kalamazsınız’ demek gerçekçi değil. Eğer kurallara uygun yapılırsa, tabii ki birtakım riskleri var, ama bu riskler son derece az. Bindelik rakamlarla ifade edilecek riskler. ‘Gebe kalamazsın’ demek farklı, ‘Binde bir oranında gebe kalamazsın’ demek farklı. Kadının kararını etkileyecek şeyler bunlar. Baskı olmaması gerekir. Bebeğin kalp atışlarını dinletmek gibi uygulamalar işkencedir. Annenin, bebeğin kalp atışlarını duyduktan sonra kürtaj olması, kulağından uzun süre silinmeyecek bir sesi duyması demektir. Siz bunu anneye duyurduğunuz takdirde, kadın gebeliği her koşulda sonlandırmak istiyorsa psikolojik baskı yapmış olursunuz.

Narkozsuz kürtajı kabul etmeyin!

-Hürriyet’ten Ayşe Arman’ın haberine göre, azımsanmayacak sayıda kadına narkoz verilmeden kürtaj yapıldı. Narkozsuz kürtaj yapılabilir mi?

Erken gebeliklerde anestezi verilmeden gebeliğin sonlandırılması, kürtaj değil ama vakum yöntemiyle yapılabilir. Genel anestezi zorunluluğu yok, ama orada da lokal anestezi uygulanır. Lokal anestezi yapılmadan vakum yönteminin uygulanması doğru değildir, kadının canı yanar. O tür bir işlemi kadının kabul etmemesi gerekir.

10 devlet hastanesinden 7’si kürtaj yapmıyor

İstanbul’da 10 devlet hastanesini arayarak, kürtaj yapıp yapmadıklarını sorduk. 7 hastane isteğe bağlı kürtaj yapmadıkları yanıtını verdi. 2 hastane  yasal sınır 10 hafta olmasına rağmen, hamileliğin 8’inci haftasından sonra kürtaj yapılmadığını söyledi. 1 hastane de kürtaj yaptıklarını, ancak ayrıntıları konusunda telefonda bilgi veremeyeceklerini söyledi.
Yaşayan bebeği mi aldıracaksın!
İstinye Devlet Hastanesi’nden bir yetkilinin, kürtaj yapıp yapmadıklarını soran Aydınlık muhabirine tepkisi dikkat çekti: “Yaşayan bebeği mi aldırmak istiyorsun!”

Muhabir ile yetkili arasında şu diyalog yaşandı:

-Kürtaj yaptırmak istiyorum.
-Yaşayan bebeği mi aldırmak istiyorsun! Olmaz. Devlet hastanelerinde yapılmıyor. Özel hastanelerde yaptırabilirsiniz.
-Yasal olarak mı böyle?
-Orasını bilmiyorum. Yapılmıyor. B... Bey’in muayenehanesinde yapılıyor.
-B... Bey kim, nasıl ulaşabilirim? Orada mı çalışıyor?
-Emekli oldu. Adresini, numarasını internetten bulabilirsin.

‘Ertesi gün hapına erişim kolay olmalı’

İçerdiği alkol yasağıyla gündeme gelen ve Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen torba yasa ile, ‘ertesi gün hapı’ olarak bilinen ve cinsel ilişkiden sonra 72 saat içinde kullanıldığı takdirde gebeliği önleyen hap da reçeteye bağlandı.
Gerekçe olarak bazı ilaçların ağır hepatik yetmezliği ya da Crohn hastalığı olanlarda damar tıkanıklığına yol açabileceği belirtildi.
Prof. Dr. Faruk Buyru ise söz konusu hapın güçlü bir ilaç olmadığı, olası yan etkilerinin doğum kontrol haplarınınkiyle aynı olduğu bilgisini verdi.
“İstenmeyen bir gebeliğin sonuçlarıyla kıyaslandığında, bu yan etkiler gözardı edilebilir” diyen Prof. Dr. Buyru, “Kolaylıkla erişilebilmesi, aile planlaması açısından önemli. Kadın bu hapa hafta sonu ihtiyacı olduğunda ne yapacak? Bu yöntem, mutlaka el altında bulundurulması gereken bir yöntemdir” diye konuştu.

Medikal kürtaj ölümcül olabilir

İstemeden hamile kalan kadınların başvurduğu bir diğer yöntem, medikal kürtaj. Devlet hastanelerindeki uygulamalardan çekinen ve ekonomik nedenlerle özel hastanelerde kürtaj yaptıramayan kadınlar çareyi internette buluyor. “Online Medikal Kürtaj” hizmeti veren siteler, kürtaja kıyasla cüzzi sayılan bir ücret karşılığı, düşüğe neden olan bir ilacı, kadına ulaştırıyor.

Ankara Eczacı Odası Genel Koordinatörü Çağatay Tümer’in verdiği bilgiye göre, bu ilaçların internet üzerinden satılması yasadışı. Hatta bir dönem, ithali de ezcanelerde satılması da suiistimal edildiği gerekçesiyle yasaklandı. Ancak, Sağlık Bakanlığı’nın 4 Mayıs 2013 tarihli Sağlık Uygulama Tebliği ile eczanelerde mide ilacı olarak reçeteli satışı tekrar serbest bırakıldı.

Aydınlık’ın sorularını yanıtlayan Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Faruk Buyru, sözkonusu ilacı bir seçenek olarak gören kadınları uyardı: “Medikal kürtaj ölümcül olabilir.”

Ecza depolarından temin ediyorlar

-Medikal kürtaj nedir?

Gebeliğin düşükle sonlanmasını sağlayacak birtakım ilaçlar var. Bunlar erken dönemde kullanıldıkları takdirde, gebeliğin sonlanmasını sağlayabiliyor. Bununla ilgili 2 ilaç var. Ülkemizde biri var, diğeri yok.

Ülkemizde olan, doğumdan sonraki kanamaları durdurmak için kullandığımız bir ilaç. Aslında bu bir mide ilacı ama rahim kasılmasına neden olduğu için gebelik sonlandırılmasında veya doğum sonrası kanamaların kontrol edilmesinde kullanılıyor. Aynı ilaç kürtaj için kullanılabilir ama onu temin etmek son derece zor şu anda. Ecza depoları aracılığıyla bunu temin eden birtakım kişiler, nasıl kullanılacağını tarif edip hastalarda uygulayabiliyor.

İç kanamaya neden olabiliyor

-Sakıncaları var mı? İnternet aracılığıyla satılması doğru mu?

İnternet aracılığıyla yapılması çok yanlış. Bu ilaçların doktor kontrolü altında kullanılması gerekir. Küçük gebeliklerde sakınca yaratmasa da büyük gebeliklerde rahim yırtılmasıyla iç kanamaya neden olabilecek ilaçlardır. Bunun sonucu da ölümdür. Eczanelerde bulunmazsa, insanlar bunu uygun olmayan, yasal olmayan şekilde internet aracılığıyla ya da karaborsadan bir şekilde temin etmeye çalışacak ve doktor kontrolü dışında kullanacaktır. Bir şeyi yasaklarsanız o çözüm olmaz. İnsanlar, başka bir şekilde tezgah altından, yasal olmayan şekilde çözmeye çalışırlar. Yasaklar ölümcül yollara başvurmaya neden olur.

‘Hastaneye yakınsanız kullanın’

Medikal kürtaj hapı temin eden internet siteleri, başvuruda bulunan kadınlara 25 soru yöneltiyor. Bu sorularda, kadının kararından emin olup olmadığı, kararı baskı altında alıp almadığı, bir cinsel hastalığı ya da kalp-epilepsi gibi ciddi hastalıkları olup olmadığı irdeleniyor.

Eğer hamilelik 9 haftayı geçmişse, talep kabul edilmiyor. 7 haftadan az ya da 7-9 haftalık hamileliklerde ise nadir de olsa bir komplikasyon oluşması durumunda acil müdahaleye ihtiyaç olabileceği belirtilerek, “60 dakika içinde ya da daha kısa sürede hastaneye ya da acil merkezine ulaşabilecek misiniz?” diye soruluyor. Soruya olumsuz yanıt verseniz bile, hapları yalnızca hastane yakınında alacağınızı ve kürtaj boyunca orada kalacağınızı taahhüt ederek başvuruya devam edebiliyorsunuz. Fakat bu taahhütün yerine getirilip getirilmediğini takip etmek mümkün değil. İlacı sağlayan internet sitesi, yalnızca sorumluluğu üzerinden atmış oluyor.

Başvurunun sonunda ilaçları nasıl kullanmanız gerektiği tarif ediliyor. İlaçların kullanılması durumunda, düşük ihtimallerle yaşanabilecek sorunlar şöyle sıralanıyor: Şiddetli kanama, tanımlanmamış kürtaj, enfeksiyon, devam eden hamilelik.

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.