Danıştay mütalaaya katılmadı -(TAMAMI)

Danıştay’ın avukatı 4 kez müebbet istedi

Danıştay mütalaaya katılmadı -(TAMAMI)
11 Nisan 2013 Perşembe 17:45

Ergenekon duruşmasına katılan Danıştay Davası müdahil avukatı Perihan Özcan, Ergenekon savcısının hazırladığı mütalaaya katılmadığını belirterek Danıştay saldırısı azmettiricisi Osman Yıldırım için 4 kez müebbet hapis cezası istedi

Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen Ergenekon davasının dünkü duruşmasında Danıştay davasının müdahil avukatı Perihan Özcan, mütalaaya katılmadığını belirterek Osman Yıldırım’a 4 kez müebbet hapis cezası verilmesini talep etti.

Danıştay adına müdahil olarak duruşmaya katılan Avukat Perihan Özcan da usule ilişkin söz aldı. Özcan, savcıların beraatlarını istediği Süleyman Esen ve Salih Kurter’in Danıştay davasının görüldüğü Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaları sırasında “azmettirici” olduklarının tespit edildiğini ifade etti. Özcan, Kunter ve Esen’in beraatının istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Danıştay davasının diğer sanıklarıyla aynı şekilde cezalandırılmalarını talep etti. Özcan, “Süleyman Esen yönünden verilen cezalandırma kararı kesinleşmiş olup bu aşamadan sonra iddia makamı tarafından sanıkların beraatinin talep edilmesi usül ve yasaya aykırıdır” dedi.

‘Suçu işlediği sabittir’

Özcan ayrıca mütalaada gönüllü olarak Danıştay saldırısı eyleminden vazgeçtiği öne sürülerek ceza verilmemesi istenen Osman Yıldırım’a da diğer sanıklar gibi 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi gerektiğini belirterek, “Yargıtay Ceza Dairesi’nce yapılan inceleme sonucunda Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen karar sanık Osman Yıldırım yönünden bozulmamış ve suçu işlediği sabit olmuştur. Ayrıca Ergenekon davası sırasında birçok tanık da Danıştay saldırısı sırasında Osman Yıldırım’ın suçun işlendiği sırada suçu işleyen Alparslan Arslan’ın yanında olduğu ve suçun işlenmesini azmettirdiği sabit olmuştur. Mütalaa gerçeklere aykırı olup verilen bu mütalaaya katılmıyoruz” dedi.

‘Katillere beraat aydınlara hüküm’

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, salona girdiğinde izleyicileri sessiz olmaları konusunda uyararak, “Aksi takdirde istemediğimiz tedbirleri almak zorunda kalacağız” diye konuştu. Avukatlar Zeynep Küçük ve İrem Çiçek ise izleyici bölümünde boş yer olduğu halde dışarıdaki izleyicilerin içeri alınmamasına tepki gösterdi.

Davada tutuklu yargılanan CHP Milletvekili Mustafa Balbay ise gazeteci ve milletvekillerinin masaları olan bölüme alınmaması üzerine, “Adalet Bakanı ‘Dünyanın hiçbir yerinde mahkeme önünde bariyer olmaz’ dedi. Basının ve milletvekillerinin bulunduğu alan ile göz teması kuramıyoruz. Bu durumda bize dürbün verilmesine izin verin” dedi.

Savcıların sunduğu esas hakkındaki mütalaanın da iade edilmesini talep eden Balbay sözlerini şöyle tamamladı: “Bu, Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıp hüküm giyen Danıştay katillerine beraat, gazeteciler milletvekilleri, askerlere, tacirler ve aydınlara hüküm isteyen bir mütalaadır.”

‘Sabri Uzun dinlensin’

İşçi Partisi Merkez Karar Kurulu Üyesi (MKK) Mehmet Bedri Gültekin, savcıların esas hakkındaki mütaalayı 13 Aralık’ta hazır olarak duruşmaya çıktıklarını, ancak bazı sebepler nedeniyle açıklayamadıklarını belirterek şöyle devam etti. “Mütalaa 18 Mart’ta açıklandı. Savcılar mütaalayı hazırladıktan sonra dosya 90 bin sayfalık belge geldi. Bugün de yeni belgeler okudunuz. Bu deliller değerlendirilmeden hazırlanan mütalaaya karşı nasıl savunma yapılabilir?” diye sordu.

Turhan Özlü alkışlandı

İşçi Partisi MKK Üyesi Erkan Önsel de davada usul ihlalleri yapıldığının altını çizdi ve “Hazır edilen tanıkların dinlenilmesi gerekirken buraya gelen eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve emekli kuvvet komutanları dinlenilmedi. Eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’un tanık olarak dinlenilmesine karar verildiği halde dinlenilmedi” dedi. Özese ise “Atasagun mahkememize MİT’ten izin almamız için dilekçe yazdı. MİT izin vermedi” diye konuştu. Önsel, tanık olarak dinlenilmesini istedikleri eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun’un TBMM Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu’nda ifade verdiğini ancak Ergenekon mahkemesinde dinlenmemesini de eleştirdi. İşçi Partisi MKK Üyesi Turhan Özlü de Sabri Uzun’un tanık olarak dinlenilmesini talep etti. Özlü, konuşması sırasında Erdoğan’ın davayla ilgili konuşmalarını hatırlatınca Özese, “Dava dışında konuşmayın” dedi ve mikrofonu kapattırdı. Mikrofonsuz konuşmasına devam eden Özlü, izleyiciler tarafından alkışlandı.

‘Alçakça iftiralar’

Gazeteci Tuncay Özkan da mütalaanın baştan sona gerçek dışı ve asla delillendirilmemiş bir belge haline dönüştüğünü belirterek, “Cebir ve şiddet ile hükümeti yıkmaya teşebbüs ettiğimiz iddia edildi. Nerede, hangi gün ve hangi araçlarla kalkıştığımın bildirilmesini istiyorum. Kanaatler delillerin yerine geçmiş durumdadır. Bu alçakça iftiraları atan insanların iddialarını da aynı şerefle kanıtlamalarını istiyorum. Mütalaa içerik olarak yozdur, çürüktür” dedi.

Mahkeme heyeti duruşmayı bugün saat 09.30’a erteledi.

‘Silivri’de ferman önceden kesilmiş’

Dün sabahın erken saatlerinden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi, İşçi Partisi, Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) ve Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri Silivri’deki yerleşkeye geldi.

Ergenekon Davası’nda pazartesi günü yaşanan olaylı duruşmanın ardından dün görülen duruşmayı CHP Genel Başkan Yardımcıları Bülent Tezcan, Umut Oran ve milletvekilleri Ali Özgündüz, Mahmut Tanal, Nur Serter ve Birgül Ayman Güler’in de bulunduğu 18 milletvekili izledi.

‘Buradan adalet çıkmaz’

Duruşmada taleplerin alınmasının ardından dışarıda açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, mahkemenin sanıklar hakkındaki tutumunun değişmediğini ve söz hakkını ısrarla kestiğini söyledi. Tezcan, “Burasının delili sahte, şahidi gizli, mahkemesi özel, kararları önceden belli bir mahkeme olduğu ortaya çıktı. Silivri’de fermanı önceden kesmişler sadece usulü yerine getirmeye çalışıyorlar. Ancak ona bile tahammül edemeyen bir yargılama sistemi var. Buradan adalet çıkmayacağını bir kere daha gördük” dedi. Mahkeme heyetinin avukatlarla ağız münakaşasına girdiğini ve adeta çatışma ortamı yarattığını belirten Tezcan, “Buradaki çatışma ortamında savunma hakkının kullanılabilmesi mümkün gözükmüyor. Sanıklar mütalaanın iade edilmesini istiyorlar. Sanıklar mütalaanın neden iade edilmesi konusunda gerekçelerini açıklayacaklar ama mahkeme bu gerekçeleri dahi dinleme konusunda tahammülsüz” dedi.

Bugüne kadarki 5 yıllık yargılama sürecinde sanıkların delillerin değerlendirilmesi konusunda oyalandığını anlatan Tezcan şöyle devam etti: “Bugüne kadar yargılama devam ederken delil toplama aşamasında çeşitli dosyalar, belge istendi, gizli tanıklar dinlendi ama sanıkların delil değerlendirmesi mahkeme tarafından hep ertelendi. Mahkeme sanıkları kandırdı, aldattı ve 4-5 yıl boyunca daha sonra diyerek bu noktaya getirdi. Ayrıca mahkeme avukatlar ve sanıklar arasında bilgi alışverişini yasaklamış durumda. Böyle bir savunma olmaz.”

‘Gizli tanık olmayınca şüpheli oldum’

“Cumhuriyet Gazetesi’ne molotofkokteyli atılması” dosyası sanığı Bedirhan Şinal ise Afyonkarahisar’da askeri bölgedeki patlamayla ilgili bir savcının kendisine “Hükümeti zor durumda bırakmak için Afyon’daki patlamayı davanın sanıklarından İlker Başbuğ ve Hurşit Tolon’un talimatıyla Sedat Peker’in yaptırdığını söyleceksin” diyerek gizli tanıklık teklif edildiğini belirtti. Şinal, gizli tanık olmayı kabul etmediğim için Afyon soruşturmasında şüpheli olmuşum” dedi.

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.